Ve bir kalıtım bilimci olarak,ובהיותי גנטיקאית,
Ve bir kalıtım bilimci olarak,ﻭﻛﻮﻧﻲ ﻋﺎﻟﻤﺔ ﺟﻴﻨﺎﺕ
Ve hepimiz, şu şaşırtıcı kalıtımı paylaşıyoruz bir buçuk iki milyon yıl önce aslında koyu pigmentli idik.우리는 모두 200백만 년에서 150만년 전 원래 피부색이 짙었다는 놀라운 유산을
Ve hepimiz, şu şaşırtıcı kalıtımı paylaşıyoruz bir buçuk iki milyon yıl önce aslında koyu pigmentli idik.Și noi toți împărtășim această moștenire. Noi am avut o piele închisă la culoare, acum 1,5-2 milioane de ani.
Ve hepimiz, şu şaşırtıcı kalıtımı paylaşıyoruz bir buçuk iki milyon yıl önce aslında koyu pigmentli idik.Мы все унаследовали удивительную особенность: все наши предки были темнокожими 2 - 1,5 миллиона лет назад.
Ve hepimiz, şu şaşırtıcı kalıtımı paylaşıyoruz bir buçuk iki milyon yıl önce aslında koyu pigmentli idik.ואנו כולנו חולקים את הירושה המדהימה הזאת שבה כולנו במקור היינו בעלי פגמנטים כהים,
Ve hepimiz, şu şaşırtıcı kalıtımı paylaşıyoruz bir buçuk iki milyon yıl önce aslında koyu pigmentli idik.وكلنا نتشارك هذا التراث الهائل لكوننا في الأصل داكني البشرة،
Ve hepimiz, şu şaşırtıcı kalıtımı paylaşıyoruz bir buçuk iki milyon yıl önce aslında koyu pigmentli idik.元々は肌の色が濃かったのです 全員 もっと濃い色の肌だったのです 150~200万年前のことです
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.E il padre della genetica classica e degli studi sull'ereditarietà è Gregor Mendel. ---
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.En de vader van klassieke genetica en erfelijkheid is Gregor Mendel.
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.그러한 고전 유전학의 아버지는 그레고어 멘델입니다 ---
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.Le père de la génétique et de l'hérédité classique est Gregor Mendel.
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.Ojcem klasycznej genetyki jest Grzegorz Mendel.
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.Um exemplo disso tende a ser uma pigmentação mais escura no cabelo ou olhos.
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.ואבי הגנטיקה הקלאסית ותורשה הוא גרגור מנדל.
Ve klasik genetiğin babası tür ve kalıtım Gregor Mendel.والى حد ما أب علم الجينات الكلاسكية و على الوراثة هو جريجور ميندل.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorAdentro de cada célula de tu cuerpo está tu genoma.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorBên trong mỗi tế bào trong cơ thể của bạn là bộ gen của bạn.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorDans chaque cellule de votre corps, il y a votre génome.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorDa saúde? Dentro de cada célula do nosso corpo encontra-se o nosso genoma.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorI hver celle i vores krop er der et genom.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorIn elke cel in je lichaam zit je genoom.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorÎn fiecare celulă din corp se află genomul propriu.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorIn jeder Ihrer Körperzellen befindet sich Erbgut.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorIn ogni cellula del vostro corpo risiede il vostro genoma.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyor우리 몸 안에 모든 세포에는 유전자가 존재합니다.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorTestünk minden egyes sejtje tartalmazza a genomunkat.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorΜέσα σε κάθε κύτταρο του σώματός σας βρίσκετε το γονιδίωμά σας.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorВ каждой клетке вашего тела находится ваш геном.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorВ середині кожної клітини нашого тіла знаходиться наш геном.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorבתוך כל תא בגופכם נמצא הגנום שלכם.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorبداخل كل خلية فى أجسامنا توجد بصمتنا الوراثية.
Vücuttaki her hücre içinde kalıtımsal madde (gametlerdeki kromozomlar) yer alıyorゲノムは 生命を機能・相互作用させ
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Chúng ta không hề có gen di truyền mạnh hơn tổ tiên 10.000 năm trước đây.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Et bien nous ne sommes pas plus hardis génétiquement que nos ancêtres ne l'étaient il y a 10 000 ans.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Geneticamente non siamo più resistenti dei nostri antenati di 10 000 anni fa.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.우리는 유전적으로 만년전에 우리의 조상들이 그랬던것보다 더 단단한 신체를 가지고 있지 않습니다.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Mivel genetikailag nem vagyunk sokkal ellenállóbbak, mint őseink voltak 10.000 évvel ezelőtt.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Não somos geneticamente mais fortes do que os nossos antepassados, há 10 000 anos.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Nie przewyższamy odpornością naszych przodków sprzed 10 tys.lat.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.No somos más fuertes que nuestros antepasados de hace 10 000 años.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Nu suntem mai rezistenţi genetic decât erau strămoşii noştri de acum 10 000 de ani.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Secara genetik kita tidak lebih hebat dari nenek moyang kita 10.000 tahun yang lalu.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.We zijn genetisch niet sterker dan onze voorouders 10.000 jaar geleden.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Wir sind nämlich heute nicht genetisch abgehärteter als unsere Vorfahren vor 10.000 Jahren.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Генетично ми не сильно відрізняємося від наших предків, котрі жили 10 000 років тому.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Наш генетический материал не стал более устойчивым, чем он был у наших предков 10 тысяч лет назад.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Ние не сме генетически по-издръжливи от нашите предшественици преди 10 000 години.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.מבחינה גנטית, איננו חסונים יותר מאבותינו מלפני 10,000 שנה.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.حسنا، لسنا أكثر صلابة وراثيا، مما كان عليه أسلافنا منذ 10،000 سنة.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.遺伝的にたくましくはないですから こうした平均寿命の延びは
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Así que el que uno se encuentre en el centro o en los extremos se debe en parte a la herencia.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Che vi troviate al centro o ai bordi della rete, dunque, è anch'esso un tratto parzialmente ereditabile.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Deci dacă te găsești la mijloc sau la margine, este parțial moștenit.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Jadi apakah anda menemukan diri anda di tengah atau di pinggir juga sebagian diwariskan.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.즉 여러분이 연결망 중심이나 가장자리에 위치해있는 상태도 부분적으로는 대물림될 수 있습니다.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Ob Sie sich also selber in der Mitte oder am Rande befinden, ist auch teilweise vererbbar.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Of je jezelf in het midden of aan de rand bevindt, is ook deels erfelijk.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır. Peki, ne anlama geliyor bu?Vậy nên việc bạn thấy mình ở giữa hay ở rìa, một phần là do di truyền. '
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Portanto, se se encontrarem no meio ou no limite também é parcialmente hereditário.