kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
İşte büyük bir kalabalık.הנה קהל עצום.
İşte büyük bir kalabalık.هذا تجمع كبير.
İşte büyük bir kalabalık.これはメッカでの群衆
İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.Kẻ tôi tớ Chúa ở giữa dân của Chúa chọn, là một dân đông vô số, không thể đếm được.
İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.Kẻ tôi_tớ Chúa ở giữa dân của Chúa chọn , là một dân đông vô_số , không_thể đếm được .
İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.주의 빼신 백성 가운데 있나이다 저희는 큰 백성이라 수효가 많아서 셀 수도 없고 기록할 수도 없사오니
İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.ועבדך בתוך עמך אשר בחרת עם רב אשר לא ימנה ולא יספר מרב׃
İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.وعبدك في وسط شعبك الذي اخترته شعب كثير لا يحصى ولا يعد من الكثرة.
İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.僕 人 住 在 你 所 揀 選 的 民 中 . 這 民 多 得 不 可 勝 數
İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.僕人 住在 你 所揀選 的 民中 . 這民 多 得 不 可 勝數
"İşte tam bu," ev sahibi "dedi ve ben burada satamadığı söyledim pazar aşırı kalabalık. " Neyi?"C'est exactement cela," dit l'aubergiste, "et je lui ai dit qu'il ne pouvait pas le vendre ici,
"İşte tam bu," ev sahibi "dedi ve ben burada satamadığı söyledim pazar aşırı kalabalık. " Neyi?"그것은 정확하게 그것의"집주인은, "나는 그가 여기를 팔 수없는다고
"İşte tam bu," ev sahibi "dedi ve ben burada satamadığı söyledim pazar aşırı kalabalık. " Neyi?"זה בדיוק זה", אמר בעל הבית, "ואני אמרתי לו שהוא לא יכול למכור אותו כאן,
"İşte tam bu," ev sahibi "dedi ve ben burada satamadığı söyledim pazar aşırı kalabalık. " Neyi?واضاف "هذا بالضبط" ، وقال المالك "، وقلت له انه لا يستطيع بيعها هنا ،
"İşte tam bu," ev sahibi "dedi ve ben burada satamadığı söyledim pazar aşırı kalabalık. " Neyi?市場の過剰在庫。"I.が叫んだ"?ものと"
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Ale uzdravený nevedel, kto je, lebo Ježiš sa bol vzdialil ztade, kým bol zástup na tom mieste.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.A meggyógyult pedig nem tudja vala, hogy ki az; mert Jézus félre vonult, sokaság lévén azon a helyen.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Dar cel vindecat nu ştia cine este: căci Isus se făcuse nevăzut din norodul care era în locul acela.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.De man wist het niet, omdat Jezus ongemerkt was weggegaan toen de mensen van alle kanten kwamen aanlopen.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.고침을 받은 사람이 그가 누구신지알지 못하니 이는 거기 사람이 많으므로 예수께서 이미 피하셨음이라
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Mas o que fora curado não sabia quem era; porque Jesus se retirara, por haver muita gente naquele lugar.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Mutta parannettu ei tiennyt, kuka se oli; sillä Jeesus oli poistunut, kun siinä paikassa oli paljon kansaa.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Nhưng người đã được chữa lành không biết là ai : vì Ðức_Chúa_Jêsus đã lẫn trong đám đông tại_chỗ đó .
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Nhưng người đã được chữa lành không biết là ai: vì Ðức Chúa Jêsus đã lẫn trong đám đông tại chỗ đó.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Ozdravljenec pa ni vedel, kdo je bil; zakaj Jezus se je umaknil, ker je bilo veliko ljudstva v tem kraju.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Ten pak uzdravený nevěděl, kdo by byl. Nebo Ježíš byl poodšel od zástupu shromážděného na tom místě.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Ο δε ιατρευθεις δεν ηξευρε τις ειναι διοτι ο Ιησους υπεξηλθεν, επειδη ητο οχλος πολυς εν τω τοπω.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Исцеленный же не знал, кто Он, ибо Иисус скрылся в народе, бывшем на том месте.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.Той же, що одужав, не знав, хто Він; бо Ісус відійшов геть, як народ був на місці тому.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.והנרפא לא ידע מי הוא כי סר ישוע וילך בהיות המון רב במקום ההוא׃
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.اما الذي شفي فلم يكن يعلم من هو. لان يسوع اعتزل. اذ كان في الموضع جمع.
