Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Die erfelijke zwakte, die overgeërfde conditie is verdampt.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Diese ererbte Schwäche, dieser ererbte Zustand, hat sich verflüchtigt.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Esa debilidad heredada, esa enfermedad heredada se ha evaporado.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Essa fraqueza inerente, essa condição inerente evaporou-se.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Khi các lỗi trong sự dẫn truyền tín hiệu âm không còn.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.그 유전적 결함이, 그 유전적 장애가 사라져 버렸지요.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Questa debolezza ereditaria, questa condizione ereditata si è dissolta.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Ta wrodzona przypadłość zniknęła. Ta wrodzona przypadłość zniknęła.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Тази наследена слабост, това наследено условие се изпари.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Цей спадковий недолік, ця спадкова хвороба випарувалась.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Это наследственная слабость, наследственное заболевание испарилось.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.החולשה התורשתית הזאת, המצב התורשתי הזה נעלם.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.ذلك الضعف الموروث، تلك الحالة الموروثة قد تبخرت.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.消えて無くなりました 今ではそんな話は聞きません どうなったのでしょうか
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Abilitați de supraviețuire pe care le-am moștenit timp de multe sute de mii de ani de evoluție.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Des aptitudes de survie dont nous avons hérité après des milliers et des milliers d'années d'évolution.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Ezek olyan túlélési készségek, amelyeket a törzsfejlődés sok százezer éve hagyott örökül.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Habilidades que heredamos durante muchos, cientos de miles de años de evolución.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.수 백, 수 천 년전 조상으로 부터 우리가 물려받은 진화의 생존 기술이죠.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Mà chúng ta được kế thừa qua hàng chục ngàn năm một sự tiến hoá
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.São técnicas de sobrevivência que herdámos ao longo de muitas centenas de milhares de anos de evolução.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Schopnosti, ktoré dedíme už stovky a tisícky rokov vďaka evolúcii.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Überlebenstechniken, die wir über viele hunderttausende von Jahren der Evolution geerbt haben.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Мы унаследовали эти навыки через сотни и тысячи лет эволюции.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.Това са уменията за оцеляване, които сме наследили за много стотици хиляди години еволюция.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.אלו כישורי הישרדות שירשנו מזה מאות אלפי שנים של אבולוציה.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.هذه هي مهارات البقاء التي ورثناها على مدى كثير من مئات الآلاف من سنين التطور.
Bunlar yüzbinlerce yıllık evrim sonucunda kalıtımsal olarak edindiğimiz hayatta kalma becerileridir.人類が受け継いできた 生存の為の知恵です 赤ん坊は無力なので 生き延びるには 誰かに-
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.A wiele wrodzonych wad zwiększa ten szum.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Ci sono molti difetti ereditari che possono renderlo più rumoroso.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Có nhiều sai lệch truyền lại có thể làm cho não bị rối loạn.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Er zijn vele erfelijke fouten die ze lawaaieriger kunnen maken.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Es gibt viele ererbte Defekte, die zu mehr Rauschen führen.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Există numeroase defecte moștenite care îl pot face și mai zgomotos.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Há muitas falhas hereditárias que podem torná-lo mais ruidoso.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Hay muchas fallas heredadas que lo pueden hacer más ruidoso.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Il existe de nombreuses erreurs héritées qui peuvent le rendre bruyant.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.더 소음을 심하게 하는 다수의 유전적 결함들도 있습니다.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Є багато спадкових вад, які можуть зробити його більш шумним.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Има много наследени проблеми, които могат да го направят по-шумен.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.Существует много наследственных дефектов, делающих его более шумным.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.יש הרבה בעיות תורשתיות שעלולות לגרום לו להיות רועש.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.وهناك العديد من العيوب الموروثة التي يمكن أن تجعل منه أكثر تشويشا.
Bunu daha gürültülü yapabilen pek çok kalıtımsal kusur vardır.そのような脳を持つ子供の母国語は
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.A lényeg az, hogy csak erre a három dologra van szükség -- változatosság, szelekció és öröklődés.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Das Prinzip ist, man braucht nur diese 3 Sachen: Variation, Selektion und Vererbung.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.El principio es que se necesitan sólo tres cosas: variación, selección y herencia.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.En principe vous n'avez besoin que de ces trois éléments: variation, sélection et hérédité.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Het principe is dat je slechts drie zaken nodig hebt: variatie, selectie en overerving.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Il principio è che c'è bisogno di tre sole cose -- variazione, selezione, ereditarietà.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.În principiu, este nevoie de doar trei lucruri -- diversitate, selecţie şi ereditate.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.이 원칙은 다음 세 가지만 있으면 됩니다. 다양성, 선택 그리고 상속.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Podstata je taková, že potřebujete jenom tyto tři věci -- pestrost, výběr a dědičnost.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Podstawowa zasada mówi, że potrzebujemy tych trzech rzeczy, zmienności, doboru i dziedziczenia.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Η αρχή είναι ότι χρειάζονται μόνο αυτά τα τρία πράγματα ποικιλομορφία, επιλογή και κληρονομικότητα.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Принцип в том, что необходимы только три категории - видоизменение, отбор и наследственность.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.Принципът е, че просто са нужни тези три неща... разнообразие, подбор и наследственост.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.העקרון הוא שנחוצים רק 3 דברים אלה - גיוון, ברירה ותורשה.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.المبدأ انك تحتاج الى هذه الثلاث أشياء التلون والإختيار والوراثة
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.変化 選択 そして遺伝 ダニエル・ダネットが言うように これらの要素があれば