kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Oslo, Norveç'in başkenti ve en kalabalık şehridir.Осло — столица и самый крупный город Норвегии.
Saraya girmeye çalışan kalabalık Francisco de Paula'nın ülkeden çıkartılmasına engel olmaya çalıştı.Собравшиеся вошли в здание, чтобы предотвратить высылку Франциско де Паула.
Oyuncu Zoya Bulgakova 24 Aralık 1914'te Novosibirsk'de kalabalık bir ailenin kızı olarak doğmuştur.Зоя Булгакова родилась в Ново-Николаевском 24 декабря 1914 года в многодетной семье.
Konstantinopolis'te dahi, kalabalıklar Phocas'ın alkolizmi çağrıştıran likör sevgisi ile alay ediyorlardı.В самом Константинополе народ открыто насмехался над пристрастием Фоки к алкоголю.
Kalabalık, çocukları içeri göndermesini istedi.Некоторые просили, чтобы он учил их детей.
Mısır ve Nijerya Afrika'nın en kalabalık Müslüman nüfusa sahip ülkeleridir.Нигерия является родиной самого многочисленного мусульманского населения Африки.
Londra, 1731'den 1925'e kadar dünyanın en kalabalık şehriydi.Лондон был самым большим городом мира с 1825 года, пока в 1925 году его не обогнал Нью-Йорк.
Kalabalık ortamlarda genelde saklanma isteği içindedirler.Обычно скрывается в толпе людей.
Güneydeki İngiliz sömürgeleri ise daha kalabalık ve varsıllardı.Южноамериканские подвиды немного больше и светлее.
Ayrıca kalabalık ve spor festivali kutlamasıdır.Есть возможность принимать другие спортивные и праздничные мероприятия.
Posta arabası sabah 10:30 civarında kalabalık meydana geldi.Экипаж проехал через переполненную площадь около 10:30 утра.
En kalabalık grup Buryat'lardır.Самую многочисленную группу составляют грызуны.
Alay Köşkü önünde büyük bir kalabalık toplandı.«Перед зданием Совета собралась большая толпа.
Bu defa daha teşkilatlı, daha kalabalıktılar.А в этот раз было и больше, и богаче.
Ordu, kalabalık fakat düzensiz bir Türkmen ordusuydu.Армия представляет собой в основном неорганизованную, деморализованную толпу.
Aşağıda insanlardan oluşan bir kalabalık, Jackson'ın tezahüratlarıyla Doktor'u alkışlayıp ona teşekkür eder.Ещё он сказал, что откроет дверь, если придут Доктор со Сьюзен.
Klipte Ortaç’a Kübalı dansçıların da bulunduğu kalabalık bir cast eşlik etti.Звучали даже идеи о некоем кубическом балете, с танцующими параллелограммами».
Köy, önceden çok kalabalıktı ama şimdi fazla kimse kalmamıştır.Раньше деревень было больше, но многие уже заброшены.
Böylece onları izlemeye gelen kalabalık coştu.Тысячные толпы выходили посмотреть на него.
Bölge Fransa'nın 28. en kalabalık yöresidir.19-й по количеству жителей город Германии.
Bu tür kişilerin kalabalık korkusu vardır.У такой толпы есть подстрекатели.
Bu bölgeler pis ve kalabalıktı.Рядом деревни Соколово и Бархатиха.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.Лесные зверушки собрались его встречать.
Binanın önündeki kalabalık bir anda yaklaşık 250 kişiye ulaştı.На следующее утро перед зданием собралась толпа численностью не менее пяти тысяч человек.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.На похоронах собралась большая толпа народа.
Dulkadiroğlu Hanedanı köye yerleştiğinde yanında çok kalabalık bir kapıkulu bulunuyordu.При въезде в город царя встретила большая толпа.
Bunun üzerine halk, kalabalık topluluklar halinde kiliselerde toplanmaya başladı.Все жители Славянки стекались тогда к ним на народные гулянья.
Eyaletteki en kalabalık beşinci şehirdir.Является пятым по численности населения городом в штате.
Kazakistan'ın nüfusu en kalabalık bölgesidir.Они представляли беднейшую часть казахского общества.
İyi niyetli sempatizanlar ve gazeteciler ile büyük bir kalabalık daire dışında kaldırımda toplandı.Многочисленная толпа доброжелателей, поклонников, туристов и репортеров собралась на улице около её квартиры.
7th Heaven (Kalabalık ve Mutlu) dizisinde ise ana rollerden birini almayı başarmıştı.Седьмой тур проводился на одной из застав Благовещенского Краснознаменного погранотряда.
Düğünleri çok eğlenceli ve kalabalık olur.Свадьба, все веселятся.
Bu durum, alanda kalabalık kuş topluluklarının beslenmesine imkân sağlamaktadır.Можно сказать, что и сейчас многие жители выращивают этих птиц.
