kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Entonces, aquí tenemos un estacionamiento lleno con carros por todas partes.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Giờ ta có một bãi đỗ xe đông nghịt với xe khắp mọi nơi.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Hier hebben we een vol parkeerterrein, met overal auto's.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Jadi, ada tempat parkir yang penuh dengan mobil di semua tempat.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.여기 복잡한 주차장이 있고 곳곳에 차들이 있습니다.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Qui avete un parcheggio affollato con macchine ovunque.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Temos um parque de estacionamento cheio de carros por todo o lado.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Voici un parking bondé avec des voitures partout.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Wir haben hier einen vollen Parkplatz, kreuz und quer mit Autos zugeparkt.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Zatłoczony parking, wszędzie samochody.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Заставленная автостоянка, машины - всюду, где можно.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.Тук имаме един претъпкан паркинг с коли навсякъде.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.אז, כאן יש לנו מגרש חנייה עמוס עם מכוניות בכל מקום.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.إذا عندنا هنا موقف سيارات مزدحم والسيارات في كل مكان.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.駐車場があります 赤い車を出すことがゴールの 移動ブロックパズルです
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A pobúrili zástup i náčelníkov mesta, ktorí to počuli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Assim alvoroçaram a multidão e os magistrados da cidade, que ouviram estas coisas.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A tak wzburzyli pospólstwo i przełożonych miasta, którzy to słyszeli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A tak zbouřili obec i starší města, kteříž od nich to slyšeli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Bấy nhiêu lời đó làm rối động đoàn dân và các quan án.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Bấy_nhiêu lời đó làm rối động đoàn dân và các quan án .
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Così misero in agitazione la popolazione e i capi della città che udivano queste cose
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Da folket og by-dommerne hørte dette, blev de forferdet,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Dengan kata-kata itu mereka membuat orang banyak dan para penguasa di kota itu menjadi gempar
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.El pueblo y los gobernadores se perturbaron al oír estas cosas
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Fel is indíták a sokaságot és a város elõljáróit, kik hallják vala ezeket.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.무리와 읍장들이 이 말을 듣고 소동하여
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Kun kansa ja hallitusmiehet tämän kuulivat, tulivat he levottomiksi.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Og de satte Skræk i Mængden og Byens Øvrighed, som hørte det.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Par ces paroles ils émurent la foule et les magistrats,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Prin aceste vorbe, Iudeii au turburat norodul şi pe dregătorii cetăţii,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Så väckte de oro bland folket och hos stadens styresmän, när de hörde detta.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Sie bewegten aber das Volk und die Obersten der Stadt, die solches hörten.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Tako vznemirijo ljudstvo in mestne poglavarje, ki so to poslušali.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Toen het stadsbestuur en de te hoop gelopen mensen dat hoorden, raakten zij in de war.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Εταραξαν δε τον οχλον και τους πολιταρχας ακουοντας ταυτα,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.И встревожили народ и городских начальников, слушавших это.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Но като взеха поръчителство от Ясона и от другите пуснаха ги.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Стрівожили ж вони народ і городську старшину, що чули се.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.ויחרידו את העם ואת ראשי העיר אשר שמעו את זאת׃
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.‎فازعجوا الجمع وحكام المدينة اذ سمعوا هذا‎.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人 和 地 方 官 、 聽 見 這 話 、 就 驚 慌 了
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人和 地方官 、 聽見 這話 、 就 驚 慌了
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :A mesa era grande, mas os três estavam todos amontoados em um canto da ele:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Az asztalt egy nagy, de a három voltak zsúfoltak össze egy sarkában is:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Bảng là một lớn, nhưng cả ba đều đông đúc với nhau tại một góc của nó:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Bordet var en stor en, men de tre blev alle stuvet sammen i et hjørne af det:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Bordet var en stor en, men de tre var alla trängs tillsammans på ett hörn det:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Der Tisch war ein großes, aber die drei waren alle zusammen an einer Ecke des überfüllten es:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :De tafel was een grote, maar de drie waren allen dicht op elkaar in een hoek van het:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık : 'Hayır oda!La table était un grand, mais les trois étaient tous entassés dans un coin du c'est:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık : 'Hayır oda!Meja itu satu besar, tetapi tiga semua berdesakan di salah satu sudut itu: 'ruang Tidak!
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Il tavolo era un grande, ma i tre erano tutti ammassati in un angolo della esso:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :테이블이 큰 하나지만, 세 가지 모두 중 한 모퉁이에 함께 혼잡했다
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :La mesa era muy grande, pero los tres estaban llenos todos juntos en una esquina del que:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Pöytä oli suuri, mutta kolme olivat kaikki ahdettu yhteen yhdestä kulmasta se:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Stół był duży, ale trzy były stłoczone w jednym rogu to:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Tabelul a fost unul mare, dar toate trei au fost înghesuiţi împreună la un colţ al ea:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :V tabeli je bil velik, ampak vse tri so bili vsi skupaj gneča na enem vogalu
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :V tabulce byl velký, ale tři byli všichni pohromadě v jednom rohu to:
İlgili Sayfalar