kalıt ile cümle
kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Türlerin birbirinden farklı oluşunu onların kalıtsal yapısı saptar.يُضم زرع الرجل الواحد بعضه إلى بعض ولو اختلفت الأرض التي زرع.
İyi kalite bir derinin cildi temiz olur.كل لطمة جلدية يجب أن تعالج بصورة جيدة.
Nisan 2018 itibari ile 4K kalitesindeki kanalı yayın yapmaya başlayacaktır.في 8 أكتوبر 2017 أصبح المحاكي يدعم جودة عالية الوضوح تصل إلي 4k.
Alçak gerilim panolarının kalite kontrolünü yapmak.صعوبة تقدمية في التحكم في تدفق البول.
Daha kaliteli görüntü sağlar.تعطي مدى رؤية أوسع.
Az sayıda yüksek kaliteli araştırma uzun dönem prognoz üzerinedir.وتتناول بعض الدراسات ذات الجودة العالية التكهنات بعيدة المدى.
Proje kalitesini denetle.الرقابة على الجودة.
Bu bulgular, proteinin değil DNA'nın kalıtsal madde olduğunu kanıtlamıştır.الاستنتاج: DNA هو المادة الوراثية وليس البروتين.
Bu yazı tipine ait ilk kalıtlar GMII dönemine kadar tarihlenmektedir.و يعود اكتشاف أول ثدي من هذا النوع إلى العصر الطباشيري.
Ses kalitesi de nettir.ذا جودة (جيد).
Kaliteli futbolculardan kurulu olmak zorundasınız.هي جمعية من الصحف المختصة بكرة القدم.
Toplam Kalite Yönetiminde...ففي كل فروع الاتحاد..
Euro-IV-Norm kalite kriterleri karşılamaktadır.تعرف لوائح الاتحاد الأوروبي للسلامة الصناعية توجيهات سيفيزو 2.
Üretim, ihracat ve yüksek kalite yün şehrin en önemli endüstri aktiviteleridir.الغذائية، والبناء، والصناعات الإلكترونية هي حاليا من بين أهم فروع الصناعة في إستونيا.
Yayıncı ayrıca şekillerin kalitesinden sorumludur.أيضاً جودة الصورة تعتمد على كفاءة الطابعة.
Kalıtsal açıdan diğer pars alttürlerinden oldukça farklıdır.بل أحيانا يصبح من الصعب تمييزها عن غيرها من أسماك القرش الكبيرة.
Telefon son derece yüksek kalitede ses çalar.سماعات خارجية بالهاتف على درجة متواضعة من الجودة.
Yaşam kalitesi, yaşam standardı kavramı ile karıştırılmamalıdır.ينبغي عدم الخلط بين جودة الحياة وبين مفهوم مستوى المعيشة، والذي يعتمد بصورة أساسية على الدخل.
Kalite maliyetleri en az etkileyen, sermayeye en az bağlı üretkenliği artırma yoludur.وبالتأكيد سينتقل العمال من الوظيفة الأقل ربحًا إلى القطاع الأكثر ربحًا.
Üretilen ürünler kalite ve ekolojik açısından dünya standartlarına uygundur.ومع ذلك، تبدو البيئة مشابهة نسبيا لعالمنا من حيث الجماليات والتقدم الصناعي.
Ayrıca Nantou'nun tung-ting çayı Tayvan'da yetişen en ünlü ve kaliteli oolong çaylarından biridir.O chá tung-ting de Nantou é um dos chás oolong de mais alta qualidade cultivados em Taiwan.
Sosyalist devrimin ardından, tüm yaş grupları için yaşam kalitesi yükseldi.Após a revolução socialista, a expectativa de vida para todas as faixas etárias dos habitantes do país subiu.
Bu hücreler kalite kontrol uygulamalarında hızlı örnek değişimi için kullanılmaktadır.Estas são usadas para rápida mudança de amostra em aplicações de controlo de qualidade.
Bu görkemli kalıtımı sıkıca savunalım.Sejamos nós dignos de tão grandioso benefício.
Ekip, "foto-gerçekçi" bir oyun yaratmak için grafiklere ve görsel kaliteye daha fazla önem verdi.A equipa deu mais ênfase nos gráficos e na qualidade visual para criar um jogo "foto-realista".
Bağışıklık yetmezlikleri ayrıca kalıtılabilir ya da edinilebilir.As imunodeficiências também podem ser herdadas ou adquiridas.
1511 yılında, Mackenzie'lerin koruyucuları olan Macrae Klanı'nı kalenin kalıtsal kollukçusu oldu.Em 1511, o clã Macrae, como protetores dos Mackenzies, herdou o castelo.
