kalıntılar ile cümle
kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Byl pojmenován po Titánovi Epiméthovi.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.K jeho zálibám patří pěstování tilandsií.
Son zamanlarda Hubble Uzay Teleskobu bu olayın kalıntılarının fotoğraflamıştır.Hubbleův vesmírný dalekohled zachytil několik snímků této mlhoviny.
Günümüzde kalıntılar süregiden bir arkeolojik projenin parçasıdır.V současnosti všechny slouží potřebám architektonického studia.
Birçok tarihi kalıntılar vardır.Zachovány jsou četné historické objekty.
Bu kulübenin kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Zbytky jejich chaty dosud existují.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Dnes jsou ještě patrné pozůstatky rampy.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Její zbytky dopadly na území Argentiny.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Jeho ostatky dodnes nebyly vyzdviženy.
Kentte Roma Çağı kalıntıları da görülmektedir.Zbytky starého římského města lze stále spatřit.
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Rozpuštěni byli v roce 1970.
Toplanan bitkiler hakkında, ele geçen bitki kalıntıları fikir vermektedir.Pro plánovaný sběr se tato statná rostlina pěstuje.
Kalıntılar 1990'lı yılların başında ve 2000'li yılların başında ortadan kalkmıştı.Vyřazovány byly počátkem 90. let 20. století, několik jich zůstalo provozuschopných.
Ayrıca çıkan kalıntılardan daha önce bir şehir olduğu tahmin edilmektedir.V minulosti se věřilo, že se jedná o pozůstatky zničeného města.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Na místě supernovy SN 1054 se dnes nachází Krabí mlhovina.
1990'lı yılların sonlarına kadar bir kilisenin kalıntıları hala gözükebiliyordu.Uspořádání církevních poměrů bylo možné až od 90. let 20. století.
Süpernova kalıntıları dizini ^ a b c "SN1987A in the Large Magellanic Cloud".SN 1987A je supernova na okraji mlhoviny Tarantule ve Velkém Magellanově oblaku (blízké trpasličí galaxii).
Fiji’de yapılan kazılarda küçük yerleşimlerde çanak çömlek türünde eski kalıntılar bulunmustur.V některých dalších zemích střední Evropy se lze s kaštely setkat ve smyslu malých pevností.
Kalıntılar Aşağı Kent, Yukarı Kent, Büyük Kale (Kral Kalesi), Yazılıkaya'dan oluşmaktadır.Půda v obci je ve vyšší části písčitá a na níže položené ploše jílovitá.
Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Jeho pozůstatky se dochovaly do dnešních dnů.
Karain'de mağara adamlarına (homo sapiens neandertalensis) ilişkin kemik kalıntıları da ele geçmiştir.Po celé Africe se nalezly také pozůstatky rodu Homo sapiens (člověk moudrý).
Ii boyu Sawayama'nın kalıntılarından yeni bir kale ve Hikone şehrini inşa etti.Ti na ruinách Sawajamy vystavěli nový hrad a město Hikone.
Kentte ele geçen en eski kalıntılar MÖ 8. yüzyıla kadar gitmektedir.Nejstarší zmínky o městě pochází z 8. století.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Ultimele rămășițe ale structurilor de comandă ale fostei armate sovietice au fost dizolvate în iunie 1993.
Bu yazıtın kalıntılar Roma'da bulundu ve bugün Kapitoline Müzesi'nde sergilenmektedir.Resturile din această inscripție s-a găsit la Roma și sunt acum păstrate în Muzeul Capitoliului.
1993'te kalıntıları bulunduktan sonra cüce mamut olarak sınıflandırıldılar.După descoperirea lor în 1993, au fost considerați mamuți pitici.
Krallığın kalıntıları 494 yılında Goguryeo Krallığı tarafından ilhak edilmiştir.Rămășițele sale au fost absorbite de către regatul vecin, Goguryeo în 494.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Acest mormânt a aparținut lui Ramses al II-lea.
Kalıntıları 1979 yılında Dünya Mirası kapsamına alınmıştır.Ruinele sale au fost incluse în patrimoniul mondial în 1979.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.Producția a început în 1995, când Cameron a filmat material cu epava reală a Titanicului.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Diolkos există și astăzi alături de canalul construit în perioada modernă.
Herakleios, Büyük Zab'ın batısından Ninova kalıntılarına biraz uzak bir düzlük bulmuştu.Heraclie a găsit o câmpie de vest a Marii Zab,la o oarecare distanță de ruinele cetății Ninive.
