kalıt ile cümle
kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.Dentro de casa a vida dos suíços é igual a de todos os países desenvolvidos.
Balın kalitesini ise bu %7'lik karışım belirler.Ao redor de 7% da energia que chega se dispersa desta maneira.
Ailesi kalıtsal ve babadan oğullarına geçen bir onur unvanı olan "Germanicus" unvanıyla ödüllendirildi.Sua família recebeu o agnome "Germânico" como título honorífico hereditário, passado para o filho mais velho.
Bu hizmetler geliştirilmeli ve incelenmeli ki istenilen hizmet kalitesine ulaşılabilsin.Assim eles tem que passar por testes para ver se são aptos a receber o poder.
Kalıtsal Şam Atabeyleri olan Böriler hanedanı kurucusu.Abade comandatário de Notre-Dame-de-Chambons.
Kalite İşlev Yayılımı Hoshin Kanri ile yakından ilişkilidir.A história de Major Vieira está intimamente ligada a Canoinhas.
Renk körlüğü kalıtsal nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır.A mesma cor aparece sobre materiais funerários.
C4 (Composition C-4), yüksek kaliteli ve çok yüksek patlama hızına sahip askerî bir plastik patlayıcıdır.O C-4 ou "Composition C-4" é uma variedade comum de explosivo plástico de uso bélico.
Sessiz, yüksek baskı kalitesine sahip ve diğer yazıcılara göre daha hızlıdır.O tratamento de imagens é mais simples, mais rápido e com mais possibilidades que outros editores de texto.
Sahip olduğu gelişmiş altyapı, yüksek yaşam kalitesi, ve en yüksek beklenen yaşam süresine sahiptir.Tudo objetivando lhes dar a melhor qualidade de vida, no tempo de vida que ainda tiverem.
Bu ikinci yöntemde görüntü kalitesi çok tatminkar değildir.O uso da magia é menos importante nesta segunda série.
İngiliz koloniciler bu adada şeker kamışı plantasyonları kurup çok iyi kaliteli şeker üretmeye koyuldular.Deve-se aos franciscanos desta época a descoberta de um poço de água doce na ilha.
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.Para todos os demais, tais procedimentos ainda são um completo mistério.
Tırpan fiyatları menşei, markası, modeli ve kalitesi açısından farklılık gösterebilir.Eles podem variar dramaticamente em sabor, qualidade e equilíbrio.
Nolan resim kalitesini optimize etmek için The Dark Knight gibi filmde IMAX kameralar fazla kullanılmıştır.Nolan usou câmeras IMAX durante a maior parte das filmagens para otimizar a qualidade da imagem.
Bazı çanak parçalarının çok iyi kalitede olduğu belirtilmektedir.Ele explicava porque algumas partículas fundamentais tinham massa.
İstanbul'un 39 ilçesi arasında yaşam kalitesi endeksi sıralamasında 12. Sıradadır.Na 3ª edição da Casa dos Segredos o botão dos segredos soou 39 vezes.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.Muitos edifícios de alto valor estão localizados na região.
Optimizasyon ayrıca izleme ağ kalitesi ile video kalitesi bozulması ile elde edilir.S-Video possui melhor qualidade do que conexões de vídeo composto.
Kalite sürekli gelişimi gerektirir.As penas exigem manutenção constante.
Böylece, insanlarda bronz cilt, çocuklara kalıtım yoluyla aktarılmaz.Em termos de insatisfação sexual, os brasileiros não ficam longe.
Orkların zırhları, elflerinki kadar kaliteli olmasa da işe yarar sağlamlıktadır.Também é sabido que sua armadura, embora inferior àquelas dos Elfos e Anões, é bastante eficiente.
Kalitelik bir işçilik görülür.Utilizando mão-de-obra de melhor qualidade.
Sera ürünlerinin kalitesi sürekli artan kalite kontrolleri ile devamlı yükselmiştir.As Cabras melhoraram sob a posse de Stöger continuamente.
Ailevi akdeniz ateşi kalıtsal bir hastalıktır.Febre familiar do Mediterrâneo é uma doença inflamatória hereditária.
Kalite güvencesi: Proje yöneticisi tarafından yapılır.FIFA: Sobre o Comitê Executivo.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Nos seres humanos, a magia ou a falta dela é um atributo inato.
