kalıt ile cümle
kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Many impatients are very concerned for water quality and air quality.
Cassel-Falstein Dükü ve kalıtsalDuke of Cassel-Felstein, and hereditary
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorInside every cell in your body lies your genome.
İnsanlaştırılmış teknolojiyle uykumuzun kalitesini ölçebiliriz.With humanized technology we can monitor the quality of your sleep cycles.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synesthesia runs in families, so Galton said this is a hereditary basis, a genetic basis.
Bir insan 3 yıl boyunca eğitim verdikten sonra, eğitme kalitesi değişmiyor.Once somebody has taught for three years their teaching quality does not change thereafter.
Bu grafik dört faktörün eğitim kalitesini nasıl etkilediğini gösteriyor.This chart takes four different factors and says how much do they explain teaching quality.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.They simply did not tolerate any useless or shoddy stuff.
20 liraya basit bir silah alabilirken... ...kaliteli bir Kalaşnikof size 150 liraya mal olacaktır.A tenner will buy you something simple, whilst a top-of-the-range Kalashnikov will cost £80.
Sanırım bu kalıtsal.Guess it's hereditary.
İşe bir değer önerisiyle başlayın ve sonra kaliteli bir kullanıcı deneyimi üzerinde yoğunlaşın.Start with a value prop, and then focus on a quality user experience.
Etkinlik süresine ve günün hangi saatinde olduğuna göre ikram miktarına ve kalitesine karar verin.Decide on the amount and quality of catering, depending on time of day and duration of your event.
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.Later, I would work on evolutionary genetics, and I would work on systems biology.
Kimse secime gidip de yasam kalitesinin dusecegini soylemeyecek.No one can go to the polls and say that quality of life is going to reduce.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.They want quality of life to keep increasing.
Bu tamamiyle kalitesizThis is completely cheesy.
Servis ekonomisi ile beraber kaliteyi arttırma esas amaç oldu.With the service economy, it is about improving quality.
O hayatın kalitesiydi.It was part of the quality of life.
Yüksek kalitede sağlık hizmetleri geliştirip sunabilecek mi?Will it provide high quality care?
CA:Evet kalite ile karşılaşırlar, Richard yapma şimdi, herkes kalite diyor-- ruh?CA: They are quality, Richard. Come on now, everyone says quality.
Ve biz ayrıca ne yaparsak yapalım kalitesiz bir İngiltere reklamı yapamayacağımızı hissettik.And so what we also felt was that whatever we did we couldn't do a cheesy advert for Britain.
En kalitelisinden sığır filetosu.The highest-grade sirloin.
En iyi kalite. Otur. Ayağına bakmak istiyorum.Then perhaps you and I can negotiate, huh?
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.That's like trying to improve the food in a restaurant that stinks.
Kaliteyle mi, bir şeyin daha fazlası veya daha azıyla mı?Is it quality, more of something, less of something?
Onları çok memnun edecek olan özellikler mi, performans mı yoksa kalite mi?And is it features that would delight them or performance or quality?
Daha yüksek kaliteyle mi ilgilidir?Is it about better quality?
Merhaba, ben Alexi. Google Arama Kalitesi takımında çalışıyorum.Hi, I'm Alexi, and I work on Google's Search Quality team.
Doğrusallık daha kaliteli ses demektir.Linearity means higher quality sound.
Omega 3 yağ asidi zengini olan yüksek kaliteli proteinler almanızı istiyorum.I want you to have high-quality proteine that is rich in Omega-3 fatty acids.
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altına Bohemya. "To speak plainly, the matter implicates the great House of Ormstein, hereditary kings of Bohemia."
Gottsreich Sigismond von Ormstein, Cassel-Felstein Grandük ve kalıtsalGottsreich Sigismond von Ormstein, Grand Duke of Cassel-Felstein, and hereditary
Evet ama bu kalitesine göre değişir.Yes, but it depends on the quality.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.If people want better quality.
Satılması için ürünlerin kalitesini arttırmalısınız.You have to increase the value of the products in order to sell them.
Şimdi, yüzeyleri yansıttıkları ışığın kalitesine bağlı olarak görelim.Now let's see the surfaces according to the quality of light that they reflect.
Dinlemenizin kalitesini geliştirmek için harika bir egzersiz.It's a great exercise for improving the quality of your listening.
Kablosuz teknolojisi ve internet sağlık kalitemizi fazlasıyla iyileştirebilir.Now, wireless and the Internet can improve health care greatly.
Kullanışlı ve oyuncakların gelişimi açısından oldukca kaliteli oldugunu görebilmiştiHe could see that it was useful and that the quality of the toys improved
En son olarak hızla artan kaliteden bahsetmek istiyorum.So I'll finish up with exponentially better.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.The principle is you just need those three things -- variation, selection and heredity.
Yani, vermek istediğim mesaj şu, yaşam kalitesini korumak işin neresinde?I mean, one of the messages I like to carry over is, what about defending quality of life?
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.And kind of the father of classical genetics and heredity is Gregor Mendel.
Tabi bu, kalıtım çevre ikileminin oluşmasına neden oldu.And of course, this gave rise to the nature-nurture dichotomy.
Canlı kalıtsal bilgiye de sahiptir.Life also has a kind of inheritable information.
düşük kalite mallar üzerine yaptığımız bir önceki videodan sonra bir kavram karışıklığı sezdim .I sensed some confusion coming out of the last video on inferior goods.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.They're useless because they don't control for heritability.
Bir hükümet görevlisi yerli mallar kullanmalı. Ama kalitesi çok farklı.A government official should use domestic products, but the quality is so different.
Burada olağanüstü kalite olduğunu bildiğimiz birşey bu.Here's now something we know in spectacular quality.
Biliyorsunuz ki bir tarihçinin kalitesini Dünya sayısından anlayabilirsiniz.You know you can tell the quality of the historian by the number of his or her globes.
Yüksek kaliteli içme suyu için, size HomePure'u sunuyoruz -To ensure high quality drinking water, we are pleased to introduce to you
Her filtre aşaması özel ve önemli işlevler görerek yüksek kaliteli içme suyu sağlar.Each filter stage performs unique crucial functions to ensure the high quality of drinking water.
HomePure'dan kaliteli içme suyunun tadına varın ve inanılmaz yararlarını görünEnjoy drinking the quality drinking water from HomePure and experience its tremendous benefits.
Kaliteyi nasil kontrol ediyoruz?How do we manage the quality control?
"Upwake"in bir film kadar görsel ve işitsel bir kalitede olmasını istedim.I wanted "Upwake" to have the same audiovisual qualities as a movie would.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.I know theater can improve the quality of people's lives, and I know theater can heal.
Ve bir kalıtım bilimci olarak,And being a geneticist,
Video oyunları ve filmler için yüksek kalitede yüz animasyonları yapıyoruz.We specialize in high-quality facial animation for video games and films.
KÜRESEL YAŞAM KALİTESİ SÜREKLİ DÜŞMEKTEDİR.THE GLOBAL QUALlTY OF LlFE IS ON A CONTlNUAL DECLlNE
Bunlardan birisi, okyanuslar dünyadaki yaşam kalitesinin merkezidir.One of them is the oceans are central to the quality of life on earth.