Ana içeriğe geç
Sözlük

kalan ile cümle

kalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sona kalan (doktorun yardımcısı olamayan) çocuk ebe olur.Die Errettung des Kindes führt dann zur Bekehrung.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.Die Familie lebt in Salt Lake City.
Mevsim sonunda son 4 sırada kalan takımlar, Série B'ye düşer.Die letzten vier Mannschaften steigen nach der Saison in die Série B ab.
Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.So sollen sie, dem Grab beigelegt, über die Seelen der Toten wachen.
Ortada bulunan büyük kurna, hanın bu acı yüzünden aklında kalanlardır.Entsetzliche Qualen erwarten den, der sich in diesen Höllen befindet.
Ama geriye kalan ailesi sayesinde toparlanıp uzaylılara karşı saklanmayı başarmıştır.Den anderen alliierten Formationen gelang es hingegen, sich durchzuschlagen und von den Verfolgern abzusetzen.
Hemen ardında hapishanede kalan bir grup mahkûmla karşılaşırlar.Es folgten eine Reihe von Aufenthalten in Gefängnissen.
Geri kalanlar daha sonra yerleşmişlerdir.Alle anderen Bauten sind später angesetzt.
Mal varlığının geri kalanına el konuldu.Er wurde vom übrigen Vermögen getrennt verwaltet.
Son kalan kısmını ise Şair ve Ressama sanat yapmaları için verir.Der Dichter sollte die Verse, der Maler die Stiche beisteuern.
Rus Donanmasından geriye kalan gemiler ise Port Artur Muharebesi'nde batırıldılar.Der Großteil der russischen Schiffe kehrte am nächsten Tag in den Hafen von Port Arthur zurück.
Ancak akıllarda kalan bir soru Microsoft'un tüm bu olup bitenlerle ilgisi olup olmadığı.Aber diese verstand nicht, was Michajlow mit seinen Fragen bezweckte.
Bölgenin geri kalan kısımları alçak tepelerden oluşmaktadır.Der untere Teil des Berges besteht aus Sedimentgestein.
Roma Katolikleri nüfusun % 99'unu oluştururken kalan % 1'lik kısım Protestandır.Der Anteil der Römisch-Katholischen an der Einwohnerschaft beträgt rund 90 Prozent.
UNESCO'ya karşı yükümlülüklerden kalan bakiyenin katkı payına oranı (eksi gösterge).Zahlungen zu der UNESCO in Vollzug (negativer Indikator).
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Diese Marionettenregierung hielt sich bis zum Abzug der deutschen Truppen im Dezember.
Kalan iki gemi değerli baharatlarla dolu olarak batıya, İspanya'ya doğru yola çıkmaya çalıştı.Die beiden Schiffe liefen bei ruhigem Seewetter in Richtung Wisconsin aus.
Mavi Dağlar'da yaşayan cücelerden geriye kalanlar Khazad-dûm'a iltica ettiler.Die Zwerge siedeln sich in neuen Regionen des Blauen Gebirges an, viele gehen auch nach Khazad-dûm.
Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.Von hier aus sind die übrigen Bereiche des Tempels zugänglich.
Kalanlar da toplantı yaptılar.Die übrigen hatten Kombinationen.
Geride kalan hava alevi sürdüremedi.Danach verhinderte das Wetter weitere Flüge.
Filmin kalan kısmını Bogdanovich istediği şekilde çekebilecekti.Einer Fortsetzung von Paper Moon widersetzte sich Peter Bogdanovich.
Bunun dışında kalan bölgelerde ortalama yükseklik 200 m ila 350 m arasında yer almaktadır.Davon abgesehen sind die restlichen Ebenen zwischen 200 und 350 Meter hoch gelegen.
Nüfusun geri kalanı dışarıdan gelen devlet memuru ve askeri nüfustur.Hinter dem Hochadel die Staatsbediensteten und Militärs.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Heute sind nur noch die renovierten westlichen Brücken in Betrieb.
Geriye kalan nüfus 574 köye dağılmıştır.Der Hauptort hat 574 Einwohner.
Geriye tek bir oyuncu kalana kadar dövüşülür.Es wird dann so lange gespielt, bis noch ein Spieler übrigbleibt.
Geriye kalan 28 güreşçi 90 saniyelik zaman aralıklarıyla ringe girerler.Seine stärksten Konkurrenten blieben um etwa eine halbe Sekunde zurück.
Polonya'nın dış satımının %30'u Almanya ile ve %30'u da Avrupa'nın geri kalanıyladır.70 Prozent des Exports gingen nach Deutschland, die übrigen 30 Prozent in andere Länder.
Geri kalanlar ise bir müddet aşağı İdil boyunda yaşamışlardır.Ihre Aufbauten wurden etwas länger, der Radstand blieb jedoch gleich.
