kalıntılar ile cümle

kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.وكان محاط من قبل الأطلال من العصور الكلاسيكية القديمة
Antik Roma uygarlığının özenle ortaya çıkarılan ve korunan kalıntıları arasındayız.Darius Arya & Dr. Beth Harrisovou.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Als je door het landschap loopt, richt het zich op als je bent langsgelopen om te proberen afval te pakken.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cînd vă plimbaţi prin peisaje, sare în urma paşilor voştri încercînd să prindă sfărîmături.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cuando caminamos por un paisaje va tras nuestras pisadas tratando de atrapar desechos.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Gdy spacerujesz na łonie natury po twoich krokach wyrywa się w górę próbując wychwycić odpadki.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ha keresztülmész egy földön, lábnyomaid után feltör, és próbálja összeszedni a törmeléket.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Když kráčíte krajinou, vyzdvihuje se v otiscích vašich stop, snažíce se získat částečky.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ketika anda berjalan di atas tanah, miselium melonjak setelah langkah kaki anda untuk mengikat sisa tanaman.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Khi bạn bước qua những khu vực địa hình, nó nhảy đến nơi dấu chân để lại, cố chiếm được mớ tàn dư.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.인간이 지나가면 균사체는 인간의 발걸음을 감지하고 발걸음이 남긴 잔해물을 움켜잡으려고 합니다.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Kun kävelet maastossa, se ponnahtelee kannoillasi yrittäen tarttua pirstaleisiin.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Når I går henover landskaber, rækker det op i jeres fodspor, for at finde efterladenskaber.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.När man vandrar över landskapen hoppar det upp efter dina fotsteg för att fånga spillror och skräp.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Vie o vás. Keď prechádzate krajinou, mycélium ide po vašich stopách; vylezie a zbiera, čo po vás zostalo.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Όταν περπατάτε σε μια περιοχή, ακολουθεί τα βήματά σας για να πιάσει σκύρα.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Като вървиш през местностите, той подскача след стъпките ти и се опитва да грабне отломки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Когда вы гуляете по лугам, он вибрирует в такт вашим шагам, пытаясь ухватить органические остатки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.כשאתם הולכים על האדמה, הוא מזנק כלפי מעלה אחרי כל צעד שלכם בנסיון לתפוס שפוכת.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.عندما تمشي عبر المسطحات فإنها تقفر بعد خظواتك محاولة التعلق بالبقايا
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.通った所で跳びはねて 堆肥をつかみ取ろうとする だから私はインターネットの発明は
Bilmiyoruz. Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Nevieme, ale ľudia z údolia rieky Indus nám tiež zanechali artefakty s nápismi.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.Ces fragments sont si excitants, ils sont souvent les seuls, ou les premiers à être découverts.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.발굴작업은 무척이나 흥미롭고 첫 발굴의 순간은 특히 그렇습니다.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.To niezwykle pasjonujące; często obcujemy z czymś, czego nikt wcześniej nie widział.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.И это всё ужасно интересно. Часто это единственные, если не самые первые найденные кем-либо останки.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.והדברים האלה הם כל כך מלהיבים, כי בד"כ זאת הפעם הראשונה שמישהו אי פעם ראה את השרידים האלה.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.وهذه الأمور مثيرة جدا، وأنها غالبا ما تكون كذلك فقط، أو للوهلة الأولى، لأي شخص يرى البقايا في أي وقت.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.何か見つけた瞬間は格別です めったに見つけられる物ではありません 私と母親が人類の祖先の痕跡を 発掘している とても特別な瞬間です
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.만년설과 같은 전설로만 존재합니다.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Oggi li conosciamo grazie alle calotte polari.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Știm datorită calotelor glaciare.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Tunnemme ne tänään jääleikkauksista.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Vi kender dem i dag fra indlandsisen.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Днес ги познаваме от ледените шапки.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Сегодня мы знаем о них благодаря ледяным шапкам.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.من الأغطية الجليدية (جليد يغطي مساحات واسعة)
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.穴に暮らす鳥もいます
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.이것은 폭풍의 잔해를 이용할 수 있는 공간절약적 방법입니다.
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.Naša metóda je úsporná na priestor a využíva odpad po búrke.
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.זוהי שיטה החוסכת במקום ומשתמשת בשפוכת סערה,
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.هذه وسيلة حفظ فراغ تستخدم حطام العاصفة -ـ
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.しかも嵐は毎年起こるので資源は確保できます
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Były pod wodą - dziś są znane z lodowców.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Heute kennen wir sie von den Eiskappen.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Nosotros ahora los conocemos debido a las capas de hielo.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.On les connaît désormais aujourd'hui grâce aux calottes glaciaires.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.We kennen ze vandaag van de ijskappen.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.בהן סיפרתי לכם קודם שהם לא חיו.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Aber die Indus Völker hinterliessen auch Schriftstücke.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Cywilizacja ta zostawiła po sobie także przedmioty z pismem.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.De talán az Indus-völgyi emberek feliratos emlékeket is hagytak maguk után.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Eppure la popolazione dell'Indo ci ha lasciato anche dei manufatti con delle scritte.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Însă oamenii Indus au lăsat, de asemenea, în urma lor artefacte cu inscripții pe ele.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.그러나 인더스 사람들은 글자가 적힌 유물도 남겼는데 그중에는
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Lidé z povodí Indu však po sobě rovněž zanechali artefakty s nápisy.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Maar het Indusvolk heeft ook voorwerpen achtergelaten waarop is geschreven.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Mais le peuple indusien a aussi laissé des objets avec de l'écriture dessus.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Mas o povo do Indo também deixou artefactos com escrita.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Men Indusfolket efterlämnade också föremål med saker skrivna på sig.

İlgili Sayfalar