kalıt ile cümle

kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durum kaliteyi de olumsuz etkiledi.Ez pedig káros hatással van a minőségre.
Bu diskte film 1080i resim kalitesinde gösterilmektedir.A televíziós sorozat epizódjai 1080i(wd) képformátumban jelenik meg.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Az emelések hozzáadódnak, a csökkentések levonódnak.
Çinilerin desen ve teknik kalitesi üst seviyededir.Az egyedülálló kínai művészet magas technikai szinttel párosult.
Bu hücreler kalite kontrol uygulamalarında hızlı örnek değişimi için kullanılmaktadır.Ezeket a minőségellenőrző alkalmazások gyors mintavételére használják.
Bağışıklık yetmezlikleri ayrıca kalıtılabilir ya da edinilebilir.Immunitásunk lehet velünk született vagy szerzett immunitás.
İsveç'in erkek giyim konusunda yüksek kaliteli ürünleri ile bilinen markalarından biridir.Híres volt a helyben készült, kitűnő minőségű gyapjú ruházati cikkeiről.
17 Eylül 2013 tarihinde HD kalitesinde yayına başlamıştır.Szeptember 17-én minőségjavítás történt a rádióban.
İç kısmın daha yükseklerine mavi boya hakimdir, fakat düşük kalitelidir.A belső tér felsőbb szintjeit kék csempe borítja, de nem túl jó minőségű.
Çömlekçilik kalitesi ise her zaman yüksektir.A fészekodú mindig magasan van.
Genellikle yaşlı kömürler daha kalitelidir.A műkaucsukok rendszerint drágábbak.
Sera ürünlerinin kalitesi sürekli artan kalite kontrolleri ile devamlı yükselmiştir.A szabadklór értékét betáplálással növelték, azt folyamatosan ellenőrizve.
2007’de 28’inci Teknoloji ve Kalite için Uluslar arası Ödülü süresince Yeni Milenyum Ödül kupasını aldı.A DXN megszerzi a Comfort Tours Sdn Bhd utazási vállalkozást.
von Willebrand hastalığı (vWH) en yaygın kalıtsal kanama bozukluğudur.Von Willebrandin tauti (vWD) on periytyvistä verenvuototaudeista yleisin.
Bu fenomenler, epigenetik kalıtım sistemleri olarak sınıflandırılmıştır.Nämä ilmiöt luokitellaan epigeneettisiksi periytymisjärjestelmiksi.
Lewis de kısa sürede hazırlamayacağı ve gurur duyacağı yüksek kaliteli bir albüm yapmak istiyordu.Myös Lewis itse halusi korkealaatuisen albumin, josta voisi olla ylpeä.
Eğer öyleyse kalıtsal olarak soylu biridir.Luonteeltaan hän on tinkimättömän jalo.
Firmanın ürünleri kalitesi ve pahalılığıyla bilinir.Yrityksen tuotteet ovat tunnettuja ja arvostettuja tarkkuudestaan ja laadustaan.
Kaliteli oyuncular olduklarını söylemem lazım.He ovatkin perinteisesti taitavia soittimen soittajia.
Bir diğer analiz yöntemi ise kalitatif yöntemdir.Keskusteluanalyysi on laadullinen tutkimusmenetelmä.
Kalitatif Analiz YöntemleriLaadullisen tutkimuksen metodologia.
9.Ulusal Kalite Kongresi.9. Kallio Valtioneuvosto.
1.0 versiyonunun grafik kalitesi idare eder durumdadır.Versio 4.0 korjasi haavoittuvuuden.
Kolay eriyen boyalar genellikle daha kalitelidir.Maisemat ovat ylhäältä yleensä paremmat.
Ubıhlar günümüzde de kendi soylarına yakışır kaliteli insanlar yetiştirmeye devam etmektedirler.Nykyisin on keksitty laatikoita, jotka puhdistavat itse itsensä.
Çalıştığı yerler yüksek kaliteli menüleriyle ünlüdür.Siikalahti on kuuluisa arvokkaasta lajistostaan.
Sadece finansal göstergelere bakmak yetmez; kalite ölçülmelidir.Tyylipisteitä ei anneta, ja vain pystyhypyt mitataan.
Isı giriş seviyesi de kaynak kalitesini etkiler.Heiton lentorataan vaikuttavat myös kiekon ominaisuudet sekä kiekon lähtökulma.
Kalıtsallık, daha büyük ölçeklerde de oluşabilir.Perinnöllisyyttä voi esiintyä myös suuremmissa mittakaavoissa.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.Järjestyksessä alimmasta korkea-arvoisimpaan.
Sabit su kalitesinin korunmasına çalışılmalıdır.Sen tulee olla riittävän tiheä suojaamaan ihoa.
Martini, kaliteli bir kokteyl ve vermut çeşidi.Martini on klassinen cocktail, joka koostuu ginistä ja vermutista.
Döngü sonunda zaman zaman kalitesiz ürünler çıkmasıyla sonuçlandığı durumlar da görülmüştür.Tällöin käytännössä rahasto joutuu luopumaan myös hyvien aikojen positiivisista tuotoista.
