Ana içeriğe geç
Sözlük

kalabilmek ile cümle

kalabilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Die Menschen haben ihre Schulden ausgeweitet, ihre Ersparnisse verbrannt, nur um mithalten zu können.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Estas son personas incrementando sus deudas, agotando sus ahorros sólo para permanecer en el juego.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Isto são as pessoas a contraírem dívidas, a retirarem dinheiro das suas poupanças, para se manterem no jogo.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.이건 사람들이 그냥 현상태를 유지하기 위해 빚을 늘리고 저축을 까먹었다는 뜻입니다.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Questa è la gente che aumenta il debito, che dà fondo ai risparmi, solo per restare in gioco.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Sunt persoane care isi maresc datoriile, punand capat economiilor doar pentru a ramane in joc.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Tu vidíme ako ľudia zvyšujú svoje dlhy a znižujú úspory, len aby zostali v hre.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Люди приумножали долги, сводили на нет свои сбережения, что бы только не выйти из игры.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Това са хора, увеличаващи дълга си, източващи спестяванията си, само за да останат в играта.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.אלה אנשים שמגדילים חובות, מחסלים את חסכונותיהם, רק כדי להישאר בעניינים.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.هذه هى توسعات الناس فى الديون، أخذت مدخراتهم معها، لمجرد البقاء فى اللعبة.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.借金を増やし貯蓄を減らしていたのです 簡単な言葉で言えば
Burada hayatta kalabilmek için görünüşe göre bir dev olmak zorundasınızdırCó vẻ như để sống sót được ở đây Bạn phải là một quái vật.
Burada hayatta kalabilmek için görünüşe göre bir dev olmak zorundasınızdırJako by se zdálo, že zde dokáží přežít jen obludy.
Burada hayatta kalabilmek için görünüşe göre bir dev olmak zorundasınızdırPentru a supravieţui aici, se pare că trebuie să fii un monstru.
Burada hayatta kalabilmek için görünüşe göre bir dev olmak zorundasınızdırΓια να επιβιώσεις εδώ, φαίνεται πως πρέπει να είσαι τέρας.
Burada hayatta kalabilmek için görünüşe göre bir dev olmak zorundasınızdırЧтобы выжить здесь необходимо тоже быть чудовищем.
Burada hayatta kalabilmek için görünüşe göre bir dev olmak zorundasınızdır,כדי לשרוד כאן .נראה שאתה צריך להיות מפלצת
Burada hayatta kalabilmek için görünüşe göre bir dev olmak zorundasınızdırللبقاء هنا يبدو بأنّك من الضروري أن تكون وحش
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş. Problem büyüdüğümüzde de sanatçı olarak kalabilmekte.Die Schwierigkeit liegt darin, als Erwachsener einer zu bleiben."
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.Daarom was ik gedwongen tot zonde, tot misdaden om te overleven, misdaden om te overleven.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.Tôi buộc phải phạm tội, để sinh tồn. để sinh tồn.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.Поэтому я был вынужден грешить, грешить, чтобы выжить, грешить, чтобы выжить.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Bởi vì mọi chính phủ trên thế giới đều cần tiền để tồn tại.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Karena semua pemerintahan di seluruh dunia memerlukan uang untuk bertahan.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.세계의 모든 정부는 생존을 위해 돈이 필요하기 때문입니다.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Mert minden kormánynak a világon szüksége van pénzre a túlélésre.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Omdat alle overheden van de wereld geld nodig hebben om te overleven.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Parce que tous les gouvernements à travers le monde ont besoin d'argent pour survivre.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Peché ogni governo nel mondo ha bisogno di soldi per sopravvivere.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Pentru ca toate guvernele lumii au nevoie de bani pentru a supravietui.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Ponieważ wszystkie rządy na świecie, by się utrzymać potrzebują pieniędzy.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Porque todos los gobiernos del mundo necesitan dinero para sobrevivir.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Porque todos os governos do mundo necessitam de dinheiro para sobreviver.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Protože každá vláda potřebuje peníze na své přežití.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Weil alle Regierungen der Welt Geld brauchen, um zu überleben.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Επειδή όλες οι κυβερνήσεις ανά τον κόσμο έχουν ανάγκη χρήματα για να επιβιώσουν.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Защото всички правителства във всяка точка на земното кълбо имат нужда от финансиране за да оцелеят
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.Потому что все правительства мира нуждаются в деньгах, чтобы выжить.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.בגלל שכל הממשלות בעולם זקוקות לכסף כדי לשרוד.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.لأن كل الحكومات على وجه الأرض تحتاج للمال لتبقى على قيد الحياة.
Çünkü dünyadaki bütün hükumetlerin, ayakta kalabilmek için paraya ihtiyaçları vardır.法律や秩序を保つなどシンプルな事でもお金がかかります。
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Bởi vì chúng đã tiến hóa với cùng một nguyên do: để sống sót trước loài ăn thịt.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.왜냐하면 이들은 같은 이유로 진화했기 때문입니다. 포식으로부터 살아남는 것 말이죠.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Koska ne ovat kehittyneet samasta syystä: selvitäkseen saalistuksesta.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Mert ugyanarra a célra fejlődtek ki: a túlélésre.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Omdat ze zich verder ontwikkelden vanuit dezelfde reden: om hun vijanden te verschalken.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Parce que elles ont évolué pour la même raison: pour survivre face aux prédateurs.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Pentru că au evoluat din acelaşi motiv: să supravieţuiască agresiunilor.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Perché si sono evoluti per la medesima ragione: sopravvivere ai predatori.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Ponieważ ewaluowały z tego samego powodu: by przetrwać.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Porque evolucionaron por la misma razón: para sobrevivir a la depredación.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Porque evoluíram pelo mesmo motivo: para sobreviver à predação.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Pretože vznikli pre rovnaký dôvod, tj. prežiť pred predátormi
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Protože se rozvinuly ze stejného důvodu: aby přežily proti predátorovi.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Sebab mereka berevolusi untuk tujuan yang sama: bertahan dari pemangsa.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Weil sie aus dem gleichen Grund entstanden: um Angriffe zu überstehen.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Επειδή εξελίχθηκαν για τον ίδιο λόγο: για να επιβιώσουν της θήρευσης.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Защото те са се развили по същата причина: да оцелеят от хищниците.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Тем что они возникли по одной и той же причине: продолжить свое существование после уничтожения.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod