kalıt ile cümle

kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca şehirde kaliteli oteller de bulunmaktadır.De asemenea, în oraș sunt și firme de închirieri auto.
Her iki sürümün de baskı kaliteleri düşüktü.Amândoi tovarășii săi au murit din cauza presiunii scăzute a aerului.
Bundan dolayı üretim kalitesi düştü.Aceasta a dus la o scădere a calității pregătirii.
Bazı kanallar 5.1 Dolby Digital ses kalitesiyle de izlenebilmektedir.Coloanele sonore au fost remixate pentru 5.1 Dolby Digital Surround Sound.
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.Vodă, Asigurarea calității prin metode statistice.
Ayrıca, çalışmalarının kalitesiyle ilgili hâlâ şüphe içindeydi.Totuși, ea a continuat să simtă povara îndatoririlor sale.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Prețuri mai mici și calitate mai bună pentru produse.
Bir diğer analiz yöntemi ise kalitatif yöntemdir.Etapa premergătoare pentru analiza cantitativă este cea calitativă.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.Angajamentul deplin al managementului de la cel mai înalt nivel.
Diğer nokta ise aksiyon sahnelerinin kalitesiydi.Un alt punct forte a fost calitatea dansului.
Heykellerin kaliteleri de çok çeşitlidir.În același timp, portretele masculine sunt aproape la fel de diverse.
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.Durata lunației indicată mai sus este una medie.
Yüksek kaliteli ürün grubunda yer alan firmanın ürünleri, dünyanın çeşitli noktalarında üretilmektedir.Reprezentările ca produse finale ale procesului de reprezentare există într-o mare diversitate.
Bu zamandan beri sayısız düşük ve yüksek kalitede hafif yapım filmler piyasaya sürülmüştür.Din acest moment filmul a început cu o lungă și dificilă postproducție.
Şaraplarının kalitesi İtalya'daki herhangi bir şaraptan farksızdı.Vinurile Liguriei sînt printre cele mai bune din Italia și din lume.
Çevre mi, kalıtım mı?Copiat sau tradus?
Dolayısıyla bu yöntemde üretilen namlular hem çok kaliteli hem de çok vasat olabilirler.Astfel, abilitățile pot fi generale dar și extrem de specifice.
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.Acesta asigură condiții bune pentru desfășurarea unui învățământ de calitate.
Oldukça kaliteli bir hamur kullanılmıştır.Este folosit un stil elevat.
Uygulamalar, oldukça iyi kalitededir.Fântânile se află în condiții foarte bune.
Kalite evinin çatısı da bir ilişki matrisi oluşturmaktadır.Structura înaltă a acoperișului trădează o construcție veche.
Ege bölgesi linyitleri oldukça kalitelidir.Calitatea cailor de comunicatie principale este relativ bună.
1961 – 1963 yılları arasında Amerikan Kalite Topluluğu'na (American Society for Quality) başkanlık etmiştir.Între anii 1963 - 1964 a fost președintele Asociației Americane de Filozofie.
Poor (Trash) - Düşük Kaliteli Nesne.Tisa (Taxus baccata) este un arbore puțin înalt (cca.
En fazla ışık geçiren ve odak noktasına düşüren objektif en kalitelisidir.Doar linia sau bucla cu cel mai mare punctaj contează.
Hem çevreden hem de kalıtımdan etkilendik.Am fost influențați atât de mediul înconjurător cât și de ereditate.
Hem miktar hem de kalite birçok durumlarda önemlidirler.Atât cantitatea cât și calitatea, sunt importante în cele mai multe cazuri.
Resim ekleri yüksek kaliteli kağıda basılacaklar, MP3 ve WAV dosyaları basılmayacaktı.A levelek csúcsminőségű papírra nyomtatódnak, de a WAV és MP3 fájlokat természetesen nem nyomtatja ki.
Daha kaliteli görüntü sağlar.Ezzel minőségibb látványt érnek el.
Fosillerin yoğunluğu, sayısı ve kalitesi açısından bakıldığında, milli park alanındaki fosiller benzersizdir.A fosszíliák számát, egymáshoz közelségét és minőségét tekintve a helyszín világméretekben is páratlan.
48-60's kalitesindedir.VIII, 48-60-ban található.
