kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kalabalık, çocukları içeri göndermesini istedi.Megkérte a gyerekeket hogy figyelmeztessék a szomszédokat.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.Temetésén hatalmas tömeg gyűlt össze.
Kantonun merkez şehri aynı zamanda ülkenin başkenti ve en kalabalık kenti olan Lüksemburg'dur.A félszigeten épült St. John’s, a tartomány fővárosa és egyben Kanada legkeletibb városa.
Bölge Fransa'nın 45. en kalabalık yöresidir.Az ország 45. legnépesebb települése.
Cambridge Üniversitesindeki araştırmalar kalabalık şekilde sonuçlanan sürülenme davranışını tanımlamıştır.Ő maga cambridge-i tanulmányait tartja meghatározónak nézetei kialakulásában.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.A fogadására nagy tömeg gyűjt össze.
Aynı gün 300,000 kişilik bir kalabalık cenazesine katıldı.A temetésen 300 000 ember gyűlt össze.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Néhányan már elfogadták, hogy sosem távozhatunk.
Paramiliter bir gruptu ve en kalabalık zamanında 23.000 askeri kapsıyordu.Mohamed és szövetségesei gyorsan kiállítottak egy kb. 320 fős sereget.
Bu durumun sebebi kısmen aşırı kalabalık ve emniyetsiz pişirme yöntemleri olarak gösterilmektedir.Ezt részben a túlnépesedésnek, részben a nem biztonságos főzési megoldásoknak tulajdonítják.
Herodot'a göre Hindulardan sonra dünya üzerindeki en kalabalık halk idiler.Hérodotosz a trákokat az indek után a világ legnagyobb népének ismerte.
On binlerce kalabalıkta kadınlar arasında ilk kez uluslararası maçlar oynandı.A világbajnokságok történetében először vett részt az eseményen 24 csapat.
Posta arabası sabah 10:30 civarında kalabalık meydana geldi.Reggel 10.30-ra megérkeztek a térre a munkások.
Kutlama yapan kalabalık (yaklaşık 200 kişi) polis tarafından zorla dağıtıldı.A körülbelül 200 fős ünneplő tömeget a rendőrség erőszakkal feloszlatta.
Kalabalıklar, onlarla takviye çalışması yapmak için batı sınırına doğru yola çıktılar.Tömegeket indítottak útnak a nyugati határszél felé, hogy erődítési munkálatokat végeztessenek velük.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Kaikki väkijoukossa tunsivat, ettemme tulisi koskaan palaamaan takaisin.
Kalabalıktan bazı kişiler hastaneye yatırıldılar, ve dört tane polis memuru yaralandı.Jotkut väkijoukossa olleet oli viety sairaalaan, ja neljä poliisia oli loukkaantunut.
Cenazesine birçok devlet adamı dahil olmak üzere büyük kalabalıklar katıldı.Hautajaisiin osallistui muiden muassa monia valtion virkamiehiä.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.Mellakoijat pilkkasivat poliisia avoimesti.
O yıllar Bursa Yahudilerinin en kalabalık dönemidir.Se on juutalaisen vuoden surullisin päivä.
Oslo, Norveç'in başkenti ve en kalabalık şehridir.Oslo on Norjan pääkaupunki ja suurin kaupunki.
Köy, önceden çok kalabalıktı ama şimdi fazla kimse kalmamıştır.Paikalla on ollut linna aiemminkin, mutta siitä ei ole paljoa säilynyt.
Üyeleri kalabalıktı.Yleisö oli runsaslukuinen.
Kalabalık, çocukları içeri göndermesini istedi.He sanoivat haluavansa pidätetyt lapset takaisin.
Rusya nüfus bakımından dünyanın en kalabalık sekizinci ülkesi konumundadır.Venäjä olikin G8-maista maailmanlaajuisesti kaikkein epäsuosituin.
İspanya'nın en kalabalık 8. havalimanıdır.Lentoasema on matkustajamäärällä mitattuna Kanadan 8. vilkkain lentoasema.
Cenevre ve Lozan’dan sonra ülkenin Fransızca konuşan Suisse Romande bölgesinin en kalabalık üçüncü kentidir.Se on Geneven ja Lausannen jälkeen Sveitsin ranskankielisen alueen kolmanneksi suurin kaupunki.
Ontario, Kanada'nın en kalabalık ve ikinci en büyük eyaletidir.Ontario on pinta-alaltaan Kanadan toiseksi suurin provinssi.
İlçe Şanlıurfa'nın en kalabalık ikinci ilçesidir.اثنا عشرية‎) on šiialaisuuden suurin suuntaus.
Arap ülkeleri içerisinde Fas, Mısır, Sudan ve Cezayir'den sonra dördüncü kalabalık nüfusa sahip ülkedir.Marokko on väkiluvultaan maailman neljänneksi suurin arabimaa Egyptin, Sudanin ja Algerian jälkeen.
