kalıntılar ile cümle
kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Günümüze bu eski yerleşim yerinden kalıntılar kalmıştır.Ennyi maradt az egykori épületből.
Çevre duvarlarının kalıntıları ve bir de kulesi günümüze ulaşabilmiştir.A vár falai és tornyai részben ma is állnak.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.A Titanichthys halnem típusfaja.
Kalıntıları ilk kez 1950'lerde, daha sonra 1990'larda Ankara yakınlarında bulunmuştur.A maradványokat Közép-Törökországban, Ankarához közel találták az 1950-es évektől kezdve.
1500-1000) tarihlenen kalıntılarıyla tanınır.3000-1500) megmaradt leletekben is megtalálható.
Gözlenen süpernova kalıntıları listesi.Ez a szuperkontinensek listája.
Eski rum evi kalıntıları ve rumların isimleri ile adlandırılan mekanlar mevcuttur.Továbbra is használták a régi kikötőket és a tófetnek nevezett szentélyeket.
Kalıntıları bugün de mevcuttur.Maradványai ma is láthatók.
Kalıntıları halen durmaktadır.Maradványai védettek.
İçinde pek iyi korunmamamış fresko tablo kalıntıları vardır.Igen jól megőrzött kövületei maradtak ránk.
Ayrıca bugünkü Ömercioğlu Mahallesinde bulunan Kale kalıntıları da bu varsayımları güçlendirmektedir.A városközpontban folyó ásatások legalsó rétegbeli leletei is megerősítik ezt.
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.Hera és Zeus temploma Olympiában).
Bu sarayın kalıntıları halen Prado Müzesi'nin yan tarafındadır.Az eredeti szobor a Palazzo Nuovo múzeumban van.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Proteolitikus kísérleteivel meghatározta, hogy mely aminosavak alapvetőek az enzimatikus működéshez.
3,000 ile 30,000 yıl önce meydana gelen bir süpernovanın kalıntıları olduğu düşünülmektedir.30-40 ezer évvel ezelőtt működött festékbányát.
Arkeolojik kalıntıları 1834 yılında Fransız Charles Texier keşfetti.A területen az előzetes kutatást 1835-ben Charles Texier francia régész végezte el.
Aynı zamanda geçmişten günümüze arkeolojik kalıntıların kaldığı ovalardan biridir.Itt áll a régmúltból fennmaradt pellengér is.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Maradványai napjainkig nem találták meg.
Halen, liman ağzındaki mendirek ile Kuzey Liman'daki kulenin kalıntıları görülmektedir.A kikötő alatt a tengerben még láthatók a római kikötői gát maradványai.
Kalıntılar 13.900 yıllıktır.A lelet mintegy 9500 éves.
Neolitik Çağ'dan bile kalıntılar bulunmuştur.Azonban vannak tárgyak a neolitikus korból is.
Antik Atina Çarşısı'nın kalıntıları.A régi Athéné-templom alapjai.
Günümüzde yıkık vaziyette bulunan hisarın kalıntılarına rastlanmaktadır.Mai életében meghatározó Zalaegerszeg közelsége.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.A névadó Neumünsterből azonban mára semmi sem maradt.
Burada M.Ö. 12.000yıllarından kalıntılar bulunmakta.A terület kora 12 000 év.
1500 senesine ait kalıntılar bulunmuştur.Ezekből 5000 maradt az utókorra.
Kentin güneyinde güzel bir mozaiği olan bir yapının kalıntıları bulunmuştur.Az épületben értékes mozaikot találtak.
Kaleye ait kalıntılar halen görülebilir durumdadır.Linnan jäänteet ovat edelleen näkyvillä.
Gözlenen süpernova kalıntıları listesi.Tämä on luettelo havaituista supernovajäänteistä.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Ihmisen maalliset jäänteet.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Jäännöksistä voidaan toki sanoa jotain.
Eski köyün kalıntıları bir kaç filmin çekim yeri olarak kullanılmışdır.Kylää on käytetty monien historiallisten elokuvien kuvauspaikkana.
Şimdiki camide bu kalıntıları az da olsa görmek mümkündür.On ollut onnekasta löytää edes nämä jäänteet.