Kalıcı nüfus her ne kadar çok az olsa da köy yazları kalabalıklaşır.Несмотря на значительную плотность дневного населения, численность постоянного населения района невысока.
Hanife oğulları Haricilerin en kuvvetlileri ve en kalabalık olanları idi.وقُتل من أصحاب ابن الأرقط مقتلة عظيمة، وأُسر منهم كثير.
St. John's, Antigua ve Barbuda'nın başkenti ve en kalabalık şehridir.سانت جونز (بالإنجليزية: St. John's) عاصمة أنتيغوا وبربودا وأكبر مدنها .
Aynı gün 300,000 kişilik bir kalabalık cenazesine katıldı.حضر جنازته يوم 9 أبريل حشدُ مكوّن من 300 ألف شخص.
Posta arabası sabah 10:30 civarında kalabalık meydana geldi.وصلت العربة إلى الميدان المُزدحم في الساعة العاشرة والنصف صباحاً تقريباً.
Fez'deki Yahudi Mahallesi 1912 yılında Müslüman kalabalıklar tarafından neredeyse tümüyle yıkıldı.وكان الحي اليهودي في فاس قد دمر من قبل حشد من المُسلمين في عام 1912.
Özellikle hafta sonlarında daha kalabalık olmaktadır.ويكون ذلك أكثر شيوعا في فصل الصيف.
Bölge Fransa'nın 35. en kalabalık yöresidir.وكانت ستصبح الدولة الخامسة والثلاثين الأكثر سكانا.
Nüfusun %58'inin yaşadığı Cava adası, dünyanın en yoğun nüfuslu kalabalık adasıdır.يعيش في جاوة 58٪ من السكان، أكثر جزر العالم اكتضاضاً بالسكان.
O gün meydan çok kalabalıktı.كان القتال محتدما معظم ذلك اليوم .
Ana madde: Tokyo Tokyo, Japonya'nın en kalabalık ve ekonomik açıdan en önemli şehridir.تعد العاصمة طوكيو، بلا شك، المدينة الأهم في اليابان.
Ayrıca kalabalık ve spor festivali kutlamasıdır.أي الإحتفال بمهرجانات عقائدية ورياضية معاً .
Arap ülkeleri içerisinde Fas, Mısır, Sudan ve Cezayir'den sonra dördüncü kalabalık nüfusa sahip ülkedir.المغرب هو رابع البلدان العربية الأكثر اكتظاظا بالسكان، بعد مصر، السودان، والجزائر.
Kalabalık, 1189'da I. Richard'ın taç giyme törenine katılan Yahudi heyetine saldırdı.في عام 1189، هوجم جمهور من اليهود الذين كانوا يحضرون تتويج ريتشارد قلب الأسد.
Düğünleri çok eğlenceli ve kalabalık olur.مرحة ولها الكثير من الأصدقاء.
Silah ateşi oldukça kalabalık bir aylak sürüsünün dikkatini çeker ve hızlıca çiftliğe giderler.يجذب صوت إطلاق النار قطيعاً كبيراً من الموتى السائرون ويهاجم المزرعة مجبراً المجموعة على الهرب.
Bu bölge de gece çok kalabalık olan bölgelerden biridir.وتلك المنطقة واحدة من أكثر المناطق زحمة في الليل.
Kız evi önünde büyük bir kalabalık olur.الأميرة صيته بنت جلوي.
Trafik çok kalabalıktı. Toplantıya geç kaldım.كان السير خانقاً ، فتأخرت على الإجتماع.
Kalabalık tarafından çevrilince Bart, önceki gün yaşananları anlatmaya başlar.Rodeado pela multidão, Bart relata o que se sucedeu no dia anterior.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Todos na multidão sentiam que nunca iam voltar.
Manzanar'da en kalabalık zamanda 10.046 kişi ve toplam 11.070 kişi hapsedildi.Manzanar chegou a alojar 10 046 prisioneiros e um total de 11 070 pessoas foram encarceradas aí.
Önceden Naha yüzyıllardır Okinawa'nın en önemli ve kalabalık yerlerinden biriydi.Antes disso, Naha foi por séculos uma dos mais importantes e populosos locais de Okinawa.
Nüfusu 1 milyonu aşan Roma dünyanın en kalabalık kenti oldu.Roma tem uma população de mais de 1 milhão, tornando-se a maior cidade do mundo.
Peter, kalabalık bir uçakta bulunan Dawson's Creek karakterlerini öldürmekle görevlendirilir.Peter é desafiado a matar as crianças do Dawson's Creek, que estão em um avião lotado de passageiros.
Kalabalıktan bazı kişiler hastaneye yatırıldılar, ve dört tane polis memuru yaralandı.Alguns na multidão foram hospitalizados e quatro policiais ficaram feridos.
Kalabalık, çocukları içeri göndermesini istedi.Algumas pessoas apelaram-lhe para concedê-los crianças.
İlgili Sayfalar