kalıntılar ile cümle
kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Mõisahoone varises kokku 1970.
Dikenli karıncayiyenlerinin en eski kalıntıları Pliyosen çağından kalmadır.Vanimaid kiilkirjaga savitahvleid on säilinud Sumeri riigi ajast.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.6백만이넘는 유해가 안치되어 있는데, 일부는 1,300년이나 되었죠.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.De overblijfselen van meer dan 6 miljoen mensen liggen hier, sommige meer dan 1300 jaar oud.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Die Überreste von über sechs Millionen Menschen sind dort untergebracht, einige sind über 1.300 Jahre alt.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.I resti di oltre 6 milioni di persone sono là sotto, alcuni vecchi di 1300 anni.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Jazem aqui as ossadas de mais de seis milhões de pessoas, alguns deles com mais de 1300 anos.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Les dépouilles de plus de six millions de personnes sont abritées là, certains vieux de plus de 1300 ans.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Los restos de más de seis millones de personas se encuentran allí, algunos de más de 1300 años.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Rămășițele a peste șase milione de oameni sunt adăpostite acolo, unele vechi de aproape 1.300 ani.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Tàn dư của hơn 6 triệu người được lưu giữ ở đó, một số đã hơn 1300 năm tuổi.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Több, mint hat millió ember maradványai található meg ott, néhány közülük több, mint 1300 éves.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Tulang-tulang dari 6 juta orang lebih ditempatkan di sini beberapa berusia lebih dari 1.300 tahun.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Znajdują się w nich szczątki ponad 6 milionów ludzi, niektóre mają ponad 1300 lat.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Здесь находятся останки более шести миллионов людей. Некоторые из них насчитывают более 1300 лет.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.Там са останките на над шест милиона души, някои са над 1300 години.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.השרידים של יותר מ-6 מיליון אנשים מצויים שם, חלקם בני למעלה מ-1,300 שנים.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.رفات أكثر من ستة ملايين شخص ترقد بداخلها. بعضها عمره أكثر من 1300 عام.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.中には1,300年以上前の骨もあります これはモンパルナス墓地の下で撮りました
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Còn lại của dây cột gói hàng, và bánh cũ của hoa hồng, Có mỏng scatter'd, để làm cho một chương trình.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Jäänteitä pakettinaru, ja vanhoja kakkuja ruusut olivat ohuesti scatter'd, muodostavat show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Los restos de bramante, y las tortas de edad de las rosas, ¿Se scatter'd finas, para hacer un show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Maradványai csomagolóspárga, és a régi sütemények rózsa, Were vékonyan scatter'd, hogy egy show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Ostanki packthread, pecivo in starih vrtnic, so tanke scatter'd, da up show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Pozostałości packthread, stare ciastka róż, były słabo scatter'd, w celu uzupełnienia show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Restanten van paktouw, en oude taarten van rozen, Were dun scatter'd, om een show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Rester af packthread, og gamle kager af roser, var tyndt scatter'd, at gøre op et show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Rester av SEGELGARN, och gamla kakor av rosor, var tunt scatter'd, att göra upp en show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Reste von Bindfaden und alte Kuchen von Rosen, waren dünn scatter'd, um eine Show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Resti di packthread, e torte di rose antiche, Were sottilmente scatter'd, per costituire uno spettacolo.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Restos de packthread, e bolos de idade de rosas, foram mal scatter'd, para fazer um show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Resturi de sfoară, şi turte vechi de trandafiri, au fost slab scatter'd, pentru a face un spectacol.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.노끈의 잔존물, 그리고 장미의 오래된 케이크는 얇게 공연을 만회하기 위해서, scatter'd했다.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Sisa-sisa packthread, dan kue-kue mawar lama, Apakah tipis scatter'd, untuk membuat pertunjukan.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Zbytky motouz, a staré koláče z růží, byl tence scatter'd, aby se show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Zvyšky motúz, a staré koláče z ruží, bol tenko scatter'd, aby sa show.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Απομεινάρια του packthread, και παλιά κέικ από τριαντάφυλλα, Ήταν αραιά scatter'd, να συνθέτουν μια παράσταση.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Останки от канап, и стари пити от рози, тънко scatter'd, за да направи шоу.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Остатки шпагат, а старые торты из роз, были тонко scatter'd, чтобы до шоу.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.שרידי packthread, ועוגות הישן של ורדים, האם scatter'd דק, כדי לפצות על הצגה.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.وهل scatter'd رقيقة بقايا packthread ، والكعك القديمة من الورود ، لتشكل المعرض.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.男は今毒を必要としなかった場合、自分に私は言った、この極端な欠乏に留意し、
Amerika kıtasında bulunan kalıntılardan, bu kalıntıların soyut özelliklerinden ilham alıyor. .Je to inspirováno abstrakcí.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Dar nu găsești rămășițe umane, precum Selam și Lucy în fiecare zi.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Denn man findet menschliche Überreste wie die von Selam oder Lucy nicht gerade alle paar Tage.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Jednak nie znajduje się tam skamieniałości ludzkich, takich jak Selam i Lucy, nie codziennie.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Maar wat je er dagelijks vindt zijn geen menselijke resten, zoals Selam en Lucy.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Mais ce que vous y trouvez ce ne sont pas des restes humains, comme ceux de Selam et de Lucy, au quotidien.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Ma quello che troverete non saranno resti umani, come Selam e Lucy, nella ricerca giornaliera.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Men det man finder er ikke menneskelige efterladenskaber, såsom Selam og Lucy, på daglig basis.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Pero lo que encuentra no son los restos humanos, como Selam y Lucy, diariamente.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Selamin ja Lucyn kaltaisia hmisjäännöksiä ei löydetä harva se päivä.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Αλλά δεν βρίσκεις ανθρώπινα υπολείμματα, όπως η Σελάμ και η Λούσι, κάθε μέρα.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Але те, що ви знаходите щодня - не останки людей, як Селам і Люсі.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Намираш слонове, носорози, маймуни, прасета и др.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Но то, что вы найдёте в обычный день это не человеческие останки такие как, Селам и Люси.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Er ist umgeben von den Ruinen der klassischen Antike.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Il est encerclé par les ruines d'antiquité classique.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Je obklopen antickými ruinami.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Postać jest otoczona ruinami starożytnych budowli.