kalıt ile cümle

kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Durum böyle olunca da mahalle halkının hayat kalitesi yükselmektedir.* この方法によって家族の生活の質が向上する。
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.また昼行性で、性質は大人しい。
HD kalitesinde olan ekran 294ppi piksel yoğunluğuna sahiptir.Hs294D テレビ照準装置型。
İkinci ve daha önemi olarak, yatırımın seviye ve kalitesinin 1980lerde sabit kalması sayılabilir.このように、威力、安定感ともに屈指のレベルのストローク力は、1980年代最高のものであると評価されている。
Tüketiciler genelde kaliteden ziyade miktara önem verir.ふつう、消費者は質より量をとる。
Google, bu ücretin Google Play'de daha kaliteli ürünleri teşvik etmek için ücretlendirildiğini belirtti.Google聲明,此費用是為了鼓勵在Google Play上推出更高品質的產品。
Salam Standard, Müslüman gezginler için otellerin kalite standartlarını ve şeffaflığını arttırmayı amaçlıyor.萨拉姆标准旨在提高穆斯林游客酒店的质量标准和透明度。
2007 Cochrane incelemesinde, önerilmeleri için yeterli kalitede herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır.2007年Cochrane的综述中没有发现可以用来推荐此类药物使用的有质量的研究。
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.由WikiRank提供的分數用於 信息框的質量評估。
1511 yılında, Mackenzie'lerin koruyucuları olan Macrae Klanı'nı kalenin kalıtsal kollukçusu oldu.1511年,马克雷家族(Clan Macrae)继承了该城堡。
Kaliteli oyuncular olduklarını söylemem lazım.被怜認為是有資質的選手。
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.農人則依據其所生產的咖啡豆的產量與品質,賺取相對的利潤。
Yine de, ona birçok spekülasyona yol açan "en iyi ikinci yatağım" kalıtını bırakmasıyla dikkati çekti.然而他特意提及一点,将“我第二好的床”留给她,这个遗赠物导致了很多猜想。
Organizasyonda kalite hedefi açık olarak belirlenmelidir.內容須以程朱學派的注釋為準。
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.儘管如此,學生們得到很好的生活待遇。
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.作為她生命中的任務,她開始並認真地保存及出版她丈夫的詩作遺產。
Kalite güvencesi: Proje yöneticisi tarafından yapılır.投资建设项目管理师:已实施。
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.→然而過程依然是一個謎。
Bu payların bütününe kalite maliyeti denilir.這些費用稱作到達費。
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.琥珀酸可以令葡萄酒產生溫和的水果味。
Oyunlarının birçoğu hayatı boyunca değişik kalitede ve doğrulukta basında yayınlandı.在他有生之年,他的很多作品就以多种版本出版,质素和准确性参差不齐。
Kalitelik bir işçilik görülür.会有大工之例。
Sahip olduğu gelişmiş altyapı, yüksek yaşam kalitesi, ve en yüksek beklenen yaşam süresine sahiptir.法国人享有高水平的生活质量,教育水平和较长的预期寿命。
Daha önce kentten aldıkları malları, aynı kalitede olmasa bile, üretmeye başladılar.牠們以往被分類在鵐科中,但其實並非接近牠們。
Bu da köydeki tarım ürünlerinini kalitesini arttırmaktadır.承担提升农产品质量安全水平的责任。
Mahallede tamamen mera hayvancılığı yapıldığından et kalitesi ve tadı çok yüksektir.不同地區所生產的馬奶酒之間其風味、品質差異甚大。
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.執行功能簡單來說就是一整群包含認知處理過程的集合。
Maksimum kaynak kalite güvencsiyle koruma temizlik sağlanır.透過最新的安全部件,增強安全性。
İç kısmın daha yükseklerine mavi boya hakimdir, fakat düşük kalitelidir.上層的顏料採用主要是藍色,但素質欠佳。
Ancak bu film öncekinin kalitesi ve başarısına erişemedi.然而這部電影卻沒有他以往的作品來得成功。
Dernek ISO 9001:2000 Kalite Belgesi sahibidir.獲ISO9001:2000系統驗證合格。
Neden olarak da silahlarin kötü kalitelerini sundu.这也是他对枪支如此熟悉的原因。
Her iki albümünün de kayıt kaliteleri çok düşüktür.父子兩人很稀奇的留下相同的紀錄。
1.0 versiyonunun grafik kalitesi idare eder durumdadır.Version 3.60 提升系统的效能。
Bu kanal SD kalitesinde yayın yapmamaktadır.不過,音效檔無法轉移至SD卡上。
İngiliz koloniciler bu adada şeker kamışı plantasyonları kurup çok iyi kaliteli şeker üretmeye koyuldular.荷兰殖民者曾经在岛上开辟甘蔗种植园,至今遗址尚存。
Genom, bir kalıtım birimi.旅,無作戰單位。
Yüksek kaliteli resim二值图像
Salam Standard, Müslüman gezginler için otellerin kalite standartlarını ve şeffaflığını arttırmayı amaçlıyor.살람 표준은 무슬림교 여행자들을 위해 질의 기준과 투명도를 증가시키는데 목표를 두고 있다.