Yasaların kalitesinin izlenmesi, 1848'den sonra Senatonun temel işlevi haline geldi. ^ "Der Staten Generaal".A monitoração da qualidade da legislação gradualmente passou a ser a principal função do Senado após 1848.
Lewis de kısa sürede hazırlamayacağı ve gurur duyacağı yüksek kaliteli bir albüm yapmak istiyordu.Lewis também queria um álbum de alta qualidade com o qual poderia sentir-se orgulhosa.
Yeni kazanılan bu özellik ise gelecek nesillere kalıtım yoluyla aktarılabiliyordu.E toda essa construção poderia ser passada adiante para gerações futuras.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Os vinhos finos de Jerez são muito famosos e de grande qualidade.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).Suturas (junção entre as voltas) muito impressas.
Ayrıca, çalışmalarının kalitesiyle ilgili hâlâ şüphe içindeydi.Ao mesmo tempo, ainda há pessoas questionando a qualidade dos resultados.
Kâğıdın çok kaliteli bir cinsten olması, kitabın son zamanlara kadar muhafaza edilebilmesini sağlamıştır.Ele, então, teve de ser eternamente um servo até que o livro fosse encontrado.
Otozomal dominant olarak kalıtılır.Ele precisa ser gravitacionalmente dominante.
Ayrıca Çehov'a yavaşlaması, az yazması ve edebi kaliteye odaklanması konusunda tavsiyelerde bulunmuştur.Ele aconselhou Tchecov a desacelerar, escrever menos, e se concentrar em qualidade e não quantidade literária.
Dünya üzerindeki en yüksek yaşam kalitesi İsviçre'de bulunur.A maior população da raça encontra-se na Suiça.
Düzgün sobala kullanımı, iç mekan hava kalitesini %85'e kadar iyileştirir.A utilização de fogões adequados pode melhorar a qualidade do ar interior em 85%.
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.Pontuações fornecidas pelo WikiRank usadas na avaliação de qualidade de infoboxes.
Kendisine vereceği güçler eninde sonunda onun imparatorluk kalıtçıları tarafından kullanılacaktı.Os poderes que deu a si mesmo foram mais tarde assumidos por seus sucessores imperadores.
Yüksek kaliteli devrelerde, T' aralığı T'ye kıyasla nispeten küçüktür.Além dos motores, diferenciava-se da versão T em pequenos detalhes.
Yıllardır kalitesini korumuştur.Deus guarde a Vossa Excelência há muitos anos.
Elde edilen yaprak oldukça lezzetli ve kalitelidir.A pouca lapa que se apanha é de boa qualidade e muito saborosa.
Kol egzersizleri yapmak yaşam kalitesini arttırmak için tek başına yeterli değildir.Realizar exercícios no braço isoladamente não aparenta melhorar a qualidade de vida.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Manter um ambiente de trabalho seguro e saudável.
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.Estudantes pagam preço especial.
Video ve ses yüksek kalitede mevcuttur.A imagem e o som digital são superiores em qualidade.
Ne kadar yalnız olduklarını, arkadaşlarının sayısı değil, arkadaşlıklarının kalitesi belirler.Para eles, a qualidade das amizades, não o número de amigos, determina o quão sós se sentem.
Ege bölgesi linyitleri oldukça kalitelidir.As anileiras da região eram de alta qualidade.
Dolayısıyla bu yöntemde üretilen namlular hem çok kaliteli hem de çok vasat olabilirler.Ou seja, os prejuízos sociais que tal indivíduo sofrerá serão grandes e bastante reais.
Bu kuruluşta “kalite çemberleri” konusunda önemli çalışmalar yaptı.O Comité emitiu importantes recomendações sobre a questão do branqueamento de capitais.
Fokomeli kalıtımsal olarak meydana gelebilir ve belirli bir bölgede yoğunlaşabilir.A captura ocorrerá da mesma maneira que ocorreria se estivesse numa conexão cabeada.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.A genética é a ciência dos genes, da hereditariedade e da variação entre organismos.
"KALİTE ÖDÜL SİSTEMLERİ".Categorias desse prêmio».
Bir diğer analiz yöntemi ise kalitatif yöntemdir.Um estudo de caso é um método particular de investigação qualitativa.
Pazarlarda tüketiciler yüksek kaliteli ürünü düşük fiyata bulma imkânı sağlarlar.Muitos turistas param para comprar os produtos por preços acessíveis.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.As finalidades do tratamento são prolongar a vida do paciente e melhorar a sua qualidade de vida.
Yapılacak bu denetim çalışmalarına ise kalite denetimi adı verilmektedir. ^Dentre estas, quando tem o propósito de investigação, é denominada comissão parlamentar de inquérito.
Akatalazemi, kalıtsal bir bozukluktur.Família formada, confusão armada.
Toplam Kalite Yönetimi.A execução propriamente dita.