kalıntılar ile cümle

kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tuva tarihi, antik yerleşim kalıntılardan Paleolitik Çağa kadar geriye gittiği öne sürülür.Oude bronnen vertellen over het bestaan van de vroegere palmprocessie.
Bu, özellikle ülkenin tamamında bulunan eski nehirlerin kalıntıları tarafından kanıtlanmaktadır.Świadczą o tym zwłaszcza pozostałości starożytnych rzek znalezionych w całym kraju.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Czy nie rzucił przeciwko nim ptaków lecących stadami, które obrzuciły ich kamieniami z palonej gliny?
Onların kalıntıları (bazıları hala işlev görmekte) bugün hala pek çok yerde bulunabilir.Pozostała ich część opuściła Zagórze (dziś Gryfice) w terminie późniejszym.
Tek deliklilerin en eski kalıntıları 120 milyon yaşındadır.Najstarszy zabytkowy dworek ma ponad 120 lat.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Obecnie można zobaczyć jego pozostałości.
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.Odkryty w roku 2000 przez francuskiego archeologa podmorskiego Francka Goddio.
Gözetleme kulesi kalıntıları bulunmuştur.W pobliżu znajdują się pozostałości wieży obserwacyjnej.
Kale içindeki kalıntılar.Pozostałości po zamku.
Gözlenen süpernova kalıntıları listesi.Notatki z ocalałych szpargałów.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Pozostałości okopów można zaobserwować jeszcze obecnie.
Tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri ile tanınır.Rozwijało się zainteresowanie starożytnością i jej naturalnymi pozostałościami.
Köyün batı yönünde, eski bir mezarlık kalıntıları bulunuyor.Na południowym zachodzie od wsi, znajdują się ruiny starego cmentarza.
Halen ev kalıntıları bulunmaktadır.Widoczne są jeszcze podmurówki domów.
Kaleye ait kalıntılar halen görülebilir durumdadır.Pozostałości tego muru są wciąż widoczne.
Tarihi Hasankeyf Köprüsünün kalıntıları. ^ yazısıHistoryczne zdjęcia mostu Orłów
Nova kalıntıları, süpernova kalıntılarından veya gezegenimsi bulutsulardan daha az kütleye sahiptir.Pozostałości po nowych są o wiele mniej masywne niż pozostałości po supernowych lub mgławice planetarne.
San Giovanni Evangelista Bazilikası'nın kalıntıları.Znajduje się na terenie parafii San Giovanni Evangelista.
Kentten günümüze Roma dönemi yapı kalıntılarından bazı parçalar gelebilmiştir.W nawie południowej można jeszcze dziś rozpoznać elementy architektury romańskiej.
Ancak kalenin kalıntılarını görmek mümkündür.Można zobaczyć pozostałości jego fundamentów.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Jego niekompletne szczątki odkryto na terenie obecnej Argentyny.
Şehir duvarının kalıntıları.Bydgoskie mury miejskie.
Bu resimde 6 köylü yediği insanların kalıntılarının başındalar.Liczy ona 24 mieszkańców zamieszkałych w sześciu gospodarstwach rolnych.
İnsangillere (Hominidae) ait ilk kalıntılar da Doğu Afrika'da bulunmuştur.Pierwsze skamieniałości Homininae odkryto w północnej Afryce.
Antik kalıntılar bulunmaktadır.Znajdują się tam pozostałości dawnej zabudowy.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Osłabione królestwo Izraela przetrwać miało jeszcze dziesięć lat.
Günümüzde kalıntılarına rastlanan kilise, bölgenin tek ibadet yeriydi.Obecnie w miejscu gdzie znajdował się kościół stoi jedyny we wsi sklep.
Bodrum yakınlarındaki tarihi kalıntılar.Przebijania ostatnich piwnic.
Daha sonra Einstein’ın kalıntıları ailesi tarafından yaktırıldı ve külleri bilinmeyen bir yere serpildi.Tego samego dnia jego zwłoki poddano kremacji w Trenton, a popioły rozsypano w nieznanym miejscu.
Kalıntılarına otopark yapılmıştır.W podziemiach ulokowano parking.
Kalıntılar, deniz kenarında üç tarafı çevrili kulvarın üzerindedir.Poniżej przełęczy nad brzeg Morskiego Oka schodzą trzy żleby.
