Sahibi tarafından kötü muameleye maruz kalan köpeği insan görünce yüreği burkuluyor.Maltraité par son maître, ce chien fait pitié à voir.
Geleceğini düzenleyin çünkü geriye kalan yaşamınızı geçireceğiniz yer orası.Aménagez votre avenir, car c'est là que vous allez passer le reste de votre vie.
1909'da felç olmuş, hayatının geri kalanını bir koltukta yaşamak zorunda kalmıştı.Paralysé à partir de 1909, il a eu à vivre le reste de sa vie dans un fauteuil.
Kalan 500.000 gümüş mark birçok Haçlı şövalyesi tarafından gizlice geride tutuldu.Le reste des 500 000 marcs d'argent a été secrètement gardé par de nombreux chevaliers.
Danimarka'da son mermi kalana kadar savunulması gerektiğini emretti.Il a en outre ordonné que le Danemark doit être défendu jusqu'à la dernière balle.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Clairement, vous êtes un bon exemple pour le reste du pays.
Bu yüzden, bu tür ISP’ler internetin geri kalanına tipik olarak daha yavaş, daha limitli erişimlere sahiptir.De ce fait, ces FAI ont généralement des connexions plus lentes et plus limitées au reste de l’Internet.
8 Nisan'da Knicks ile sezonun kalanı için sözleşme imzaladı.Le 8 avril, il signe avec les Knicks pour le reste de la saison.
Mayıs ayında, McMahon, Spirit Squad'ı Michaels'la karşı karşıya kalan bir başka Handikap maçı imzaladı.En mai, McMahon signe un autre match de Handicap, avec les Spirit Squad contre Michaels.
Minenin %96'sı mineralden ve geri kalanı su ve organik maddelerden meydana gelir.Il est composé à 96 % de matière minérale, le reste étant composé d'eau et de matière organique.
Yirmili yaşlarının sonunda Johnson yaşamının geri kalanına şekil vermek için olan iki arkadaşlık kurdu.À la fin de la vingtaine, Johnson a développé deux amitiés qui allaient déterminer le reste de sa vie.
Geri kalan 100.000 mark eşit olarak Haçlılar ve Venedikliler arasında bölüştürüldü.100 000 autres marcs d'argent ont été répartis entre les Croisés et les Vénitiens.
Düsseldorf'ta hayatının geri kalanını yaşamış ve 1972 yılında ölmüştür.Il passa alors le reste de sa vie à Düsseldorf, où il meurt en 1972.
Brno'da hayatının geri kalanını geçirdi.Elle finit sa vie à Brno.
Kalan yaşamını bir çiftlikte geçirdi.Elle passe sa vie dans une ferme.
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.Les juifs germanisés restaient une population vulnérable au sein du nouvel État allemand.
Ölüm Defteri'nin insan sahibi kendi kalan hayat süresinin yarısını Ölüm tanrısı gözüyle takas edebilir.Un humain possesseur de Death Note peut échanger la moitié du restant de sa vie contre ces yeux.
Sonuç olarak, NCAA Memphis'in 2008 sezonunun kalanını fesh etti.Pour cette raison, la NCAA finit par effacer la saison 2007-2008 complète de Memphis,.
Hayatta kalan en büyük ağabeyi olan Robert Curthose ile arasında 15-20 yaş fark bulunmaktaydı.Il avait d'ailleurs entre quinze et vingt ans de différence avec son frère aîné Robert Courteheuse.
Grubun 1969'da kurulmasından bu yana grupta kalan tek elemandır.Il est le seul membre régulier du groupe depuis sa création en 1969.
Hayatta kalan Kızıl Ordu askerleri 26 Mayıs'ta kabaca 15 kilometrekarelik bir alana sıkışmak zorunda kaldılar.Le 26 mai, les soldats de l'Armée rouge survivants furent refoulés dans une zone surpeuplée d'environ 15 km2.
Bu durumlar hayatta kalanlar arasında %15 oranında görülebilir.Elles sont relevées chez 15 % des survivants.
Yıl sonuna kadar kalan 308 gün vardır (artık yıllarda 309).Il reste 308 jours avant la fin de l'année, 309 jours si l'année est bissextile.
Kalan destekleyici soruların çoğu kaldırıldı.La plupart des projets de loi déposés restent en suspens.
Tek soru: Geri kalan 11 kişiyi nasıl silahlandırabiliriz?Le problème… c’est d’armer les onze autres ».
Daha sonra Almanlar tarafından tutuklandı ve savaşın geri kalanında Almanya'da tutuklu kaldı.Il fut arrêté par les Allemands et envoyé en Allemagne pendant le restant de la guerre.
Örneğin 1987A süpernovasından kalan artıkların bir kara deliğe dönüştüğü düşünülmektedir.Le rémanent de la supernova 1987A est soupçonné d’être un trou noir, par exemple.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Pedro décide de passer le reste de sa vie dans la solitude.
Yaşlı Herakleios kalan birliklerin sorumluluğunu üstlendi ve onları zafere götürdü.Héraclius l'Ancien prend de fait le commandement des troupes restantes et les conduit à la victoire.
