Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır.The works of such are in vain and in Fire shall they abide.
İşte onlar cehennem ehlidir. Orada ebedî kalacaklardır.They are dwellers of the Fire, they will abide therein forever.
Oraya en önde gidip kalacaklardır.10, Page 121)
İçlerinde ebedî olarak kalacaklar, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir."Wherein they shall dwell (forever).
Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır.And We will admit them to Gardens (Paradise) under which rivers flow, to dwell therein (forever).
Onlar bu lânetin içinde ebedî kalacaklardır.They will abide therein (Hell).
Onların kalacakları yer cehennem olacaktır.For them there will be the terrible reckoning.
“İşte vâris olanlar, ebedî kalacakları Firdevs cennetine vâris olanlar onlardır onlar.Who shall inherit the Firdaus (Paradise).
Onlar ateş halkıdır; onlar orada ebedi kalacaklardır.They are dwellers of the Fire, they will abide therein forever.
Onları içlerinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları cennetlere sokar.And We will admit them to Gardens (Paradise) under which rivers flow, to dwell therein (forever).
Onlar için orada tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.And they will have pure spouses therein, and they will abide therein forever.
Sadece cehennemin yoluna (iletecek ve) orada sürekli kalacaklardır.Except to the path of Hell, where they will dwell forever.
Oysa hepsi orada sürekli kalacaklardır.All will abide in it.
Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.And they will have pure spouses therein, and they will abide therein forever.
Allah onlara gazablandı ve onlar azapta ebedi kalacaklardır.The wrath of God fell upon them, and in the torment they will remain.
Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır.And they will have pure spouses therein, and they will abide therein forever.
Cehennem yolu hariç! Uzun süre kalacaklardır orada.Except to the path of Hell, where they will dwell forever.
Allah, üzerlerine gazap indirmiştir. Azap içinde de onlar sürekli kalacaklardır.The wrath of God fell upon them, and in the torment they will remain.
Onlara altlarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Sürekli orada kalacaklardır.He has prepared for them Gardens beneath which rivers flow, where they will abide forever.
Oysaki, hepsi orada uzun süre kalacaklardır.All will abide in it.
Halbuki hepsi (tapanlar da tapılanlar da) orada ebedi kalacaklardır.All will abide in it.
Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.We will save you and your family, except for your wife, who will remain behind.”
Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir.For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
Onları ancak cehennemin yoluna (iletecek ve) onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.Except to the path of Hell, where they will dwell forever.
Allah onlara gazabetmiştir. Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.The wrath of God fell upon them, and in the torment they will remain.
Orada onların tertemiz eşleri de olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.And they will have pure spouses therein, and they will abide therein forever.
Ama hepsi orada ebedî olarak kalacaklardır. [66,6]All will abide in it.
ALLAH onlara gazap etmiştir; azapta sürekli kalacaklar.The wrath of God fell upon them, and in the torment they will remain.
Onlara, içlerinde ırmaklar akan ve ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır.He has prepared for them Gardens beneath which rivers flow, where they will abide forever.
Kim tekrar (ribaya) dönerse onlar ateş halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.But if one repeats the same crime after this,. he shall go to Hell, where he shall abide for ever.
Yalnız karısı (azabda) kalacaklardandır."His wife is among those who will stay behind.
Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve inkarcılara, ebedi kalacakları cehennem ateşini hazırlamıştır.Allah has promised Hell-Fire to the hypocrites, both men and women, and to the unbelievers.
Orada uzun süre kalacaklardır onlar.These are the people who are doomed to the Fire, wherein they shall live for ever.
Hep orada kalacaklardır.There they shall abide for ever.
Azap içinde de onlar sürekli kalacaklardır.Allah is angry with them, and they shall abide in chastisement.
Sürekli kalacaklardır orada."There they will abide for ever.
Uzun süre kalacaklardır onun içinde.therein they shall abide for ever.
Yapıp ettiklerine karşılık olarak sürekli kalacaklardır orada.They shall remain in it forever as a reward for their deeds.
Böyleleri, orada sürekli kalacaklardır.They shall abide in them forever.
Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.His wife is among those who will stay behind.
Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.They shall remain in it forever as a reward for their deeds.
Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır.He will abide there for ever.
Orada ebedî olarak kalacaklar.There they shall abide for ever.
Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.Allah is angry with them, and they shall abide in chastisement.
İçlerinde ebedi kalacaklar.There shall they abide.
Yalnız karısı müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasındadır. "His wife is among those who will stay behind.
Onlar cehennem azabında devamlı kalacaklardır.Allah is angry with them, and they shall abide in chastisement.
ALLAH'ın dilemesi hariç, orada ebedi kalacaklardır.Only those whom Allah wills shall escape the Fire.
Onlar da onun içinde sürekli kalacaklardır.They will abide therein.
Orada ebedî olarak kalacaklardır.They will abide therein.
Hem de orada ebedî kalacaklardır. [4,124]They will abide therein.
İşte onlar cehennemlik kimselerdir ki orada ebedî kalacaklardır.They bring them out of light into darkness.
Onlar orada ebedî kalacaklardır.A gift of welcome from their Lord.
Mutlu kılınanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır.As for the felicitous, they will be in paradise.
Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.That is the great success.
Hem onlar orada ebedî kalacaklar.And they will have therein purified spouses, and they will abide therein eternally.
Orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte iyilik yapanların mükafatı budur.Such will be the recompense of the righteous people.
Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna" dediler.We will rescue you and your family except your wife who will remain behind.
bankalar kredi vermeyeceği için, işverenler işçi çıkarmak zorunda kalacakları yönünde uyarıyorlar.Since banks will not give loans, employers warn that they will have to lay off workers.
Birliğe katıldıktan sonra bütün yeni üyeler euroya geçişle karşı karşıya kalacaklar.Following entry into the Union, all new members face introduction of the euro.