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.那 醫 好 的 人 不 知 道 是 誰 . 因 為 那 裡 的 人 多 、 耶 穌 已 經 躲 開 了
İyileşen adam ise Onun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti.那 醫好 的 人 不 知道 是 誰 . 因 為那裡 的 人 多 、 耶穌 已 經躲開了
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana, "Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim.O femeie a ieşit din public si a spus "A fost o poveste grozavă şi sunt foarte impresionată de prezentare.
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana, "Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim.Una donna del pubblico parlò e disse, "Una storia meravigliosa e sono davvero colpita dalla presentazione.
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana, "Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim.Една жена от публиката дойде и каза, "Това е невероятна история и аз съм силно впечатлена от презентацията ви.
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,Een vrouw kwam uit het publiek en zei:
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,És egy nő a közönségből odajött hozzám, azt mondta:
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,그랬더니 청중 가운데 어느 여자분이 저한테 오시더니
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,Podeszła do mnie kobieta, która siedziała na widowni i powiedziała:
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,Y una mujer salió del público, ella dijo:
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,Одна женщина вышла из зала и сказала:
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,והאשה יצאה מהקהל,
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,واتت امرأة من الجمهور
İzleyen kalabalıktan bir kadın geldi ve bana,「すばらしいお話でした
Kademeli bir şekilde,Şirket kalabalıklastı ve elemanları iş üzerinde tutmak zorlastıO que deve ser?'
Kademeli bir şekilde,Şirket kalabalıklastı ve elemanları iş üzerinde tutmak zorlastıPada kenyataannya, begitu penuh sesak dan sulit bagi karyawan untuk melakukan pekerjaan mereka.
Kademeli bir şekilde,Şirket kalabalıklastı ve elemanları iş üzerinde tutmak zorlastıUiteindelijk werd het er zo druk dat de werknemers het moeilijk kregen om hun werk bij te houden.
Kademeli bir şekilde,Şirket kalabalıklastı ve elemanları iş üzerinde tutmak zorlastıZrobiło się tak tłoczno, że pracownicy nie mieli jak pracować.
Kademeli bir şekilde,Şirket kalabalıklastı ve elemanları iş üzerinde tutmak zorlastıبشكل تدريجي ,حصل ازدحام لذلك كان من الصعب للموظفين مواكبة عملهم
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.A auzit vorbindu-se despre Isus, a venit pe dinapoi prin mulţime, şi s'a atins de haina Lui.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Ayant entendu parler de Jésus, elle vint dans la foule par derrière, et toucha son vêtement.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Cuando oyó hablar de Jesús, vino por detrás de él entre la multitud y tocó su manto
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Da die von Jesu hörte, kam sie im Volk von hintenzu und rührte sein Kleid an.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.da hun hadde hørt ryktet om Jesus, kom hun midt iblandt folket og rørte bakfra ved hans klædebon.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Da hun havde hørt om Jesus, kom hun bagfra i Skaren og rørte ved hans Klædebon.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Hon hade fått höra om Jesus och kom nu i folkhopen, bakom honom, och rörde vid hans mantel.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.예수의 소문을 듣고 무리 가운데 섞여 뒤로 와서 그의 옷에 손을 대니
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Mikor Jézus felõl hallott vala, a sokaságban hátulról kerülve, illeté annak ruháját.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Người đã nghe tin về Ðức Chúa Jêsus, bèn lẩn vào đằng sau giữa đám đông, mà rờ áo Ngài.
İlgili Sayfalar