Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.Pelin tavoitteena on päästä mahdollisimman pitkälle kuolematta.
Direnişçiler hayatta kalabilmek için yerel halka bağımlıydılar.Joukot kohtasivat vastarintaa paikallisilta asukkailta.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.Στο Αφγανιστάν, οι άνθρωποι με εγκαύματα μεγαλύτερα του 60% της TBSA σπάνια επιβιώνουν.
Ayrıca çok ciddi bir hastalık geçirdi ve hayatta kalabilmek için ameliyat olması gerekti.Ο τραυματισμός του ήταν ιδιαίτερα σοβαρός και χρειάστηκε χειρουργική επέμβαση.
Bu yükseklikte yörüngede kalabilmek için 7.8 km/s yörünge hızı gerekir.Untuk tetap berada di orbit pada ketinggian ini membutuhkan kecepatan orbit ~ 7,8 km/s.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.Di Afghanistan, orang dengan luka bakar lebih dari 60% LPB jarang dapat bertahan hidup.
3,5 saat havada kalabilmektedir.Ia perlu 33,5 jam untuk terbang.
Tüm yaşayan şeyler canlı kalabilmek için kullanılabilir enerjiye ihtiyaç duyar.Semua jenis kehidupan di bumi memerlukan energi untuk dapat bertahan hidup.
Hayatta kalabilmek için kazanmak zorundadırlar.Chúng phải bơi để sống sót.
3,5 saat havada kalabilmektedir.Nó có thể tan trong 4.5 phần nước.
Hayatta kalabilmek için kazanmak zorundadırlar.長生きすることが勝ちなんだと思わないと。
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.此類遊戲的目標是生存若干時間或盡可能生存下去。
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.10名服用安慰劑的女性懷了孕。
Hayatta kalabilmek için kazanmak zorundadırlar.我必须工作,才能谋生。
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.在阿富汗,灼伤总体表面积超过60%的人几乎不能幸存。
Sadece ölmemek, hayatta kalabilmek için çabalarlar.나는 죽기 위하여, 여러분은 살기 위해서.
Hayatta kalabilmek için kazanmak zorundadırlar.살아남기 위해 어딘가에 소속하려 한다.
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.게임의 목표는 최대한 오래 살아남는 것이며 플레이어가 생존한 일 수는 화면에 표시된다.
Bu arada Baba ve oğul Sullivan hayatta kalabilmek için Chicago'ya kaçarlar.סאליבן האב ובנו נמלטים לשיקגו.
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.מטרת המשחק היא לשמור על שקט לאורך זמן רב ככל הניתן.
Ülkenin doğu kıyıları belirli aralıklarla şiddetli tropikal fırtınalara ve siklonlara maruz kalabilmektedir.עם זאת, כל החוף המזרחי פגיע לסופות טרופיות (טייפונים והוריקנים), חלקן קשות.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.В Афганистан хората с повече от 60% изгаряне на телесната повърхност рядко оцеляват.
Sadece ölmemek, hayatta kalabilmek için çabalarlar.Тези системи не само трябва да издържат, за да оцелеят.
Bu yükseklikte yörüngede kalabilmek için 7.8 km/s yörünge hızı gerekir.Da bi letjelica ostala u orbiti na ovoj visini, mora biti orbitalne brzine od ~7,8 km/s.
Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler.Jela su se tijela mrtvih protivnika kako bi se zadobila njihova snaga.
Ayrıca çok ciddi bir hastalık geçirdi ve hayatta kalabilmek için ameliyat olması gerekti.Teško se razboli i mora ići na operaciju.
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.Cieľom hráča je, aby jeho tím čo najdlhšie víťazil.
Örneğin patates 5–8 °C de çürümeden daha uzun süre kalabilmektedirKankorėžėliai maži 5–8 mm, paprastai trumpesni už spygliukus.
- Açıkçası, bu sistemde yaşamda kalabilmek için sistemin kendi yöntemlerini kullanmak zorundasınız.- Francamente, dentro de este sistema, para sobrevivir, tienes que someterte a los métodos de este sistema.
- Açıkçası, bu sistemde yaşamda kalabilmek için sistemin kendi yöntemlerini kullanmak zorundasınız.- Sincer, în acest sistem, pentru a supraviețui, trebuie să te supui metodelor acestui sistem.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Anda tahu, terkadang melupakan sangat penting agar tetap menjadi idealis.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.A veces olvidar es muy importante para seguir siendo idealista.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Bạn biết không, đôi khi quên đi lại rất quan trọng để duy trì lý tưởng.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Câteodată, uitarea e importantă pentru a rămâne idealist.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Czasem zapomnienie może wspomóc nasz idealizm. Czasem zapomnienie może wspomóc nasz idealizm.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.가끔 잊어버리는 것은 이상주의적 태도를 유지하는 데 매우 중요합니다.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Manchmal ist das Vergessen so wichtig, es ist so wichtig, den Idealismus zu bewahren.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Néha a felejtés nagyon fontos ahhoz, hogy az ember idealista tudjon maradni.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Parfois oublier est tellement important pour rester idéaliste.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Sapete, qualche volta è importante dimenticare per rimanere idealisti.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Ξέρετε, μερικές φορές το να ξεχνάς είναι τόσο σημαντικό για να παραμείνεις ιδεαλιστής.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Иногда забывать о других важно, чтобы оставаться идеалистом.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Інколи забувати щось так важливо, щоб залишатися ідеалістом.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.Понякога забравянето е толкова важно, за да остана идеалист.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.אתם יודעים, לפעמים לשכוח זה כל כך חשוב כדי להשאר אידיאליסטי.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.كما تعلمون فإن النسيان في بعض الأحيان مهم جدا لتبقى مثاليًا
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.理想家であるために とっても大事です 記憶を失うってことが
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor.Cel viu îl mănâncă pe cel viu pentru a trăi.
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor. Değil mi?Le creature mangiano altre creature per vivere, giusto?
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor. Değil mi?Os vivos comem os vivos para viver Certo?
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor. Değil mi?Živi morajo jesti živo, kajne?
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor. Değil mi?الأحياء يأكلون الأحياء حتي يعيشوا صحيح ؟
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor.De levenden eten de doden om te leven.
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor.La vie se nourrit de la vie pour vivre.
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor.Los vivos se comen a los vivos para vivir.
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor.Τα ζωντανά τρώνε τα ζωντανά για να επιβιώσουν.
Bir canlı, hayatta kalabilmek için bir diğer canlıyı yiyor.Живые существа поедают друг друга - чтобы выжить.
Bu hedef içinde kalabilmek içinLa ambición a largo plazo de lograr reducir las emisiones de
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Đây là do mọi người tăng khoản nợ, giảm khoản tiết kiệm, chỉ để giữ một chân trong cuộc đua.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.Det här är folk som utökar skuld, skär ner på sparande, bara för att vara kvar i leken.