kalıt ile cümle

kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Müzik Müzik Ayarlarında Yüksek Kalite akışı seçeneği.Ein möglichst räumliches Musikerlebnis bei Konzertsälen.
Diğer analiz metotlarından farklı olarak hem kalitatif hem de kantitatif olarak uygulanabilir.Viele dieser Methoden sind sowohl für qualitative als auch quantitative Bestimmungen verwendbar.
Oldukça kaliteli bir hamur kullanılmıştır.Sie hat eine gute Stickstoffausnutzung.
Bununla birlikte hepsi yazılım kalitesini geliştirmeye yardımcı olur.Somit kann jeder helfen, den Wortschatz zu verbessern.
Üst katında kaliteli bir lokanta bulunmaktadır.Auf der Höhe befindet sich ein Restaurant.
Bunlardan ilki kalite çemberlerinden beklentilerdir.Sie zählt damit zu den frühreifenden Sorten.
İş akışı Toplam kalite yönetimi İş süreci tasarımı Süreç yönetimiLeitstand Manufacturing Execution System Prozessleitsystem Werkstattsteuerung
Kalite Hedefleri, kalite ile ilişkili olarak istenen veya amaçlanan şeylerdir.Sie dienten als Kampfaxt oder als zeremonieller Gegenstand.
Bu kuruluşta “kalite çemberleri” konusunda önemli çalışmalar yaptı.Dort fanden die Verhandlungen wichtiger „Criminalsachen“ statt.
Kalite Kontrol Departmanı'nı nasıl buluyorsunuz?Comment trouvez-vous le secteur du Contrôle de qualité ?
Bu diskte film 1080i resim kalitesinde gösterilmektedir.Ce disque montre le film en résolution 1080i.
Salam Standard, Müslüman gezginler için otellerin kalite standartlarını ve şeffaflığını arttırmayı amaçlıyor.Salam Standard a pour but d’augmenter les normes de qualité des hôtels pour les voyageurs musulmans.
Kaliteyi artırmak için, yazılan kodlar diğer yazılımcılar tarafından incelenir.Pour vérifier la qualité, le code est passé en revue par d'autres programmeurs.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).Il dispose de la Clef Première (une épée).
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Le vin de cette commune est très réputé et renommé.
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.Les fermiers sont payés en fonction de la quantité et de la qualité des grains qu'ils fournissent.
Aynı zamanda düşük değerli kalite faktörü devre performansını arttırır.Au même moment, la pénurie de métaux précieux fait grimper leur cours.
Saldırıların eşiğinde, sayı ve kalite avantajı Sovyetlerdeydi.Aux points d'attaque, le nombre et la qualité des avantages soviétiques était impressionnant.
İç kısmın daha yükseklerine mavi boya hakimdir, fakat düşük kalitelidir.Les niveaux supérieurs de l'intérieur sont dominés par la peinture bleue, mais de mauvaise qualité.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.Elle s'est fixé comme mission la conservation de l'héritage poétique de son mari.
Üretilen ürünler kalite ve ekolojik açısından dünya standartlarına uygundur.Certains produits combinent les standards équitable et biologique.
Fakat, bu yeni bölümlerin kalitesi övmektedir.La qualité de ces chapiteaux est remarquable.
Bundan dolayı üretim kalitesi düştü.À tout point de vue la qualité de la production baisse.
Erken dönem Avrupalı ziyaretçiler Japon işçiliğine ve metal imalatının kalitesine hayran kaldılar.Les premiers visiteurs européens sont surpris par la qualité de l'artisanat japonais et de son orfèvrerie.
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.Quoi qu’il fasse, elle reste totalement un mystère pour lui.
Sıfır hata, Altı Sigma gibi yöntemleri kullanarak kaliteyi artırmaya çalışır.La méthode Taguchi est appliquée dans le cadre de l'amélioration de la qualité et de la méthode Six Sigma.
Eğer öyleyse kalıtsal olarak soylu biridir.C’est donc un noble de noblesse immémoriale.
Kendisine vereceği güçler eninde sonunda onun imparatorluk kalıtçıları tarafından kullanılacaktı.Les pouvoirs qu’il s’est attribués lui-même seront finalement utilisés par ses successeurs impériaux.