Her sene savaşta ölenlere ait kalıntılar buluna gelmektedir.Sen luokse kerääntyy vuosittain ainuja muistamaan sodassa kuolleita.
Kuzey taradında günümüzde hala kalıntıları duran büyük bir saray bulunmaktaydı.Pohjoispuolella oli suuri palatsi, jonka jäänteet ovat säilyneet.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Kirkon kivirunko jäi pystyyn.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Titanic oli löytynyt.
Bulunan kalıntılar, Karasuk kültürü'nün devamı niteliğini taşımaktadır.Kukin kerros edustaa väestön eri kulttuurikauden jäännöksiä.
654 yılında Arapların adayı işgalinden sonra heykelin kalıntıları Suriyeli Yahudilere satıldı.Vuonna 654 jaa. arabit valtasivat Rodoksen ja myivät patsaan jäännökset syyrialaiselle juutalaiskauppiaalle.
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Sen jäänteet löydettiin 1940-luvulla.
Bugün toprak üstünde yalnızca şehre su getiren su kemerinin kalıntıları seçilebilmektedir.Kaivoksesta on nykyisin jäljellä vain veden täyttämät kuopat.
Bu galaksilerin çoğunda birleşme kalıntıları vardır.Valtaosa levistä on yhteyttäviä eliöitä.
Kalıntıların bir bölümü müzenin alt katında görülebilmektedir.Osa museoesineistä on esillä museon pihalla.
Şehir duvarının kalıntıları.Kaupungin muuria.
Kalıntılar 13.900 yıllıktır.Sen kiertoaika on 3,21 vuotta.
Bölgede yapılan yüzey araştırmalarında bunu destekleyen maden ve cüruf kalıntılarına rastlanmıştır.Tämä on todettu alueella esiintyvän ja maaperään tallentuneen siitepölyn avulla.
1500 senesine ait kalıntılar bulunmuştur.Sitä on jäljellä noin 1 500 paria.
Günümüze bu eski yerleşim yerinden kalıntılar kalmıştır.Näistä vanhoista teollisuuslaitoksista ei ole nykyään jäljellä mitään.
Bu kalıntılar, ülkenin ilk Dünya Mirası eseridir.Toinen väärinkäsitys on, että se olisi maapallon ensimmäinen eliö.
Açmalarda elde edilen kerpiç kalıntılar bunu doğrulamaktadır.Esineistä löytyneet reiät selittyisivät näiden avulla.
Birçok tarihi kalıntılar vardır.Joitakin historiallisia jäännteitä on entisöity.
O kalıntılara "çegil" denmektedir.Tätä tulosta kutsutaan jäännöslauseeksi.
Kentteki kalıntıların çoğu Roma dönemine aittir.Kaupungin säilyneet muinaisjäänteet ovat pääosin peräisin roomalaiselta kaudelta.
Buna benzer kaynaklar; enerji temini sürekli veya geçici olarak sönmüş olan kalıntılar olabilir.Τέτοιες πηγές μπορεί να είναι απομεινάρια των οποίων η παροχή ενέργειας σταμάτησε μόνιμα ή προσωρινά.
Sadece medresenin kalıntıları bugüne gelmiştir.Μόνο τα ερείπια του μεντρεσέ παραμένουν και σήμερα.
Süpernova kalıntıları dizini ^ a b c "SN1987A in the Large Magellanic Cloud".24 Φεβρουαρίου 1987. Observations on Astron: Supernova 1987A in the Large Magellanic Cloud.
Şehir duvarının kalıntıları.Τα βυζαντινά τείχη της πόλης.
Bu serilerle kalıntılar yönteminin kullanımını etkilemez.Η χρήση του φίλτρου κυκλικής πόλωσης δεν επηρεάζει τον μηχανισμό αυτό.
Tınaztepe kasabasında Otuz İki İnler diye anılan kalıntılar vardır.Στην Ευρώπη αναφέρονται τριάντα δυο υποοικογένειες.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.Η παραγωγή της ταινίας ξεκίνησε το 1995, όταν ο Κάμερον τράβηξε κάποια πλάνα από τον πραγματικό Τιτανικό.