İsveç'te kalabalık bir Kululu toplumu yaşamaktadır.Ruotsinsuomen huoltoa harjoitetaan Ruotsissa sikäläisen yhteiskunnan tarpeisiin.
800-1000 kişilik bir kalabalık bu etkinliğe katıldı.Kokoukseen osallistui 700-800 henkeä.
St. John's, Antigua ve Barbuda'nın başkenti ve en kalabalık şehridir.Antigua ja Barbudan pääkaupunki on St. John’s.
2010 nüfus sayımlarına göre Columbus 787,033 kişilik nüfusuyla Ohio'nun en kalabalık kentidir.Yhdysvaltain vuoden 2010 väestönlaskennan mukaan Columbuksessa oli 787 033.
Bunlardan biri önceleri ailelerin büyük, kalabalık oluşudur.Ensimmäinen ja tärkein taso on perhe, johon voi kuulua useita sukupolvia.
Yazları bir hayli kalabalıktır.Kesäasukkaita on runsaasti.
Büyük bir kalabalık başkanın konuşmasını bekledi.Suuri väkijoukko odotti presidentin puhetta.
Her yer kalabalık görünüyor.Joka paikassa näyttää olevan ruuhkaa.
Trafik çok kalabalıktı. Toplantıya geç kaldım.Myöhästyin kokouksesta liikenneruuhkan takia.
Şehirdeki en kalabalık etnik grup Uygurlar'dır.Η μεγαλύτερη εθνοτική ομάδα στην περιφέρεια είναι οι Σλαβομακεδόνες.
Ana madde: Doha Doha, Katar'ın en kalabalık ve ekonomik açıdan en önemli şehridir.Η Ντόχα (αρ. الدوحة) είναι η πρωτεύουσα και μεγαλύτερη πόλη του Κατάρ.
Bu durumun sebebi kısmen aşırı kalabalık ve emniyetsiz pişirme yöntemleri olarak gösterilmektedir.Αυτό έχει αποδοθεί εν μέρει στον συνωστισμό και τις μη ασφαλείς συνθήκες μαγειρέματος.
Bu iyi gelişmeyi kutlamak için bir kalabalık Sant'Amriglio Kilisesi önünde toplanmıştır.Μπροστά στην εκκλησία του Αγίου Aμβροσίου μαζεύεται ένα πλήθος ανθρώπων για να πανηγυρίσει.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.Στην κηδεία του παρευρέθηκε πλήθος κόσμου.
Mahallenin oldukça kalabalık bir nüfusu vardır.Η πόλη έχει υψηλή πυκνότητα πληθυσμού.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.Προς έκπληξή της, μία ομάδα μισθοφόρων το έχει ήδη βρει.
Sokak ortasında çevresini saran kalabalık tarafından dövüldükten sonra taşlanarak öldürülmüştür.Αφού κάλπασε στο μέσο της πόλης, σκοτώθηκε από το πλήθος.
Aynı zamanda İspanya'nın en kalabalık adasıdır.Είναι το πολυπληθέστερο νησί της Ισπανίας.
Resmî site IMDb'de Kalabalık ve MutluΔύο Αδέρφια: Ο Ντροπαλός και ο Γενναίος στο IMDb
Bölge Fransa'nın 42. en kalabalık yöresidir.Η πόλη είναι η 42η πολυπληθέστερη της χώρας.
Bir gün yine gittim baktım bir kalabalık var.Επισκέφθηκα ο ίδιος το Τροφώνιο και είδα άλλους αναζητητές.
Bölge Fransa'nın 9. en kalabalık yöresidir.Η πόλη της Ρεσίφε είναι η ένατη πληθυσμιακά στη χώρα.
Türkiye'de optimist altyapı olarak çok önemsenen, en güçlü ve kalabalık sınıfımızı oluşturmaktadır.Θεωρείται η μεγαλύτερη, καλύτερα οργανωμένη πολιτική δύναμη στην Αίγυπτο.
AVM kalabalıktı.Το εμπορικό κέντρο ήταν γεμάτο.
Kalabalık halk onları alkışa tutup iki sevgiliyi yürekten onaylarlar ('O sole!Publikum hylder de to elskende (O sole!
Son olarak, isyancı bir kalabalık, Weiyang Sarayı'na girip Wang Mang'ı öldürdü.Til sidst lykkedes det en oprørshob at trænge ind i Weiyangpaladset, hvor de myrdede Wang Mang.
Günümüzde, en kalabalık Yahudi nüfusa sahip ülkeler Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'dir.De største jødiske grupper i dag findes i Israel og USA.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Mange ville aldrig vende hjem.
Bu rakamlara göre ABD'nin nüfus olarak en kalabalık 104. şehridir.Målt på befolkningstal er det desuden den 104. største by i USA.
Ksenon bileşikleri, soy gaz bileşiklerinin en kalabalık grubudur.Xenonforbindelser forekommer i det højeste antal af de ædelgasforbindelser, der er blevet dannet.
İlgili Sayfalar