kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bölge Fransa'nın 81. en kalabalık yöresidir.Es el noveno cantón en extensión territorial de los 81 del país.
Pakistan'ın yedinci en kalabalık kentidir ve dünyanın en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir.Vienen a este lugar sijs de todo el mundo y es una de las ciudades de más rápido crecimiento de Pakistán.
O zaman anlarız gerçekte ne kadar kalabalık olduğumuzu.Pero no se sabe cuán comunes son en Colombia.
Yaz mevsimi boyunca Avrupa'daki en kalabalık havalimanlarından olmaktadır.Se usa como horario de verano en la mayor parte de Europa.
İçim kalabalık çekiyor.Los míos lloran.
Asya dünyanın yüzölçümü olarak en büyük ve en kalabalık kıtasıdır.Asia es el continente más extenso y poblado de la Tierra.
Peru'daki en kalabalık metropol listesidir.Es la principal cadena de Multicines en el Perú.
En kalabalık böcek takımıdır; bilinen 350.000 kadar türü vardır.La empresa más conocida de este tipo es sedo. quien dice tener más de 350.000 usuarios registrados.
Lakin, muhtemelen yaz olduğu için, teras daha kalabalıktır.Before the Summer Crowds probablemente tendrá una mejor suerte...
Endonezya dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesidir.Indonesia es el cuarto país más poblado del mundo.
Daha sonra gelen İtalikler ilklerden daha kalabalıktı.Por otro lado, algunas que hoy no aparecen, eran antes más comunes.
İstanbul'un en kalabalık metro istasyonudur.Otra de las infraestructuras de gran importancia es el Metro de Sevilla.
Yılarak sahneden ayrılmaya başlarlar; fakat kalabalık birlikte şarkılarını söylemeye başlar.The Wanted se ven caminando en algún lugar mientras cantan sus partes.
Kazakistan'ın nüfusu en kalabalık bölgesidir.La población de origen caucásico son la mayor parte de la población.
Kalabalıktan bir çığlık yükseldi.Un grido si levò dalla folla.
Kalabalıkta kendime yol açtım.Mi feci strada tra la folla.
Çok kalabalık koloniler oluşturular.Formano colonie numerose.
Mısır ve Nijerya Afrika'nın en kalabalık Müslüman nüfusa sahip ülkeleridir.In Africa, Egitto e Nigeria hanno le comunità musulmane più numerose.
Aziz Peter Meydanındaki gösteri için gelen kalabalık halk disiplinli ve örgütlü bir şekilde alana girdi.La folla che si riuniva nel campo di San Pietro arrivò in contingenti disciplinati e organizzati.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.Al suo funerale partecipò una folla grandissima.
Cenazesinde Paris'in ressamları, sanatçılar ve hayranlarından oluşan büyük bir kalabalık bir araya gelmiştir.Al suo funerale partecipò però una grande folla di suoi lettori ed ammiratori.
Varsayıldığı üzere ülkedeki en kalabalık Yahudi nüfusu 250 kişiyle 1972 yılında gerçekleşti.Le ultime condanne in base a questa legge furono nei confronti di 227 uomini nel 1992.
Özellikle hafta sonlarında daha kalabalık olmaktadır.Essi sono più comuni sul finire dell'estate.
2010 nüfus sayımına göre şehir Rusya'nın en kalabalık 13. şehridir.Stando al censimento del 2001, questa sarebbe la terza più vasta comunità rom in Ungheria.
Londra, 1731'den 1925'e kadar dünyanın en kalabalık şehriydi.Tra il 1831 e il 1925 Londra fu la città più grande del mondo.
Bu county ABD kontluklarının en kalabalık ve en yüksek etnik çeşitliliğe sahip olanıdır.La contea è quella maggiormente diversificata, dal punto di vista etnico, di tutti gli Stati Uniti.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.Una banda di malfattori vuole entrarne in possesso.
Eyaletteki en kalabalık beşinci şehirdir.Per abitanti è la quinta città della provincia.
Bununla birlikte Milan sokaklarında kalabalıklar toplanmıştı.Contestualmente vennero realizzate le porte di Milano.
Bölge Fransa'nın 2,5 milyonluk nüfusuyla en kalabalık yöresidir.Questo equivale a 2,5 volte l'area totale dell'Europa.