Euro-IV-Norm kalite kriterleri karşılamaktadır.LFA-tuen maksuehtona ovat täydentävien ehtojen noudattaminen.
Bedensel (somatik) mutasyonlar bu anlamda kalıtsal değildir.Näiden sisäisellä järjestyksellä (permutaatio) ei ole väliä.
Normal CD'lere yaklaşık 35 ile 60 dakika arasında SVCD kalitesinde ses ve görüntü kaydı yapılabilmektedir.SVCD mahdollistaa vähintään 35 minuutin tallentamisen tavalliselle CD-levylle.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Kuivaamislämpötilalla pystytään vaikuttamaan oluen tummuuteen ja makuun.
Kalite bozukluklarını azaltmak.Leikkaa itse nurmikkosi.
Bu esnada yapısal ayrıntının kalitesi ön planda bulunmaktadır.Laatu voidaan varmistaa jo projektin varhaisessa vaiheessa.
(Yüksek kaliteli sanat eserleri Domus'un yıkılmasından önce Barış Tapınağı gibi yerlere taşınmıştı).Perussa syntyi suuria temppelikeskuksia ennen saviastioiden valmistusta.
Modern Tıp Vitiligo için kalıtsal olmayan ve iyileşebilen bir hastalık olarak görüyor.Kaikki eivät pidä kuuroutta sairautena, joka pitäisi parantaa.
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Alle kolmasosa timanteista on tarpeeksi korkealaatuisia koruiksi.
Kalite tedarikçileri ve müşteriyi kapsayan bir sistem ile elde edilir.Kuittiin yksilöidään ostetut tuotteet ja asiakas.
Bazı kalıtım çalışmaları bu oranı %80 ila %86 olarak tahmin etmektedir.Tämä pudotti hieman suorituskykyä, joka oli noin 80-prosenttinen 6x86:een verrattuna.
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.Toinen kauneuteen vaikuttava piirre on keskimääräisyys.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Moldovan viini on jopa arvostettua ja kuuluisaa.
Kalitenin izlenebilirliği: Kalite herkesin işi olduğu için hiç kimsenin işi haline gelebilir.Karma ei merkitse kohtaloa, sillä jokainen voi vaikuttaa omaan käytökseensä.
Eserlerinde, kırılgan, çocuksu bir kalite vardı ve bu yüzden de küçük boyutluydular.Ruumiinrakenteeltaan hän oli hintelä ja pieni, ja hän oli myös syntynyt keskosena.
Bunların birinde meydana gelebilecek olumsuzluk ürünün kalitesini düşürecektir.Liian suuret varmuuden voivat toisaalta pienentää tuotteen hyödyllisyyttä.
Kalite ve inovasyon bağıntılıdır.Keskusteluissa luovuudella ja innovatiivisuudella on yhteyksiä.
Estap ürünleri ve servisi DIN EN ISO 9001:2008 kalite güvence sistemi kapsamındadır.Laatujärjestelmät ovat uusimman ISO 9001:2008 -laatujärjestelmästandardin mukaisia.
Ölçülen kalite karakteristiği değerleri bu alt ve üst limit arasında değişmektedir.Tämän painepinnan korkeus vaihtelee korkea- ja matalapaineiden mukaan.
Mendel genetiğinin keşfinden önce, karışmalı kalıtım isimli hipotez, yaygın bir görüştü.Ennen Mendelin perinnöllisyyskokeita, yksi yleinen hypoteesi oli perinnöllinen sekoittuminen.
Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir.Πόσιμο νερό άριστης ποιότητας είναι διαθέσιμο παντού και ανά πάσα στιγμή στη Γερμανία.
Almanya, Avrupa'nın birçok kaliteli akademik kuruluşuna ev sahipliği yapmaktadır.Η Γερμανία είναι η έδρα μερικών από τα καλύτερα ακαδημαϊκά κέντρα στην Ευρώπη.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.Η Γενετική είναι η επιστήμη των γονιδίων, της κληρονομικότητας, και των μεταλλάξεων των οργανισμών.
Yunan ırkı ise diğerlerine göre daha ölçülü,daha kaliteli,ama daha pahalıdır.Το δε ελληνικό στοιχείο υπερείχε και ποσοτικά αλλά και ποιοτικά.
Köyde yüksek kaliteli enginar üretimi yapılmaktadır.Στο χωριό παράγονται εξαιρετικής ποιότητας κεράσια.
Ayrıca kaliteli tütün yetiştirme konusunda köy halkı yörede ün yapmıştır.Ο Ξενόπουλος μας πληροφορεί ότι το χωριό παρήγαγε εξαιρετικής ποιότητας καπνά.
Genetikçiler kalıtımı betimlemede şema ve semboller kullanırlar.Οι γενετιστές χρησιμοποιούν διαγράμματα και σύμβολα για να περιγράψουν την κληρονόμηση.

İlgili Sayfalar