kalabalık ile cümle
kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kalabalıkla direkt ilgili.إنه نظام أساسه المجتمع.
Kalabalıkla direkt ilgili.人工的な環境の中で生体情報を集め
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.A lud mówił: Tenci jest Jezus, on prorok z Nazaretu Galilejskiego.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.A sokaság pedig monda: Ez Jézus, a galileai Názáretbõl való próféta.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.A zástupy vravely: Toto je Ježiš, ten prorok z Galilejského Nazareta.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Chúng trả lời rằng: Ấy là Ðấng tiên tri Jêsus ở thành Na-xa-rét, xứ Ga-li-lê.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Chúng trả_lời rằng : Ấy_là Ðấng tiên_tri Jêsus ở thành Na-xa-rét , xứ Ga-li-lê .
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Das Volk aber sprach: Das ist der Jesus, der Prophet von Nazareth aus Galiläa.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.De mensen die met Jezus waren meegekomen, antwoordden: "Dit is Jezus, de profeet uit Nazareth in Galilea."
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu."Dia Nabi Yesus, dari Nazaret di Galilea," jawab orang banyak yang mengiringi Yesus
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.E as multidões respondiam: Este é o profeta Jesus, de Nazaré da Galiléia.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.E la folla rispondeva: «Questi è il profeta Gesù, da Nazaret di Galilea»
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.,,Este Isus, Proorocul, din Nazaretul Galileii``, răspundeau noroadele.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.무리가 가로되 갈릴리 나사렛에서 나온 선지자 예수라 하니라
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.La foule répondait: C`est Jésus, le prophète, de Nazareth en Galilée.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Ljudstvo pa pravi: Ta je prorok Jezus iz Nazareta v Galileji.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Men folket sa: Dette er profeten Jesus fra Nasaret i Galilea.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Men Skarerne sagde: "Det er Profeten Jesus fra Nazareth i Galilæa."
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Niin kansa sanoi: "Tämä on se profeetta, Jeesus, Galilean Nasaretista".
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Och folket sade: »Det är Jesus, profeten, från Nasaret i Galileen.»
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Y las multitudes decían: --Éste es Jesús el profeta, de Nazaret de Galilea
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Zástupové pak pravili: Toto jest ten Ježíš, prorok od Nazarétu Galilejského.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Οι δε οχλοι ελεγον Ουτος ειναι Ιησους ο προφητης ο απο Ναζαρετ της Γαλιλαιας.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.А народът казваше: Той е пророкът Исус, Който е от Назарет Галилейски.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Народ же говорил: Сей есть Иисус, Пророк из Назарета Галилейского.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Народ же казав: Се Ісус, пророк із Назарета Галилейського.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.ויאמרו המני העם זה הוא הנביא ישוע מנצרת אשר בגליל׃
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.فقالت الجموع هذا يسوع النبي الذي من ناصرة الجليل
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.眾 人 說 、 這 是 加 利 利 拿 撒 勒 的 先 知 耶 穌
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.眾人說 、 這是 加利利 拿撒勒 的 先知 耶穌
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.A když hleděl na zástupy, slitovalo se mu jich, že byli tak opuštěni a rozptýleni jako ovce, nemajíce pastýře.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.A widząc on lud, użalił się go, iż był strudzony i rozproszony jako owce nie mające pasterza.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.무리를 보시고 민망히 여기시니 이는 저희가 목자 없는 양과 같이 고생하며 유리함이라
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Ko pa vidi množice, se mu zasmilijo; kajti bili so izmučeni in razkropljeni kakor ovce, ki nimajo pastirja.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Vedendo le folle ne sentì compassione, perché erano stanche e sfinite, come pecore senza pastore
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.А когато видя множествата, смили се за тях, защото бяха отрудени и пръснати като овце, които нямат пастир.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Видя толпы народа, Он сжалился над ними, что они были изнурены и рассеяны, как овцы, не имеющие пастыря.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Поглядаючи ж на людей, жалкував над ними, що були потомлені й розпорошені, як вівцї без пастиря.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.ובראותו את ההמנים נכמרו רחמיו עליהם כי הם מתעלפים ונדחים כצאן אשר אין להם רעה׃
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.ولما رأى الجموع تحنن عليهم اذ كانوا منزعجين ومنطرحين كغنم لا راعي لها.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.他 看 見 許 多 的 人 、 就 憐 憫 他 們 . 因 為 他 們 困 苦 流 離 、 如 同 羊 沒 有 牧 人 一 般
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.他 看見許 多 的 人 、 就 憐憫 他 們 . 因為 他 們困苦 流離 、 如同 羊沒 有 牧人 一般
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Ale více hromad, hromad v údolí posekání; nebo blízký jest den Hospodinův, v údolí posekání.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Beribu-ribu orang ada di Lembah Penghakiman. Sebab di sana Hari TUHAN akan segera tiba
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Gromady, gromady leżeć będą w dolinie posieczenia; bo bliski jest dzień Pański w dolinie posieczenia.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Hromady, hromady shromaždiť v údolí rozhodnutia! Lebo je blízko deň Hospodinov v údolí rozhodnutia.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.사람이 많음이여 판결 골짜기에 사람이 많음이여 판결 골짜기에 여호와의 날이 가까움이로다
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Meluavia joukkoja, meluavia joukkoja ratkaisulaaksossa! Sillä lähellä on Herran päivä ratkaisulaaksossa.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Množice, množice v dolini razsodbe! kajti blizu je dan GOSPODOV v dolini razsodbe.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Multidões, multidões no vale da decisão! porque o dia do Senhor está perto, no vale da decisão.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Råb det ud blandt Folkene, helliger en Krig, væk Heltene op! Lad alle våbenføre Mænd komme og drage op!
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Skaror hopa sig i Domens dal; ty HERRENS dag är nära i Domens dal.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Tömegek, tömegek! az ítélet völgyében! Mert közel van az Úrnak napja az ítélet völgyében!
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Vin grămezi-grămezi în valea judecăţii, căci ziua Domnului este aproape, în valea judecăţii.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Πληθη, πληθη εις την κοιλαδα της δικης διοτι εγγυς ειναι η ημερα του Κυριου εις την κοιλαδα της δικης.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.Толпы, толпы в долине суда! ибо близок день Господень к долинесуда!
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.המונים המונים בעמק החרוץ כי קרוב יום יהוה בעמק החרוץ׃
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.جماهير جماهير في وادي القضاء لان يوم الرب قريب في وادي القضاء.
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.許 多 許 多 的 人 在 斷 定 谷 . 因 為 耶 和 華 的 日 子 臨 近 斷 定 谷
Kalabalıklar, Yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde RABbin günü yaklaştı.許多許多 的 人 在 斷定 谷 . 因為 耶和華 的 日子 臨近斷 定谷