kalıntılar ile cümle

kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kale kalıntıları.Restos de castillo.
Bu tahmini bulunan kalıntılar da desteklemektedir.Existen restos prehistóricos que así lo confirman.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Mejora el aspecto físico de la persona.
Sahne binasının kalıntıları, yapılan kazılarda büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır.Esta vitrina es de gran importancia por los bienes en ella guardados.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Condénese a multa a quien, volviendo de lejanas regiones, introdujesen novedades (?).
Antik kalıntılar bulunmaktadır.Se conservan las antiguas dependencias.
Bu, Asya'da fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Esta es una lista de volcanes activos y extintos de Ecuador.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Le ultime vestigia della vecchia struttura di comando sovietica sono state disciolte nel giugno del 1993.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Resti di entrambi i fiori sono stati trovati nella camera sepolcrale di Ramses II.
Kroll-Garten Oteli nihayet 1956'da kapanmış ve bir yıl sonra son binaların kalıntıları temizlenmiştir.Il Kroll-Garten chiuse definitivamente nel 1956 e un anno dopo le ultime autorizzazioni vennero revocate.
Kalıntılar 13.900 yıllıktır.Totale: 13.900 anni.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Queste monumentali rovine hanno ispirato l'immaginazione di turisti e scrittori per molti secoli.
Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."I reggimenti parevano inchiodati al suolo".
Günümüze bu eski yerleşim yerinden kalıntılar kalmıştır.Dell'antico edificio oggi rimangono alcuni resti.
Şehir duvarının kalıntıları.Il parco urbano delle Mura.
Eski zaman kalıntılarındaki her insan kafalı hayvan sfenks sayılmaz.Non tutti gli animali con testa umana dell'antichità sono sfingi.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.La produzione del film iniziò nel 1996, quando Cameron fece alcune riprese del vero relitto del Titanic.
Katrinanın kalıntıları Pennsylvania'nın doğusunda yeni bir siklona doğru çekilmiştir.I residui di Katrina sono stati assorbiti da un nuovo ciclone ad est attraverso la Pennsylvania.
Geriye küçük lepton kalıntıları kalmıştır.Lì vi trovano i resti di Olson.
Bu kalıntılarda yazısız dikili taşlardır.Queste foglie sono prive di stipole.
Divin kalesi kalıntıları Divin Malikane ev ^ ^ soyisimleriDivinità dei cancelli dell'oltretomba
Ülkenin bütün bölgelerinde Eski Taş Çağı ve Bakır Çağı'ndan kalıntılar bulunmuştur.In tutto il parco sono stati rinvenuti molti reperti relativi ad insediamenti dell'età della pietra.
Ayrıca köy merasında Erken ve Geç Roma Dönemlerine ait yerleşim kalıntıları bulunmaktadır.Ancora molto controverso è il problema sul popolamento della città prima e dopo la conquista romana.
M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva'ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün.Si deve forse ai Pasta, nel Settecento, la definitiva evoluzione in villa.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Attualmente sono visibili i resti dell'insediamento.
Vela süpernova kalıntısı bize en yakın kalıntılardan birisidir.Il superammasso della chioma è uno dei più vicini superammassi conosciuti.
Yanmış evinin kalıntıları üstündeydi.Morta nell’incendio della Casa.
Antik kentte en eski kalıntılar Helenistik devirden kalma mezarlardır.Gli ipogei ellenistici di Napoli sono degli antichi siti cimiteriali sotterranei.
Kazan hanlarının eski kale kalıntıları üzerine Korkunç Ivan'ın emriyle kurulmuştur.Venne eretto su ordine di Ivan il Terribile sopra le rovine del precedente castello dei khan di Kazan'.
San Giovanni Evangelista Bazilikası'nın kalıntıları.Oratorio di San Giovanni Evangelista.
Halen bu su değirmenlerin kalıntıları ve binaları yer almaktadır.Di queste sopravvivono le strutture e le ciminiere.
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.Il relitto fu scoperto nel 1992 dall'archeologo subacqueo Franck Goddio.
Ama İtalya'da bulunan birçok Bizans kalıntıları Franklara karşı zayiata uğradılar.La stragrande maggioranza dei suini allevati in Italia segue questa filiera.
"Salonina", Yunan ve Roma Kalıntıları Sözlüğü, William Smith (1870).(EN) Voce Amburbium del Dizionario di Antichità greche e romane di William Smith (1875).
Görevin en önemli amacı Mars'ta yaşam için kalıntılar bulmaktı.Questo avrebbe di per sé ostacolato il raggiungimento di Marte.
Günümüze ulaşabilen kalıntıları yok denecek kadar azdır.Oggi rimane molto poco di quello che potevano essere gli affreschi di un tempo.
Az da olsa tarihi kalıntılara rastlanılmakla birlikte kesin tarihi veri bulunmamaktadır.Da questi si estrapolano, con un minore grado di certezza, le possibili date degli altri eventi.
Halen ev kalıntıları bulunmaktadır.Sono presenti solo case di vacanza.
Kalıntılardan anlaşıldığına göre MÖ 4. yüzyılda kurulmuştur.Sulla base di quanto scritto si deduce che si trovano al quarto anno.
Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Tali rimasero fino ai giorni nostri.
Kalıntılar görülmeye değerler.Руины стоит посмотреть.
Yediği avlarının kalıntılarını da ağ merkezlerine takarak manken örümcekler kullanır.Имаго питаются пауками, которых хватают прямо с их ловчих сетей.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Останки идентифицировать не удалось.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Или же он разъединял колонки и делал в них дыры.
Şehir duvarının kalıntıları.Остатки городских стен.
Dağın üzerinde geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen yerleşme kalıntıları bulunmuştur.В горах имелись богатые залежи меди, которые разрабатывались уже в древности.
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.Храм Зевса Олимпийского.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Хорошо наблюдалась сверхновая SN 1054, породившая Крабовидную туманность.
ABD'de Tennessee’de bulunan yerli iskeleti kalıntılarında saptanmıştır.Их обнаружили на остатках скелетов индейцев в Теннесси, США.
Kalıntıları hala mevcuttur.Её остатки сохранились.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Ископаемые остатки, были вначале найдены в Италии и известны под синонимом Panthera toscana.
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.Оставшихся в живых Древних Богов и их слуг стали путать с Древними Силами (не считая Хрофта).
Geriye küçük lepton kalıntıları kalmıştır.Останки Вальтера Голяка нашли позже.
Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir.Здесь видны следы земляных укреплений.
Günümüzde kalıntılar süregiden bir arkeolojik projenin parçasıdır.В наши дни эти земли являются составной частью промзоны Очакова.
Bu, Hindistan ve Madagaskar bölgesinde fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Список динозавров, ископаемые остатки которых были найдены в Индии и на Мадагаскаре.
Kentin öteki mekanları arasında tapınak, tiyatro, akropol, nekropol, agora ve konut kalıntıları sayılabilir.Среди других остатков города можно выделить храм, амфитеатр, акрополь, некрополь, агору и жилые помещения.
İlçede müze olmasa da tarihi eser kalıntıları çoktur.Для нашего времени сказки Музеуса представляют не только исторический интерес.
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Изображений храма не сохранилось.
Köyde yerleşim yeri bakımından antik çağlar ve Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır.В селе сохранились остатки старых верований и обрядов дохристианского периода.

İlgili Sayfalar