Bu esnada yapısal ayrıntının kalitesi ön planda bulunmaktadır.La qualité du détail constructif y est mise en avant.
Neden olarak da silahlarin kötü kalitelerini sundu.Ce qui réduit bien évidemment les blessures de ses propres armes.
Kalite bir ahlak anlayışıdır.Quel souci de perfection morale !
Bu hizmetler geliştirilmeli ve incelenmeli ki istenilen hizmet kalitesine ulaşılabilsin.Je les entretiendrai et les perfectionnerai pour assurer au mieux les services qui me seront demandés.
Yemeğin kalitesi ise doğal olarak şarabın ve etin kalitesine bağlıdır.La qualité du plat dépend essentiellement de celle de la viande et du vin.
EFQM (Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı), 1988 yılında 14 üye ile kurulmuştur.L'intention de fonder l'EFQM est signée en octobre 1988 par 14 chefs d'entreprise européens.
Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır, yani ailevi kalıtım söz konusudur.La FSH est une maladie génétique, donc à transmission familiale.
Daha düşük maliyetle daha yüksek kalite sağlanır.Un taux élevé est corrélé avec un poids plus faible.
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.C'est ainsi qu'elles acquièrent une éducation de bon niveau.
Ancak aşırı etil asetat, şarabın kalitesini düşürmektedir.Un feuillage trop limité nuirait à la qualité du futur vin.
Bu sırada hazırladığı eserler birçok kritik tarafından ikinci kalite olara nitelendirilmiştir.Trente-deux fragments lui sont directement attribués par la critique moderne.
Cücelerin çok kaliteli zırhlar yapmak konusunda şöhreti vardır.Les Fulvii bénéficient d'une réputation d'excellents militaires.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.C'est ce qui fait la qualité du personnel.
Düşük kalitedeki AEG’ler.Les individus de rang inférieur.
Bu da köydeki tarım ürünlerinini kalitesini arttırmaktadır.Parallèlement il souhaite aussi améliorer les conditions alimentaires du village.
Bu özellik kalıtılır bireylerin yavrularında da aynı görülür.Ce mode de calcul vaut pour les individus d'une même génération.
Bu albümüm ilk iki albümden daha kaliteli olmalı," dedi.Je veux que mon prochain album soit meilleur que le premier et le second ».
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Il va permettre de fabriquer des aciers de très bonne qualité.
Genellikle 46's ile 60's kalitesi arasındadır.Elle se situe ainsi généralement entre trente et soixante ares.
Yeni kazanılan bu özellik ise gelecek nesillere kalıtım yoluyla aktarılabiliyordu.Cet allèle muté peut être transmis à la génération d'après.
Yedi kalite aracından biridir.Comment faire ? 7 wagons par train.
Kaliteli bir deste bu kart türlerinin dengeli bir karışımından oluşur.La figure de droite est une représentation graphique de ce code.
2008 yılında, kalıtsal winemaker Evgeny Druzhinin bitkinin başı oldu.En 2008, Yevgeny Druzhinin, vigneron héréditaire de Kizlyar, est devenu directeur de l'usine.
Bu şarap kalitesini gösterir.C'est une marque de qualité du vin.
Arpa: Türkiye'nin en kaliteli arpası burada üretilmektedir.Le riz de la Turquie de la meilleure qualité est cultivé dans cette vallée.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.Les performances ont été classées de la plus haute à la plus basse.
Tütünde kalite çok önemlidir.La qualité du chaussage est essentielle.
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.En outre, la qualité des masques est très moyenne.
Bu da yazılımın kalitesinin artmasında büyük bir rol oynar.Il joue notamment un grand rôle dans l’écriture de ses discours.
Şebin Cevizi kalitesi nedeniyle aranan bir çeşittir.C'est une espèce recherchée pour les qualités de sa chair.
Elde edilen yüzey pürüzlülüğü, taşlama kalitesine yakındır.Le résultat obtenu s'approche de celui du linceul.
Bundan dolayı bir DAT kasetinin bütün kopyaları aynı kalitededir.Les signaux vidéo sont ainsi tous calibrés sur une même base de temps.

İlgili Sayfalar