Bütün sıfır-olmayan nilpotent ögeler sıfır kalandir.Tous les éléments nilpotents non nuls sont des diviseurs de zéro.
Inuyama Kalesi, Edo döneminden önce inşa edilmiş 12 ayakta kalan Japon kalelerinden biridir.Le château d'Inuyama est l'un des 12 châteaux japonais datant de l'époque d'Edo encore debout.
Yolun geri kalanı 'dir.La strada nuova.
Bizans ordusunun kalanları, Bulgarların takibinde Konstantinopolis'e doğru geri çekildiler.Le reste de l'armée byzantine s'est sauvé à Constantinople, poursuivi par les Bulgares.
Mallon karantinada hayatının geri kalanını geçirdi.Mary Mallon passe le reste de sa vie en quarantaine.
Geri kalan yarışmacılar elenirler.Les autres concurrents s'élanceront ensuite.
"Tanrı'nın günü", geniş çapta kutlandı ve Tanrı'ya bağlı kalanlar tarafından dört gözle beklendi.Oh Dieu, quel grand trésor tu accordes à ceux qui espèrent en toi ».
Geri kalanlar arasında da kayısı çoğunluktadır.Et bien d'autres encore (à compléter)
Burada yakın şehirlerden ve dünyanın geri kalanından uzakta yaşamaktan hoşnuttu.Il aime se sentir séparé des villes voisines et du reste du monde.
GMDC tutukevi kalanından sorunlu mahkûmları ayırmak için kullanılmıştır.Le CDGM était utilisé afin d’isoler les détenus à problème du reste du centre de détention.
Öldüğünde son kalan SS-Brigadeführer ve Waffen-SS Tümgeneraliydi.Au moment de sa mort, il était le dernier survivant des SS-Brigadeführer et Generalmajor de la Waffen-SS.
Bu, orucu "bozmak" için uygun sayıldığından ilkdoğanlar günün geri kalanında da yiyebilirler.Si ceux-ci furent repêchés avant le matin, pour d'autres il fallut attendre onze jours de plus.
Geri kalanları 1880 yılında yayınlanmıştır.Les dernières ont été éditées en 1880.
Herakleios geri kalan kışını Van Gölü'nün kuzeyinde geçirdi.Héraclius passa le reste de l’hiver sur la rive nord du lac Van.
Geri kalan ömrünü dostu ve aynı zamanda kuzeni olan XIV. Louis'nin koruması altında sürdürdü.Il vécut le reste de sa vie en France soutenu par son cousin le roi Louis XIV.
Geriye kalanlar teslim olur.Ces derniers le somment de se rendre.
Kalan iki cisim ise, sadece uzak mesafelerden birbirleriyle etkileşim halindedir.Entre leurs deux équations, il y a donc seulement le déphasage (ou phase à l'origine) qui diffère.
Aldırma Gönül, Elveda Meyhaneci, Yarım Kalan Aşk gibi şarkıları bestelemişir.1000 Times Goodbye parle, comme le titre Promises, des amours déçues.
Dahmer hayatının geri kalan kısmını Portage, Wisconsin'deki Columbia Correctional Institution'da geçirdi.Dahmer a passé la plupart de son temps à la Columbia Correctional Institution à Portage.
Yılın geri kalanını da turnelerle geçirdi.Il passe le reste du temps en tournée.
Triple H, ringlerden uzak kalırken Rated-RKO, DX'in kalan üyesi Shawn Michaels ile düşmanlığına devam etti.Avec HHH hors de combat, Rated-RKO a continué leur rivalité avec le seul membre restant, Shawn Michaels.
Kurosava ise geriye kalan 3 kız ve 1 erkek kardeşi ile büyüdü.Kurosawa ne grandit alors qu'avec trois de ses frères et sœurs,.
Örneğin Lizbon’un ayakta kalan en eski mahallesi olan Alfama’nın adı Arapça "el-hamma" ‘dan gelmektedir.Le nom de l'Alfama, le quartier le plus ancien de Lisbonne, dérive de l'arabe al-hamma.
Tüylerin geri kalanı gridir.Le reste du plumage est gris.
Kalan 2700 kişi serbest bırakıldı.7 200 personnes ont été arrêtés.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Il était le quatrième de huit enfants et le deuxième de six qui a survécu à l'enfance.
Aç kalan başıboş köpeklerin cesetleri yediği bildirilmiştir.On disait que les chiens mangeaient les corps.
Evlenen eşcinsel çiftlerin üçte ikisi gey erkek çiftler idi, geri kalanı ise lezbiyen çiftlerdi.Les deux tiers des jeunes aidés sont des collégiens et le reste sont des primaires.
Kalan 4 üye senatördür.Les 4 premiers habitent Agen.
Biletler genel satışa sunulduğunda ise kalan 2,000 bilet üç saat içerisinde bitti.Lors de la sortie finale des billets, tous les billets ont été vendus dans les 3 heures.
Sonrasında ise, hayatının kalanını geçireceği New York'a yerleşti.Elle s'installe à New York où elle vit le reste de sa vie.