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.A WikiRank által szolgáltatott eredmények a infoboxes minőségértékelésében használatosak.
von Willebrand hastalığı (vWH) en yaygın kalıtsal kanama bozukluğudur.A von Willebrand betegség egy másik gyakori vérzéses rendellenesség.
Poor (Trash) - Düşük Kaliteli Nesne.A stratus (St, sztratusz) alacsony szintű rétegfelhő.
Mahalle sınırları içerisinde oldukça iyi kalitede içmesuyu kaynakları mevcuttur.Határában több helyen tör fel jó minőségű borvíz.
Uygulamada barındırdığı videoların kalitesi ise 720p HD'dir.Videók felvételére is alkalmas, 720p HD minőségben.
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.De valódi sorsa máig rejtély maradt.
Çevre mi, kalıtım mı?Felzárkózás vagy bezárkózás?
2.0 versiyonunun grafik kalitesinde büyük değişmeler olmuştur.Ezen a területen jelentős fejlődés mutatkozott a 2.2 verzióban.
Dünyada bulunan 3900 işletme okulundan yalnız 48 adedi (% 1) bu kalite standardına ulaşabilmiştir.Tehát az intézmény (fenti kritériumoknak megfelelő) diáklétszámának csak 0,8%-a kaphat ilyen ösztöndíjat.
Ancak başlangıçta büyük kalite problemleri ile karşılaşıldı.Már a kezdettkor is hatalmas gazdasági problémákkal kellett szembe néznie.
Euro-IV-Norm kalite kriterleri karşılamaktadır.Kielégítik az EURO-II normát.
Toplam kalite yönetiminin bir maliyeti vardır.A rukkoló állja a költségeket.
Çiru kaliteli olan yünü için sıklıkla avlanmaktadır.Régen a halcsontfarkú récét minőségi húsa miatt vadászták.
Bu şarap kalitesini gösterir.Ezen a módon készült a legjobb minőségű bor.
Rusya: Rus tüfekleri kaliteli, sağlam ve uzun ömürlü olur.A német pisztolyok kifinomult, jó minőségű, tartós és megbízható fegyvernek bizonyultak.
Bu da toprağın kalitesinden ileri gelir.Így van a földi örömmel is.
Üçüncü bir HÜS türü Kalıtsal HÜS'tur.Hármas üdvösséges kérdés.
Ubıhlar günümüzde de kendi soylarına yakışır kaliteli insanlar yetiştirmeye devam etmektedirler.Manapság fogságban nevelt példányokkal próbálják növelni az állományát.
Habsburg Hanedanı'nda kalıtsal bir bozukluk vardı.Tragédiák a Habsburg-házban.
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.Ennek keretében a tanulók életszerű tevékenységeket végeznek.
Düşük kalitedeki AEG’ler.Az alsóbb classisok számára...
Bu ikinci yöntemde görüntü kalitesi çok tatminkar değildir.A második axióma már közel sem ilyen természetes.
Sonuçta nedenleri olan bir durum ve birdenbire ya da kalıtımsal olarak ortaya çıkmış bir tutum değildir.Azért nincs, mert előbb-utóbb a feledés homályába merül.
2006 - Nisan; ISO 9001-2000 Kalite Yönetim Sistem belgesi alındı.2006: ISO 9001 és 14001 minőségbiztosítási igazolás megszerzése.
Bu sırada hazırladığı eserler birçok kritik tarafından ikinci kalite olara nitelendirilmiştir.Az egyes jelenetek vérességét abban az időben jó néhány kritikus túlzónak tartotta.
Belirlenen müşteri istekleri, Şekil’de gösterildiği gibi kalite evinin ilgili bölümüne (A) yerleştirilir.A Batthyány család Lajoskomárom házhelyeit főúri rangjának megfelelően a "H" betű alakjában jelölte ki.
Eğer öyleyse kalıtsal olarak soylu biridir.Amolyan régimódi nemesúr ő.
Oyuncular yüksek kalitelerle oyunların keyfini daha çok çıkarıyor.A játékrend magasabb igényű művekkel gazdagodott.
Sebze ve Meyve üretimindede standart kaliteye ulaşılmıştır.Importált zöldségekkel és gyümölcsökkel kerülhetett hozzánk.

İlgili Sayfalar