O dönemde pangenezis, orthogenezis ve diğer mekanizmalara dayanan birçok kalıtım teorisi tartışılşmaktaydı.그 동안 범생설(pangenesis, 다윈의 유전 가설), 정향진화설(orthogenesis) 또는 다른 메커니즘에 기초한 다양한 유전 이론들이 토론되고, 활발하게 연구되었다.
Resim kalitesi çok iyidir.사진의 품질이 좋다.
Bir yıl boyunca kalite kaybı olmaksızın soğuk hava depolarında saklanabilir.냉동할 경우엔 품질 저하 없이 1년 정도 보관할 수 있다.
Avrupa Yayın Birliği (EBU), Euroradio ağında yüksek kaliteli ses dağıtımı için FLAC formatını benimsemiştir.유럽 방송 연합 (EBU)은 유로라디오(Euroradio) 네트웍에서 고품질의 오디오를 배포하는 데 FLAC 포맷을 사용하기로 하였다.
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.주교면(舟橋面)은 대한민국 충청남도 보령시에 속한 면이다.
Ayrıca kaliteli şaraplık üzümler yetişmektedir.우수한 와인생산과 함께 와인생산량도 증가하고 있다.
16:9 biçiminde yayın yapılan görüntülerin kalitesini görsel biçimde geliştirir.종횡비가 16:9인 몇 모델에서는 풍경 이미지의 가로폭이 늘어나서 눈에 띄는 왜곡을 야기한다.
"Ekşi Sözlük'ün Kalitesi Düşüyor mu?"“스타 작가들의 아성 무너지나?”.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.이 역시 사랑의 가치를 강조하기 위한 설정이다.
Mendel, bezelyelerle yaptığı çaprazlama deneylerinde bu bitkinin kalıtımını incelemiştir.멘델은 자신의 연구를 위해서 완두콩을 그 재료로 사용했다.
Üçüncü bir HÜS türü Kalıtsal HÜS'tur.초특급 스케일로 세 번째 투어 피날레 장식”.
Ulusal hastalık sigorta sistemi tüm vatandaşların sağlık kalitesini iyileştirmektedir.개인적 차원의 의료비 절감은 국가전체의 후생증진과 건강보험 재정 절감으로 이어진다.
Toplam kalite yönetiminin bir maliyeti vardır.예컨대 매매목적물의 가격이 등귀한 경우가 있다.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.많은 국제적인 호텔이 이곳에 있다.
Bu payların bütününe kalite maliyeti denilir.이 값을 큰 분배함수라고 부른다.
Eğer öyleyse kalıtsal olarak soylu biridir.그러나 아직은 씨족적인 귀족이었다.
1080p özelliğine sahip bir televizyonun en az iki katı kadar yüksek görüntü kalitesine sahiptir.한편 같은 40인치의 디지털 텔레비전에서 480p 표준 방송 보다는 1080p의 표준 방송이 훨씬 더 많은 이미지 정보를 담고 보여주고 있어서 더 해상도가 높다고 말할 수 있다.
Kaliteli baskılarla ve orijinal kapaklarla çıkan seri, Şubat 2013 itibarıyla 47'inci kitaba gelmiştir.초장지의 비석과 석물 등은 1974년 5월 세종대왕기념관 경내로 옮겨졌다.
Fakat urun kalitesi endustriyel cevrimin her bir noktasından etkilenir.비정규직 노동은 모든 산업분야에서 증가하는 추세다.
Eğer problem kalıtımsal değilse, belirtiler birkaç ay içinde kaybolur.새 도로로 얻은 속도는 만일 몇 주 안에 사라지지 않는다면 몇 달 내로 사라진다.
Yüksek kalitede (High-Fidelity) ses depolama ortamıdır.이것은 고성능 오디오 기기를 뜻하는 용어인 하이파이(Hi-Fi, High Fidelity)와 비슷하다.

İlgili Sayfalar