kalabalık ile cümle
kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
O gerçekten kalabalıktı.It really was crowded.
Kalabalık yine kükredi.The crowd roared again.
Kalabalık yüksek sesle yuhaladı.The crowd booed loudly.
Kalabalık şaşırtıcıydı.The crowd was amazing.
Kalabalık heyecanla alkışladı.The crowd applauded enthusiastically.
Kalabalık yine alkışladı.The crowd applauded again.
Büyük bir kalabalık katıldı.A large crowd attended.
Tom bitiş çizgisini geçerken kalabalık tezahürat yapıyordu.The crowd was cheering as Tom crossed the finish line.
Kalabalık önünde konuşma konusunda oldum olası kötüyümdür.I've never been a good public speaker.
Yer kalabalıktı.The place was crowded.
Tom kalabalıkla konuştu.Tom spoke to the crowd.
Kalabalık ileri fırladı.The crowd surged forward.
Aniden, kalabalıklar tezahüratı kestiler.Suddenly, the crowds stopped cheering.
Tom kalabalık ile uyumlu olmaya çalıştı.Tom tried to blend in with the crowd.
Kalabalık alkışlamaya başladı.The crowd began to applaud.
Kalabalık bağırmaya başladı.The crowd began to shout.
Kalabalık ilahi söylemeye başladı.The crowd began to chant.
Kalabalık tezahürat yapıyor.The crowd is cheering.
Öfkeli kalabalık küfür için İsa'nın öldürülmesini istedi.The angry mob wanted Jesus killed for blasphemy.
Bu tren kalabalık, bu yüzden bir sonrakine binelim.This train is crowded, so let's take the next one.
Büyük bir kalabalık bekliyordum.I expected a big crowd.
Kalabalıkta onu kaybettim.I lost him in the crowd.
Artık oraya hiç kimse gitmiyor. O çok kalabalık.Nobody goes there anymore. It’s too crowded.
Çok kalabalık olduğu için tanıdığım hiç kimse artık oraya gitmiyor.Nobody I know goes there anymore because it's too crowded.
Tren çok kalabalıktı.The train was very crowded.
Kalabalık hâlâ bağırıyor.The crowd is still yelling.
Kalabalık kahkahalara boğuldu.The crowd erupted into laughter.
Kalabalık alkışa boğuldu.The crowd erupted into applause.
Eğer bir kalabalıkta kaybolursan, seni ararım.If you get lost in a crowd, I'll search for you.
Kalabalıktaki insanların bazıları bira şişelerini atıyorlardı.Some of the people in the crowd were throwing beer bottles.
Otobüsler özellikle işe gidiş geliş saatlerinde kalabalıktır.The busses are especially crowded during rush hour.
Bir kalabalık çizmek zor olmayacak.Drawing a crowd won't be hard.
Ben kalabalıkları severim.I like crowds.
Ben bir kalabalık içinde rahat değilim.I am not at ease in a crowd.
Wyoming'in en kalabalık şehri nedir?What is the most populous city in Wyoming ?
Bu restoran her zaman kalabalıktır.This restaurant is always crowded.
Bu restoran her zaman kalabalık.This restaurant is always crowded.
İstanbul'un yolları kalabalıktır.The roads of Istanbul are crowded.
Otobüs her zaman kalabalıktır.The bus is always crowded.
Kalabalık sessizliğe büründü.The crowd went silent.
Kalabalık hızla dağıldı.The crowd dispersed quickly.
Kalabalık gerçekten minnettardı.The crowd was really appreciative.
Kalabalık hemen sessizleşti.The crowd immediately grew quiet.
Burada kalabalıklar muhteşemdir.The crowds here are spectacular.
Bir kalabalık kısa bir süre sonra Tom'un etrafında toplandı.A crowd soon gathered around Tom.
Kalabalık dağılmaya başladı.The crowd began to dissipate.
Kalabalık yuhalamaya devam etti.The crowd continued to jeer.
Çok iyi bir kalabalık bekliyorum.I expect a very good crowd.
Kalabalık heyecanlandı.The crowd was electrified.
Kalabalık minnettardır.The crowd is appreciative.
Kalabalık büyüktü.The crowd was great.
O İyi bir kalabalıktı.It was a good crowd.
Dünyanın en kalabalık ülkesi nedir?What is the world's most populous country?
Kafeterya kalabalıktı.The cafeteria was crowded.
Hapishaneler aşırı kalabalıktır.Prisons are overcrowded.
Hindistan kalabalık nüfuslu bir ülkedir.India is a populous country.
Kilise kalabalıktı.The church was crowded.
Küçük bir kalabalık ortaya çıktı.A small crowd appeared.
Korkarım orada kalabalık olacak.I'm afraid it's going to be crowded there.
Korkarım orası kalabalık olacak.I'm afraid it's going to be crowded there.