Fakat Rieti'de 19. ve 20. yüzyıl yapılan arkeolojik kazılarda bir zengin kalıntılar bulunmamıştır.W XVIII i XIX wieko nie dokonano żadnych ważnych odkryć archeologicznych.
Şu anda tamamen viran olmuş, sarayın kalıntıları vardır.Obecnie po dworze zostały resztki cegieł.
Bölge yayla olduğundan kalıntılar toprağın altında kalmıştır.Po wysiewie przykryć je należy ziemią.
Parkın en ünlü kalıntıları Australopithecus ve erken homo fosilleridir.Den mest kända lämningarna i parken är Australopithecus och tidiga mänskliga fossiler.
Panamá Viejo eski Panama City şehrinin kalıntıları ve ülkenin eski başkentidir.Panama Viejo är de återstående delarna av gamla Panama City och landets tidigare huvudstad.
Oligosen ve Miyosen dönemlerinde karıncalar bulunan tüm fosil kalıntılarının %20 ile %40'ını oluşturur.Under oligocen och miocen utgör myror 20–40 % av alla de insekter som återfinns i större fossila lämningar.
Süpernova kalıntıları dizini ^ a b c "SN1987A in the Large Magellanic Cloud".Bilder & media Lista över supernovor ^ ”SN1987A in the Large Magellanic Cloud”.
1970 yılında KGB direktörü Yuri Andropov ceset kalıntılarını yok etmek için bir operasyona izin verdi.I april 1970 beordrade KGB-chefen Jurij Andropov att kvarlevorna skulle förstöras.
Kalıntıları hala mevcuttur.Resterna finns kvar.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.De första fossilen hittades i Olivola i Italien.
Fosil kalıntıları ilk olarak Palaeoloxodon antiquus falconeri olarak tanımlanmıştır.Dessa fossil klassificerades i början som Felis palaeosinensis.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.De monumentala ruinerna har inspirerat resenärer, upptäcktsresanden och författare i århundraden.
1500 senesine ait kalıntılar bulunmuştur.1500 andra arkiv bevaras också.
Tarih öncesi kalıntılar da bulunmaktadır.Även tidigare kataloger förekommer.
Bitkisel kalıntılarsa emmer buğdayının temel besin olduğunu göstermektedir.När man odlar äpplen, är det viktigt vilken grundstam trädet har.
Bu kalıntılarda yazısız dikili taşlardır.På platsen finns inga rester av bearbetade stenar.
1817 yılında çıkan yangında yıkılan Ulusal Tiyatro'nun kalıntıları üzerine yapılmıştır.Det byggdes på ruinerna av nationalteatern som brann ner 1817.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Vissa lämningar finns kvar att se.
Genç devir kalıntıları günümüze gelebilmiştir.O skulle tidens lekverk Människan bestå?
Ayrıca Fırat kıyısında bir liman ve bu limana ait bir mendirek kalıntıları bulunmuştur.Här finns också en grusad parkeringsplats i anslutning till hamnen.
Troya kalıntılarının bulunduğu ildir.Bland annat visas belägringen av Troja.
Höyükte ele geçen hayvan kalıntılarının % 95'i evcil hayvanlara aittir.95 procent av det funna benmaterialet härrörde från domesticerade djur.
Site, henüz tam olarak araştırılmamış Buda kalıntılarını içermektedir.Här finns lämningar efter Buddha, som inte blivit helt utgrävt.
Hot Springs dışındaki kasabalarda hala bu olayın kalıntıları durmaktadır.I omgivningarna runt Hot Springs växer i huvudsak städsegrön lövskog.
Bu kalıntılar, ülkenin ilk Dünya Mirası eseridir.Jag fäster dig som en av Jordens Skatter.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Arten finns även i argentinska provinsen Misiones.
Bu büyük orman kalıntılarıdır.Den undviker täta skogar.
Bu kalıntıların yaşları 300.000 ila 125.000 yıl arasına tarihlenmiştir.Kvarlevorna är 300 000 till 12 000 år gamla.
Kentin batı kesiminde büyük bir kale kalıntıları bulunmaktadır.Det finns dock en hel del skog kvar på stadsdelens västra sida.

İlgili Sayfalar