Ana içeriğe geç
Sözlük

kalan ile cümle

kalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kalan Müzik'in kurucusudur.Sie ist die Fee der Musik.
Grubun geri kalanı 1970'te Londra'ya giderek CBS Records ile anlaşma imzaladı.Im Jahr 1977 unterzeichnete Mick Taylor einen Vertrag mit CBS Records in New York.
Frigya uygarlığından kalan kaya mezarları.Die römischen Grabdenkmäler Kölns.
Böylece İşi, hayatta kalan son Yahi oldu.Die Höhlenziege war der letzte Überlebende dieser Gattung.
Kalan nüfusun çoğunluğu 40 yaş ve üzerindedir.Mehr als die Hälfte davon war 40 Jahre und älter.
Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir.Goudstikker, damals frisch verwitwet, trug Dési von Halban-Kurz bald nach dieser Veranstaltung die Ehe an.
Geri kalan bölgelerde bulunur.Es ist in Resten erhalten.
Bunun ardından hayatta kalanlar ronin tarafından öldürülür.Doch ihr Team wird vom Ronin getötet.
Böylece savaşın sona kalan Pasifik Cephesi de kapanmıştır.Der Krieg im Pazifik ist zu Ende.
Yıl sonuna kadar kalan 150 gün vardır.Somit bleiben noch 150 Tage bis Jahresende.
Kalan 4 üye senatördür.Die Provinz wird durch vier Senatoren vertreten.
İtalya ve Almanya, Romanya'nın geri kalanı için bir garanti verdiler.Außerdem garantierten Deutschland und Italien die rumänischen Grenzen.
Zarara maruz kalan ağaçlar kısa zamanda ölürler.Schließlich sterben die geschädigten Bäume ab.
Vücudunun geri kalan kısmı ise beyaz renklidir.Die übrige Körperunterseite ist weiß.
Geri kalan Güney Kafkasyalılar ise Ortodokstur.Auch der restliche Nordosten gilt als homofreundlich.
"Gençler ve her daim genç kalanlar".Große Jungs – Forever Young.
Kalan altı haftalık bölümde ise dört kez 90 dakika sahada kaldı.In dieser Saison spielte er in zwölf Partien, dabei viermal über 90 Minuten.
Av takımının hayatta kalan tek üyesidir.Einzig das Team Erde hat überlebt.
Görme muhtemelen günün geri kalanında bulanık kalacaktır.Die Situation in der Kleinstadt wird am nächsten Tag unüberschaubar.
Nüfusun geri kalanı İngilizce konuşmaktadır.Der Großteil der Bevölkerung spricht zusätzlich auch Englisch.
Şimdi sayımızın her basamağı kullanıldı ama hala kalan var.Alle Namen auf seine Liste sind bereits abgehakt, nur der von Lucy ist noch übrig.
Bugüne kalan üç sütun bu yeniden inşadan kalanlardır.Den Eingang bildeten drei Bögen, die heute wieder aufgerichtet sind.
Kemerle pencere lentosu arasında kalan timpanon (alınlık) bölümünde ayet ve hadisler yazılı bulunmaktadır.In der Fassadenzone zwischen Einfahrt und Mittelfenster ist ein Parapetfeld mit Flachrelief.
Yılın geri kalanını da turnelerle geçirdi.Sogar das letzte Jahr seines Lebens verbrachte er mit Tourneen.
Birinci ya da ikincil frengiye maruz kalan kişilerin %30’u ila %60’ına hastalık geçecektir.Man kann, nimmt man das gesamte Haus, von 70 oder mehr Prozent Originalsubstanz sprechen.
İkinci dünya savaşı hariç hayatının geri kalanını Berlin'de geçirdi.Das Ende des Zweiten Weltkrieges erlebte er in Berlin.
Geriye kalanlar ise satılır.Die restliche Fläche soll nach wie vor verkauft werden.
Çekilişten sonra ise kalan 38 ülkenin ise yarı-finallerde çıkış yapacağı belirlenmitir.Im weiteren Gespräch stellt sich heraus, dass noch achthundert Wünsche bis zu den drei finalen nötig sind.
Geri kalanlardan yedi proje de yetkililerden uygunluk belgesi aldı.Die verbleibenden sieben Plätze wurden über Qualifikationsspiele vergeben.
Geri kalan piramitlerin hangi Firavun için kim tarafından inşa ettirildiği bilinmemektedir.Bis heute konnte nicht geklärt werden, zu welchem Herrscher oder zu welcher Pyramide das Pyramidion gehörte.
Geri kalan 14 adedi ise hiç Istanbul'a gelemeden hebâ oldu.Zumindest die beiden erstgenannten sind wahrscheinlich niemals in Sizilien gewesen.
İki arada bir derede kalan Zühtü ise kıza giderek aşık olur.Zu allem Überfluss verlieben sich die Zwillinge auch noch in ein- und dasselbe Mädchen.
Dünyanın geri kalan bölgelerinde ise pek fazla ilgi görememiştir.Für die übrigen Fächer zeigte er wenig Interesse.
Bunların dışında kalanlar da bir şekilde onlara bağlantılıdırlar.Von diesen blieben einige erhalten.
Geri kalanlarının da oğlu II. Yakub Bey'de kalmasını rica etti.Ebenso wurde der Verbleib des zweitältesten Sohn Jakob in Sizilien beschlossen.
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Ishii ließ die verbleibenden 150 Gefangenen umbringen, um die Experimente zu verschleiern.
Belde Burgenland'ın geri kalanı gibi 1920-21'e kadar Macaristan'a aitti.Der Ort gehörte wie das gesamte Burgenland bis 1920/21 zu Ungarn.
Kalanı ise çarpışmış ama kısa sürede yenilmiştir.Zwar wurden die Aufständischen geschlagen, doch der Sieg war nur von kurzer Dauer.
Ölümünden sonra eşi Susannah kalan el yazmalarını da Colby Kolejine bağışlamıştır.Nach dem Tod ihres Mannes führte Caresse Crosby den Verlag alleine weiter.
Burada sıkışıp kalan Rose ve Doktor, durumu kabullenip mürettebata yardım etmeye başlar.Sam und seine Crew sind hier, sind zur Stelle, helfen dir.
Yapıdan geriye kalan semahanesi uzun müddet harap vaziyette idi.Der Rest der Baureihe war noch länger im Einsatz.
Üçüncü adımda kalan kontrol edilir.Überarbeitete 3. Auflage.
Yunanistan'da kalan Türklerin durumu da düzenlendi.Selbst auf Zypern erhoben sich nun die Griechen.
Hayatta kalan Müslümanlar.Die verbleibenden max.
Saldırıya ilk maruz kalan Tagmata idi.Dies waren die einzigen Opfer des Angriffs.
Yıl sonuna kadar kalan 124 gün vardır.Somit verbleiben noch 124 Tage bis zum Jahresende.
Daha sonra felç oldu ve ömrünün kalan 2 yılını rahatsızlıklarıyla mücadele ile sürdürdü.Mehr und mehr mit seiner Krankheit kämpfend, verbrachte er seine letzten beiden Lebensjahre.
Geri kalan 6 tanesi yedek uydulardır.Die verbleibenden zwei Endwagen dienen als Reserve.
Büyük Buhran dünyanın geriye kalanını vurduğu gibi Masonluğu da vurdu.Schon in der folgenden Spielzeit stiegen die Wanner als abgeschlagener Tabellenletzter aus der Landesliga ab.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.Während die meisten Fahrer ihre Zeiten verbesserten, blieben die ersten drei Positionen unverändert.
Bir kısmını yer, geri kalanıyla Ian'ı besler ve adam Cate'e teşekkür eder.Cate kommt am Ende mit Essen zurück und füttert den hilflosen Ian.
Kalan kırk yedi kesimin yalnızca yarısı biliniyor.Nur 14 der angekündigten 24 Bände sind erschienen.
Geride kalanlar hizmet ve destek birlikleri olarak sınıflandırıldı.Die Truppengattung zählt zu den Einsatz- und Führungsunterstützungstruppen.
Sphaerica'nın Arapça çevirisi Menelaus'un günümüze kalan tek yapıtıdır.Sphaerica ist das einzige, in arabischer und hebräischer Übersetzung erhaltene Werk des Menelaos.
İç kısımda kalan balıklar avlanır.Der Fischotter jagt im Gebiet.
Annesi Kalanimoeikawaikai'dur.Ihre Mutter ist Snookerschiedsrichterin.
İHANETTEN GERİ KALAN".Die Verräterin“.
Geri kalan kısım ise kuzey Afrika'dan gelmiştir.Dieser kam wahrscheinlich aus Nordafrika.
Kalan %15 devlet fonundan ödenecek.50 % vom Rest gingen an das IRS.
Şavur döneminde günümüze kalan en önemli eserler hala Gürcistan müzelerinde segilenen Gence kapılarıdır.Da bemerkenswerteste Detail des heutigen Geländes sind die Überreste des Donjons.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalan ile cümle - Sayfa 44 - kalan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App