kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Mama şi fraţii lui Isus au venit la El; dar nu puteau să -I vorbească, din pricina norodului.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Men hans Moder og Brødre kom til ham og kunde ikke nå frem til ham for Skaren.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Men hans mor og hans brødre kom til ham, og de kunde ikke nå frem til ham for folket.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Mẹ và anh em Ðức Chúa Jêsus đến tìm Ngài; song vì người ta đông lắm, nên không đến gần Ngài được.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Mẹ và anh_em Ðức_Chúa_Jêsus đến tìm Ngài ; song vì người_ta đông lắm , nên không đến gần Ngài được .
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Och hans moder och hans bröder kommo och sökte honom, men för folkets skull kunde de icke komma in till honom.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Pridejo pa k njemu mati njegova in bratje njegovi; ali spričo množice se ne morejo sniti ž njim.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Tedy přišli k němu matka a bratří jeho, ale nemohli ho dojíti pro zástup.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Tedy przyszli do niego matka i bracia jego; ale do niego przystąpić nie mogli dla ludu.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Un giorno andarono a trovarlo la madre e i fratelli, ma non potevano avvicinarlo a causa della folla
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Vieram, então, ter com ele sua mãe e seus irmãos, e não podiam aproximar-se dele por causa da multidão.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Vinieron hacia él su madre y sus hermanos, pero no podían llegar a él a causa de la multitud
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Zijn moeder en Zijn broers kwamen Hem opzoeken, maar zij konden niet bij Hem komen omdat het huis overvol was.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Ηλθον δε προς αυτον η μητηρ και οι αδελφοι αυτου και δεν ηδυναντο δια τον οχλον να πλησιασωσιν αυτον.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.И дойдоха при Него майка Му и братята Му, но поради множеството не можаха да се приближат до Него.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.И пришли к Нему Матерь и братья Его, и не могли подойти к Нему по причине народа.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Прийшла ж тодї до Него мати й брати Його, та й не могли зійтись із Ним за народом.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.ויבאו אליו אמו ואחיו ולא יכלו לגשת אליו מפני העם׃
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.وجاء اليه امه واخوته. ولم يقدروا ان يصلوا اليه لسبب الجمع.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.耶 穌 的 母 親 和 他 弟 兄 來 了 、 因 為 人 多 、 不 得 到 他 跟 前
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.耶穌 的 母親 和 他 弟兄 來 了 、 因 為 人 多 、 不 得到 他 跟前
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.A žiadal si vidieť Ježiša, kto je. Ale nemohol ho vidieť pre zástup, pretože bol malej postavy.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.căuta să vadă care este Isus; dar nu putea din pricina norodului, căci era mic de statură.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.cercava di vedere quale fosse Gesù, ma non gli riusciva a causa della folla, poiché era piccolo di statura
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.És igyekezék Jézust látni, ki az; de a sokaságtól nem láthatá, mivelhogy termete szerint kis ember volt.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.Este procurava ver quem era Jesus, e não podia, por causa da multidão, porque era de pequena estatura.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.in rad bi bil videl Jezusa, kdo da je, pa ni ga mogel spričo množice, ker je bil majhne postave.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.I żądał widzieć Jezusa, co by zacz był; lecz nie mógł przed ludem, bo był małego wzrostu.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.I žádostiv byl viděti Ježíše, kdo by byl; a nemohl pro zástup, nebo postavy malé byl.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.Ja hän koetti saada nähdä Jeesusta, kuka hän oli, mutta ei voinut kansalta, kun oli varreltansa vähäinen.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.저가 예수께서 어떠한 사람인가 하여 보고자 하되 키가 작고 사람이 많아 할 수 없어
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.mais il ne pouvait y parvenir, à cause de la foule, car il était de petite taille.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.Người đó tìm xem Ðức Chúa Jêsus là ai, nhưng không thấy được, vì đoàn dân đông lắm, mà mình lại thấp.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.Người đó tìm xem Ðức_Chúa_Jêsus là ai , nhưng không thấy được , vì đoàn dân đông lắm , mà mình lại thấp .
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.Og han søgte at få at se, hvem der var Jesus, og kunde ikke for Skaren, fordi han var lille af Vækst.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.Og han søkte å få se hvem som var Jesus, og han kunde ikke komme til for folket, for han var liten av vekst.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.procuraba ver quién era Jesús; pero no podía a causa de la multitud, porque era pequeño de estatura
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.Und er begehrte Jesum zu sehen, wer er wäre, und konnte nicht vor dem Volk; denn er war klein von Person.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.και εζητει να ιδη τον Ιησουν τις ειναι, και δεν ηδυνατο δια τον οχλον, διοτι ητο μικρος το αναστημα.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.бачити Ісуса, хто Він, та не зміг за народом, бо малого був вросту.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.искал видеть Иисуса, кто Он, но не мог за народом, потому что мал был ростом,
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.искаше да види Исуса Кой е, но не можеше поради народа, защото беше малък на ръст.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.ויבקש לראות את ישוע מי הוא ולא יכל מפני העם כי שפל קומה היה׃
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.وطلب ان يرى يسوع من هو ولم يقدر من الجمع لانه كان قصير القامة.
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.他 要 看 看 耶 穌 是 怎 樣 的 人 . 只 因 人 多 、 他 的 身 量 又 矮 、 所 以 不 得 看 見
İsanın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu.他 要 看看 耶穌 是 怎樣 的 人 . 只因 人多 、 他 的 身量 又 矮 、 所以 不 得 看 見
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.A keď vyšiel odtiaľ Ježiš, videl veliký zástup a zľutoval sa nad nimi a uzdravoval ich chorých.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.A vyšed Ježíš, uzřel zástup mnohý. I slitovalo mu se jich, a uzdravoval nemocné jejich.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Cînd a ieşit din corabie, Isus a văzut o gloată mare, I s'a făcut milă de ea, şi a vindecat pe cei bolnavi.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.E ele, ao desembarcar, viu uma grande multidão; e, compadecendo-se dela, curou os seus enfermos.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Egli, sceso dalla barca, vide una grande folla e sentì compassione per loro e guarì i loro malati
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.És kimenvén Jézus, láta nagy sokaságot, és megszáná õket, és azoknak betegeit meggyógyítá.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.In Jezus izide in ugleda veliko množico, in zasmilijo se mu ter ozdravi njih bolnike.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Ja astuessaan maihin Jeesus näki paljon kansaa, ja hänen kävi heitä sääliksi, ja hän paransi heidän sairaansa.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.예수께서 나오사 큰 무리를 보시고 불쌍히 여기사 그 중에 있는 병인을 고쳐 주시니라
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Ngài ở thuyền bước lên , thấy đoàn dân đông_đúc , động_lòng thương_xót , mà chữa cho kẻ bịnh được lành .
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Ngài ở thuyền bước lên, thấy đoàn dân đông đúc, động lòng thương xót, mà chữa cho kẻ bịnh được lành.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Og da han gikk i land, så han meget folk, og han ynkedes inderlig over dem og helbredet deres syke.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Og da han kom i Land, så han en stor Skare, og han ynkedes inderligt over dem og helbredte deres syge.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Und Jesus ging hervor und sah das große Volk; und es jammerte ihn derselben, und er heilte ihre Kranken.
İlgili Sayfalar