Burada kalabalık ve neşeli bir koloni bulmayı bekliyorlardı.Racchiudeva un grande giardino pubblico molto apprezzato e frequentato.
Cenazesine birçok devlet adamı dahil olmak üzere büyük kalabalıklar katıldı.Ai suoi funerali partecipò una numerosa folla, compresi molti dignitari.
Böylece onları izlemeye gelen kalabalık coştu.E a quel punto avevano un numeroso gruppo di persone a supportarli al loro seguito.
Bölge Fransa'nın 13. en kalabalık yöresidir.È il tredicesimo comune della provincia per popolazione.
Kurdukları üreme kolonileri, bütün penguen türleri içerisinde en büyük ve en kalabalık olanlarıdır.Le sue foglie sono tra le più grandi di tutto il genere Pinguicula.
Anlaşılmayan kalabalık insan gürültüsü olarak da tarif edilebilir.I testi sono volutamente incomprensibili per via del rumore.
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.Alcuni gruppi di facinorosi hanno assalito alcuni negozi e rotto delle finestre.
Aşağıda insanlardan oluşan bir kalabalık, Jackson'ın tezahüratlarıyla Doktor'u alkışlayıp ona teşekkür eder.Questo infatti dona a Radio una divisa della squadra dei Jacket, che lo ringrazia felice.
Şu zamanda metro aşırı kalabalıktır.В метро в это время слишком многолюдно.
Metroda şimdi acayip kalabalık vardır.В метро в это время слишком многолюдно.
Bu kalabalık bana Tokyo caddelerini hatırlatıyor.Эта толпа напоминает мне улицы Токио.
İnsanları işaret etmek kalabalıktır.Показывать на людей пальцем невежливо.
Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.Сельские дороги не так забиты, как городские.
Kalabalık alkışladı.Толпа зааплодировала.
Kalabalık azalana kadar bekleyelim.Подождём, пока толпа поредеет.
En kısa yol her zaman en kalabalık olandır.Самый лёгкий путь всегда самый многолюдный.
İstanbul kalabalık bir şehirdir.Стамбул - густонаселённый город.
Kalabalık plajları sevmem.Я не люблю многолюдные пляжи.
2 Mayıs günü, Madrid'deki kraliyet sarayının önünde büyük bir kalabalık toplandı.2 мая перед Королевским дворцом в Мадриде начала собираться толпа.
Çılgın Kalabalıktan Uzak (özgün adıyla Far from the Madding Crowd), Thomas Hardy'nin bir romanı.Вдали от обезумевшей толпы, Томас Харди.
En kalabalık Yahudi nüfusu barındıran iki Müslüman ülkeden biridir (diğeri Türkiye'dir).Мусульмане — вторая по численности группа верующих.
Fez'deki Yahudi Mahallesi 1912 yılında Müslüman kalabalıklar tarafından neredeyse tümüyle yıkıldı.Еврейский квартал в Фесе был почти уничтожен мусульманской толпой в 1912 году.
Katmandu Vadisi, Nepal'in en gelişkin ve en kalabalık yeridir.Долина Катманду является наиболее развитой и населённой частью Непала.
Aşağıdaki kalabalık polis çağırır.Внизу собирается большая толпа людей.
Çılgın Kalabalıktan Uzak (film, 1967), John Schlesinger filmi.Вдали от обезумевшей толпы (фильм, 1967) — фильм 1967 года, Великобритания, режиссёр — Джон Шлезингер.
Arap ülkeleri içerisinde Fas, Mısır, Sudan ve Cezayir'den sonra dördüncü kalabalık nüfusa sahip ülkedir.Это четвёртая в мире по численности населения арабоязычная страна после Египта, Судана и Алжира.
Özellikle hafta sonlarında daha kalabalık olmaktadır.Особенно многолюдно в выходные дни.
Japonya 126 milyonluk nüfusuyla dünyanın nüfus açısından onuncu en kalabalık ülkesidir.С населением более 126 миллионов человек, Япония занимает десятое место в мире.
Bu sırada kalabalık bir hayran grubu stüdyoya geliyor ve partiye başlıyorlar.В этот момент, в студию забегает толпа людей и начинает танцевать.
Daha sonra kalabalık , evlerine döner.После чего толпа разошлась по домам.
İlgili Sayfalar