Firmanın ürünleri kalitesi ve pahalılığıyla bilinir.Esta fábrica tornou-se conhecida e respeitada graças à qualidade de seus produtos e serviços.
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Daardoor werd het veel gemakkelijker om kwalitatief hoogwaardig staal te vervaardigen.
Amacım, böyle kaliteli işlerle devam etmek."Ik zal trachten ze op een waardige manier door te komen".
Daha kaliteli görüntü sağlar.Zij bieden echter wel een beter beeld.
Ayrıca kaliteli şaraplık üzümler yetişmektedir.Eveneens een kwaliteitswijngebied.
Ürün/hizmet kalitesi gelişir.Kwaliteitsverbetering in de dienstverlening.
Genom, bir kalıtım birimi.Rood: dit is de restgroep.
Çömlekçilik kalitesi ise her zaman yüksektir.De kwaliteit van dit conservatorium is altijd als hoog beschouwd.
Buna karşın kaliteli tarım ürünleri tercih edilir.Producten van hoge kwaliteit worden geprefereerd.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.De reeksen lopen van laagste naar hoogste kwalificatienorm.
Bu bulgular, proteinin değil DNA'nın kalıtsal madde olduğunu kanıtlamıştır.Dit experiment toonde aan dat DNA, en niet proteïne, drager van het genetische materiaal was.
Yeni kazanılan bu özellik ise gelecek nesillere kalıtım yoluyla aktarılabiliyordu.Dit om het waardevolle erfgoed levend te houden voor volgende generaties.
Bu faydalar da işletmeye zaman, kalite, maliyet, hız ve kâr olarak geri dönmektedir.Op hun beurt hangen hier weer zaken als klemtoon, ritme en duur van af.
Her iki sürümün de baskı kaliteleri düşüktü.Beide bundels zijn in druk verschenen.
Kalitesine göre farklılık arzederler.Dit vanwege van het kwaliteitsverschil.
Çevre mi, kalıtım mı?Rotonde of rondpunt?
Toplam Kalite Yönetimi.Effectief leiding geven.
16:9 biçiminde yayın yapılan görüntülerin kalitesini görsel biçimde geliştirir.16:9 is een bekend breedbeeldformaat.
Martini, kaliteli bir kokteyl ve vermut çeşidi.Martini (cocktail), een cocktail.
Bu süreçte kalite ödülleri ortaya çıkmış ve önemli bir değer kazanmıştır.In die tijd werden relieken erg vereerd en zulke giften waren heel erg waardevol.
Kalitesi 60x60 olarak adlandırılır.Het grootste deel heet M60.
Uygulamalar, oldukça iyi kalitededir.De botten zijn in relatief goede conditie.
Modern Tıp Vitiligo için kalıtsal olmayan ve iyileşebilen bir hastalık olarak görüyor.De ziekte is en blijft tot nu toe erfelijk en ongeneeslijk.
Dursunbey çamı Dünyaca ünlü ve kalitelidir.De collectie Fabergé is wereldberoemd en uniek.
Ancak, önemli olan sadece onların işlevi değil aynı zamanda onların kalitesidir.Dat acht ik niet alleen mijn recht, maar zelfs mijn plicht.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Deze laatste procedure is eenvoudiger, maar het product is ook van mindere kwaliteit.
Oldukça kaliteli bir hamur kullanılmıştır.Hier wordt hoge kwaliteit gebruikt.
En yaygın ve en kaliteli akustik gitar markaları Takamine, Fender, Gibson, Ibanez'dir.Het is een beduidend minder bekend merk dan Fender, Gibson of Ibanez.
Bu ciltler zamanının standartlarına göre çok kaliteli idi.Het geleverde werk was -naar de normen van de tijd- van hoge kwaliteit.
Böylece, insanlarda bronz cilt, çocuklara kalıtım yoluyla aktarılmaz.Vandaar dat het niet verstandig is om spaarlampen binnen bereik van kinderen op te hangen.
Balıkların yetiştirildiği tanklar iyi kalitede suya ihtiyaç duyar.Kweken van de vis stelt hoge eisen aan de waterkwaliteit.
Sahtecilikler kalitelerine göre sınıflara ayrılmaktadır.In de brugklas worden leerlingen ingedeeld op niveau.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Vooral een negatieve invloed op de smaak van gerecht of wijn kan beter voorkomen worden.