kalıt ile cümle

kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kaliteli oyuncular olduklarını söylemem lazım.Patří mezi talentované hráče.
Tütünde kalite çok önemlidir.To je velmi charakteristické pro tabák.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Věří, že tak za nižší cenu dostanou stejnou kvalitu.
Bu durum kaliteyi de olumsuz etkiledi.Dlužno říci, že jejich kvalita nebyla dobrá.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).Introdukce (předehra).
Ayrıca, çalışmalarının kalitesiyle ilgili hâlâ şüphe içindeydi.Přesto má pochybnosti o správnosti svého jednání.
Çevre mi, kalıtım mı?Návrat, nebo konec?
Hizmet kalitesi, hizmetin istenen amaca ulaşma derecesidir.Ideál služby znamená s radostí přijmout pozici služebníka.
Görüntü kalitesi VCD'den daha üstün, ama DVD'den daha düşüktür.Jeho výhodou je, že můžeme dosáhnout vyšší kvality videa, než při CBR.
Hepsinin kalitesine göre az-çok farklı konularda kusurları vardır.Zjišťují, že přes své rozdíly mají spoustu společného.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Dlouhodobý majetek se zvýší a peníze se sníží.
TÜTÜN en önemli tarım ürünü olup, bölgenin en kaliteli tütününü yetiştirmekte idi.Pěstování čaje se ukázalo jako velmi úspěšné a z čaje se tak stala jedna z nejvýznamnějších vývozních komodit.
Yapı işletmesinin uygulama alanı;verimliliği üst düzeye çıkararak kaliteli iş ortaya koymayı sağlamaktır.Uspořádání pracovního místa - Vytváří vhodné podmínky pro vysokou efektivnost práce.
Yapılacak bu denetim çalışmalarına ise kalite denetimi adı verilmektedir. ^Pro tuto tezi mluví výzkumy zpracovávání tzv.
Bu şarap kalitesini gösterir.Tento článek je o odrůdě vína.
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.Skóre, které poskytuje WikiRank při hodnocení kvality infoboxů.
Örneğin malın tesliminden sonra kalite kontrolü.Zabývá se například správou majetku během řízení o osvojení.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.Ve městě se nachází spousta hotelů.
Bir sayısal görüntünün kalitesi çeşitli ölçütlerin bir toplamıdır.Kvalita spermatu mužů se poměřuje několika kritérii.
Esnek imalat sistemi, daha kaliteli ürünlerin daha düşük fiyatlarda üretilmesini sağlar.Zakládá na svém záměru vyrábět vysoce kvalitní produkty za přijatelnou cenu.
Kolay eriyen boyalar genellikle daha kalitelidir.Zajímavé je, že pečeti na starých falzech jsou většinou pravé.
Kalitelik bir işçilik görülür.Je potřeba vysokého stupně kvalifikace pracovníků.
Çömlekçilik kalitesi ise her zaman yüksektir.Vrcholový pupen je vždy větší.
İyi kaliteli buğday yetiştirilir.Pěstuje se zde kvalitní chřest.
Dikkat süresi kısa ve dikkat kalitesi yetersizdir.Postrádá víc důrazu a má špatnou defenzívu.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.Výkonově jsou posazeny od nejnižší po nejvyšší třídu.
Yüksek kalitede yapı taşları Mısır'da bolca vardı.Pro tvorbu velkých soch byl v Egyptě základním materiálem kámen.
Zeytinyağının tadı güzel, kalitesi yüksektir.Je příjemné vůně a dobré tržní jakosti.
Çiru kaliteli olan yünü için sıklıkla avlanmaktadır.Pro svou krásnou kůži bývá často lovena.
Adını 1872 yılında hastalığın kalıtsal olduğunu ilk olarak gözlemleyen Dr. George Huntington'dan alır.Tato nemoc je pojmenována po americkém lékaři Georgi Huntingtonovi, který tuto nemoc popsal v roce 1872.
Her iki sürümün de baskı kaliteleri düşüktü.Zůstaly zachovány oba typy ramenních opěrek.
Ancak başlangıçta büyük kalite problemleri ile karşılaşıldı.Zpočátku dělal dívkám samé problémy.
Su kıtlığına iyi dayanır ve toprak kalitesine pek önem vermez.Snáší i silné znečištění vody a není náročný na její kvalitu.
Telefon son derece yüksek kalitede ses çalar.Vyráběl zvony vysoké kvality.
Çok kaliteli örnekleri mezatlarda binlerce Amerikan Dolarına alıcı bulabilir.Výjimečně kvalitní exempláře mohou stát až několik tisíc dolarů.
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.Při zachování nejvyšší kvality, dodržovat hygienické požadavky norem.
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.Podle jiných zdrojů chuť jen průměrná.
Toplam Kalite Yönetimi.Za odpovědným cestováním.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.Otázkou také zůstává kvalita služeb poskytovaných státem.
Ayrıca dünyanın en kaliteli çeliği yine İsveçte bulunmaktadır.Life.ihned.cz: Nejkrásnější dívka světa je opět z Česka.
Düşük kalitedeki AEG’ler.Vánoce ve spodní křídě.
Beklenen kalite: Müşterilerin edindikleri hizmetten beklentileri olarak tanımlanır.Vyjadřuje, nakolik se odlišuje očekávání zákazníků od skutečně poskytnuté služby.
Uygulamalar, oldukça iyi kalitededir.Komunikace jsou ve velmi dobrém stavu.
Dolayısıyla bu yöntemde üretilen namlular hem çok kaliteli hem de çok vasat olabilirler.Naproti tomu plodenství těchto druhů jsou již vzpřímená a přístupná i zeshora.
Dernek ISO 9001:2000 Kalite Belgesi sahibidir.Je držitelem certifikátu DIN EN ISO 9001:2000.
Daha düşük maliyetle daha yüksek kalite sağlanır.Mívá ovšem vyšší úrokovou sazbu.
Bu gösterim kalite evi incelenirken daha rahat bir takip imkanı sağlar.Tato náplň vytvoří při explozi viditelný obláček, který usnadňuje sledování střelby.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.Účelem léčby je zvýšit kvalitu života.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).El însă devine amar la maturitate (începând în vârfuri).
İtalyan silahları son derece kalitesizdi.Armele din Italia au fost de calitate foarte scăzută.
Avukat olan babası onu en kaliteli okullara gönderdi.Tatăl lui a încercat să-l dea la cele mai bune școli.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.Genetica este știința genelor, eredității și varietății ale organismelor.
Ancak başlangıçta büyük kalite problemleri ile karşılaşıldı.Abia de aici începeau adevăratele greutăți.
Kalite değerleri yükselecek, harcamalar azalacaktır.Resursele logistice se nivelează, costurile scad.
Hepsinin kalitesine göre az-çok farklı konularda kusurları vardır.În opinia mea, cu toții au dreptate în anumite privințe, iar în altele greșesc.
Eğitsel Değerlendirme diğer karar verme mekanızmalarında olduğu gibi kalite kontrolü geçerlidir.Valorile depind de condițiile de reacție, ca în tabelul următor.
Yedi kalite aracı da bu çalışmaların bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır.Șapte fabrici asamblau acest tip de vehicul.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Calificarea și salarizarea bună a sănătății.
Genellikle, Bradford Cox kaliteli ve modern Fender ve Gibson gitarları seçmektedir.În prezent, Armstrong folosește cu precădere chitare Gibson și Fender.
Kalitelik bir işçilik görülür.Forța de muncă trebuie să fie înalt calificată.

İlgili Sayfalar