Bu resimde 6 köylü yediği insanların kalıntılarının başındalar.Aici în țară dragostea lui a fost pentru cele șase milioane de țărani.
Aslında Norman'ın kalıntıları bunlar.Acesta va fi de fapt sistemul lui Calvin.
Şehrin duvarları ve bazı Hıristiyan Kiliseleri ile birçok kalıntılar hala durmaktadır.Orașul are mai multe moschei și biserici creștine.
San Giovanni Evangelista Bazilikası'nın kalıntıları.Cupola (vedere parţială) Biserica San Giovanni Evangelista.
Yeni sosyalist ilişkilerin bu kalıntıları yerle bir ettiğinden bahsedilir.Se consideră că o astfel de donație purifică ceea ce rămâne.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Resturile fortificații pot fi văzute și astăzi.
Karıncayiyengillerin fosilleşmiş kalıntıları Güney Amerika'dan başka kıtalarda da bulunmuştur.Câteva observații notabile privind peștii aligator au fost raportate din afara Americii de Nord.
Norveç yenilgisinden sonra, Norveç grev kuvveti kalıntılarıyla Orkney'e geri dönerek kışlaları dolaştı.După înfrângerea norvegienilor, a navigat înapoi în Orkney cu rămășițele forțelor, unde au petrecut iarna.
Ayrıca küçük bir kale kalıntıları bulunmuştur.S-au păstrat mici păduri de fag.
Dığrak denilen mevkii de halen kalıntılar ortaya çıkar.Oricât îl zgâlțiam tot mai rămânea ceva.
Bu devrin dil ve kültür kalıntılarına dair arkeolojik buluntular, Balkanlar’ın çeşitli bölgelerinde vardır.Caracteristic pentru armele lor de cultură și obiectele de bronz se găsesc în întreaga regiune.
Bu sazlıkta bir Venedik barajının kalıntıları da bulunmuştur.În trecut a funcționat acolo o bancă aflată în proprietatea bogaților comercianți venețieni.
Özellikle doğu roma imparatorluğuna ait ait kalıntılar büyük yer tutmaktadır.Rând pe rând, teritoriile Imperiului Roman de Apus sunt cucerite.
Bu mevkide, birçok kilise ve manastırın kalıntıları da vardır.Câteva biserici și mănăstiri istorice își au locul aici.
Ancak bu sur kalıntılarının kuzey ve batı yönlerinden günümüze bir şey gelememiştir.În prezent, din aceste chilii nu mai există decât niște ruine pe latura de sud și de est.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Vechimea bisericii este disputată.
Her sene savaşta ölenlere ait kalıntılar buluna gelmektedir.În fiecare an de ziua eroilor, sunt aduse omagii celor căzuți pe câmpul de luptă.
Köyün tarihine baktığımızda eski yerlişimin kalıntılarına rastlamak mümkündür.Vechimea orașului se identifică cu existența descoperii izvoarelor.
Bazı tarihi kalıntılar bulunmakla birlikte, tarihte çok önemli bir rol oynamamıştır.Domnia sa foarte scurtă nu a lăsat nimic memorabil în istorie.
600 yıllarına tarihlenen kalıntılar bulunmuştur.6. évezredre datált maradványait találták meg.
Şehir duvarının kalıntıları.A városfal maradványai.
Bugün İstanbul Belediye Sarayı'nın yakınlarında kalıntıları görülebilir.Az alagutak még ma is láthatók a Poštarski dom közelében.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Napjainkban Argentínában, Misiones tartományban fekszik.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Maradványai még mindig láthatók.
Tektosaglardan kalma Keltik özellik taşıyan kalıntılardan çok az miktarda vardır.Valószínűleg ennél jóval kevesebb példány maradt bélyeggyűjtők birtokában.
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Maradványait 1974-ben azonosították.
Antik Albintimilium şehri kalıntıları: Modern kasabanın 5 km doğusunda Nervia ovasında bulunur.Az ókori Albintimilium romjai Nervia síkján találhatók, kb. 5 km-re a modern várostól keletre.
2000 yılında, eski bir Roma şehri olan Missionis'in kalıntıları Eski Cuma yakınlarında keşfedilmiştir.2000-ben Targoviste mellett tárták fel Missionis (Мисионис) ókori római város romjait.