Geriye kalan aileler dirler.Vertriebene Familien kehren zurück.
Eleştirilere maruz kalan Chomsky, sözde engellerle kendi dil bilgisi özelliklerini sınırlandırmıştır.Als Reaktion beschränkte Chomsky daraufhin die Eigenschaften seiner Grammatik durch sogenannte Barriers.
Kariyerinin geri kalanında 1883’ten 1902’ye kadar orada görev yaptı.Er blieb bis 1883 im Amt.
Geri kalanlar esir düştü.Für den Rest werden Geiseln gestellt.
Köyde kalan 10 hane köyde yaşamaya devam etmektedir.100 Einwohner wohnen im Dorf.
1990 yılına kadar içme su ihtiyacı geçmiş uygarlıklardan kalan su kuyularından temin edilmekteydi.Die Quelle diente bis in die 1980er Jahre der Trinkwasserversorgung des Ortes Grabsleben.
Projenin iki bölümü tamamlanmış olmakla beraber kalan bir bölümü için onay beklenmektedir.Ihre Breite könnte von den beiden erhaltenen Wandvorlagen bestimmt worden sein.
Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu'nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir.Diese flohen daraufhin unter Zurücklassung allen schweren Gerätes.
Yasal sistem dışında kalan diğer konular oldukça karışıktır.Zudem ist der staatliche Gebrauch außerhalb der Rechtssphäre unpräzise.
Daha sonra oyuncular kalan kahramanlardan seçim yaparlar.Für den Protagonisten zählt nur mehr die Auserwählte.
19. yüzyılın geri kalanında sanayi gelişmeyi sürdürdü.Im Laufe des 19. Jahrhunderts wurde die Industrialisierung weiter fortgeführt.
Geri kalan bölgeler ise üçüncü başkumandanın sorumluluğundadır.Das restliche Drittel hat der Arbeitgeber zu tragen.
Geri kalan kısmı tarım arazisidir.Der Rest ist ländliches Gebiet.
Ömrünün kalan kesimini eğitime ve deneyimlerini paylaşmaya adadı.Kurze Darstellung seines Lebens und seiner Lehre.
Beynin geri kalanı da tedaviden zarar görebilir.Weitere Gehirnareale können befallen sein.
Hayatta kalan Romalı askerler Ambiorix ve adamları tarafından kamplarına kadar kovalandı.Die Römer verließen das bewaffnete Lager, so wie es Ambiorix gewollt hatte.
Hayatının geri kalanını burada geçirdi.Hier verbrachte er den Rest seines Lebens.
Kalan 0 ise veri doğru aksi halde hata oluşmuştur.Ist der Rest ungleich Null, dann trat bei der Übertragung ein Fehler auf.
9 Nisan 2014'te Golden State ile sezonun geri kalan kısmı için sözleşme imzaladı.Im April 2013 unterschrieb er dann einen Vertrag bei den Golden State Warriors bis zum Rest der Saison.
Ceres: Mongol İnsanları'ndan geriye kalan son kişi.Assyrer: Das vergessene Volk.
Tayland'da bulunan ve Eosen devrinden kalan Dermotherium cinsi, günümüzün türlerine benzemekte.Dermotherium aus dem Eozän Thailands ähnelte bereits sehr den heutigen Formen.
Yalnız kalan anne evi terk eder.Nur die Mutter darf bleiben.
Şehrin Orta Çağ'dan kalan bölümü araç trafiğine kapalıdır.Weite Teile der Innenstadt sind für den Kraftverkehr gesperrt.
Matematikte kalan, bir hesaplama sonucunda geriye alan miktardır.Eine Summe ist in der Mathematik das Ergebnis einer Addition.
Kalan altı katılımcıdan ikisi jüri oylaması sonucunda yükselmiştir.Aus den restlichen sechs Beiträgen konnte eine Jury zwei weitere in das Finale befördern.
Evsiz yurtsuz kalan Tolga ile Çiko ilgilenir.Im Fremden ungewollt zuhaus.
Hayatta kalan tek kişi Hitler'dir.Der einzige Überlebende ist der junge Josef.
Henry, genellikle yoksulluk içinde kalan sekiz çocuklu ailenin yedinci çocuğuydu.Thomas Henry war ihr siebtes Kind und gleichzeitig das jüngste überlebende von insgesamt acht.
Bahçemdeki bazı güller beyaz ve geri kalanları kırmızıdır.Une partie des roses de mon jardin sont blanches, et les autres sont rouges.
Birçok çiçek var. Biri kırmızı, bir başkası beyaz ve kalanları sarı.Il y a plusieurs fleurs. L'une est rouge, une autre est blanche et les autres sont jaunes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod