Boskovski ve Tarculovski Lahey'de KalacaklarBoskovski and Tarculovski to Remain at The Hague
HACCP yasasına uymayan pazarlar kapatma cezalarına maruz kalacaklar.Markets that fail to comply with the HACCP code are now subject to shut downs.
Aksi takdirde onlar da cürüm suçlamasıyla karşı karşıya kalacaklar.Otherwise they too will face misdemeanor charges.
Bu saatler içinde içmek isteyenler bar veya restoranlara gitmek zorunda kalacaklar.Those wanting a drink during those hours will have to visit bars or restaurants.
AB üyesi devletlerin de sonuçtan memnun kalacaklarından eminim.I do not have a feeling, at all, that the EU member states are not happy with this outcome.
Sırp ve Roman toplumları da bazı yerlerde benzer gereklilikleri karşılamak zorunda kalacaklar.Serb and Roma communities will likely meet such requirements in some places.
Kuralları ihlal eden işverenler de ağır para cezalarıyla karşı karşıya kalacaklar.Employers who violate the rules also will face heavy fines.
Bu durumda, göstericiler belirsiz bir süre Sintagma'da kalacaklarını söylüyorlar.In that event, protesters vow to stay in Syntagma indefinitely.
Gazeteciler, ICTY temsilcilerine bunu neden yaptıklarını açıklamak zorunda kalacaklar.The reporters will have to explain to ICTY representatives why they did so.
Politikacılar ülkenin gümrük sistemini de yenilemek zorunda kalacaklar.Politicians will also have to reform BiH's customs system.
Büyük miktarda para bulunduran finans kurumları güvenlik tedbirlerini artırmak zorunda kalacaklar.Financial institutions that handle large sums of money will have to improve their security measures.
Bu kararı iki veya üç yıl içinde almak zorunda kalacaklar.They will have to take this decision in two or three years.
Taki, "Kosova ve ABD her zaman dost kalacaklardır."Kosovo and the US are and will remain forever friends.
Böylelikle, büyük kamu ve özel hizmet şirketleri nakil ağlarını satmak zorunda kalacaklar.The big state-owned or private utilities would thus have to sell off their transmission networks.
Belediye başkanları, seçim boykotuna rağmen altı ay daha görevlerinde kalacaklar.The municipal chiefs will retain their jobs for another six months, despite the election boycott.
İlk defa ilk ve ortaokul çocuklarının velileri ders kitabı almak zorunda kalacaklar.For the first time, parents of primary and secondary school children have to purchase textbooks.
Kuzey Amerika sürümleri için Razor & Tie adlı plak şirketi ile kalacaklarını duyurdular. [1]They remain signed to Razor & Tie for North American releases.[10]
İngilizleri tek başlarına gitmek zorunda kalacakları konusunda uyararak desteklemeyi reddettiler.[1]They refused to support it, warning the British that they would have to go it alone.[10]
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.Sie rufen die Vorstellung vom Garten Eden wach, den Gott als Wohnstätte für den Menschen geschaffen hatte.
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Dort blieb er neun Jahre.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.(A) Amen (Z) Er segne die Felder, die Gärten und den Wald und schenke euch die Früchte der Erde.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.Die Gläubigen erhalten das ewige Leben, die Gottlosen in der Hölle die ewige Pein.
Örneğin, Konstantinopolis'a gönderilen elçililer genellikle yıllarca kalacaklardı.Zum Beispiel blieben fremde Diplomaten häufig über Jahre in Konstantinopel.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Il aura avec lui un paradis et un enfer, cependant son paradis sera un enfer et son enfer sera un paradis.
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.(11) Pour récompenser leur patience, Allah leur donnera le paradis et des oripeaux de soie.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?Ne sont-ils pas obligés d'enlever les bois qui obstruent les passages, les chemins ? ».
Kornilov Olayına dek hapiste kalacaklardır.Ils restent en prison jusqu'à ce que Kerensky les relâche à la suite de l'« affaire Kornilov ».
X-Men savaşta tarafsız kalacaklarını ilan ederler.La Suède veut avoir la possibilité de rester neutre en cas de guerre.
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Elle y est restée neuf ans.
Siyasiler ve vatandaşlar zor durumda kalacaklardır.Communistes et nationalistes se retrouvent face à face.
Sanıyorumki evlerini satmak zorunda kalacaklar.Creo que ellos van a tener que vender la casa.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Subid al mundo de los cielos, descended a los infiernos, donde ellos ya estuvieron.
X-Men savaşta tarafsız kalacaklarını ilan ederler.Los X-Men manifiestan una postura de neutralidad en el conflicto.
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Allí permaneció 9 años.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Ed i loro cieli precipiteranno uno sull'altro e le loro schiere saranno consumate dal fuoco.
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.Harem sono i luoghi a loro destinati e vietati sotto disposizione di Allah.
Örneğin, Konstantinopolis'a gönderilen elçililer genellikle yıllarca kalacaklardı.Per esempio, ambasciate a Costantinopoli restavano spesso in attività per anni.
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Lì rimase nove anni.
Sonsuza kadar onsuz kalacakları kişilere ithaf edilmiştir.Allora decide di lasciare perdere gli uomini per sempre.
İki özel koruma onları kalacakları Sznôrr oteline götürür.Cercando un riparo, si rifugiano all'Hotel Chandler.
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.И уготовал Он им сады, где внизу текут реки — для вечного пребывания там.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.Им — сады, под которыми текут реки, и где они вечно пребывать будут.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?Эта вражда не замедлит себя проявить, если у них будет возможность взять над ними верх.
Siyasiler ve vatandaşlar zor durumda kalacaklardır.Наши рабочие и служащие должны быть готовы к трудным временам.
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Существовала 9 лет.
Bunlar Lozan Antlaşması bitimine kadar bölgemizde kalacaklardır.Оставался на этом посту до подписания Лозаннского соглашения.
Greklerin kendi topraklarını korumada kalacakları düşünülüyordu.Греки должны жить на своих правах.
Sonsuza kadar onsuz kalacakları kişilere ithaf edilmiştir.فمن يجده يبقى معه إلى الأبد.
Burada dokuz yıl kalacaklardı.واستمروا هكذا 9 سنين.
Otomobil üreticileri artık petrol kullanmandan çalışabilen otomobiller tasarlamak zorunda kalacaklardır.واضطرت شركات صناعة السيارات بتصميم سيارات يمكن تشغليها بدون استخدام الزيت.
Örneğin, Konstantinopolis'a gönderilen elçililer genellikle yıllarca kalacaklardı.Por exemplo, embaixadas para Constantinopla poderiam frequentemente permanecer por anos.
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.Nochtans zal de stad Gods zich verblijden in hare fonteinen, waar de heilige woningen des Allerhoogsten zijn.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Haar plan mislukt echter en zij en de hel worden vernietigd door het hellevuur.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.In de islam kennen de gelovigen ook een hel, het Djahannam, (Arabisch: جهنم).
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Hij bleef er negen jaar.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.Ook in parken en tuinen komt hij voor, en soms waagt het zich in weilanden nabij de bosrand.
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Tutaj spędził dziewięć lat.
Sonsuza kadar onsuz kalacakları kişilere ithaf edilmiştir.Będę na zawsze zadłużony, temu kto mi się całkowicie podda.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Halt and Catch Fire - Heaven Is a Place (ang.).
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?Чому ж їх не покарали, а дали їм спокій (і навіть нагородили)?