Predacon kalıntıyı alır ama Miko tuzağa düşer.השיקוי מוכן, ומיקו שופך על האוגר את השיקוי.
Bıraktıkları tarihî kalıntı ve izler; bu uygarlıkların kültür ve uygarlığını günümüze ulaştırmıştır.רעיונות אלה נחלשו במהלך הזמן, אך הם ממשיכים משפיעים על התרבות והפוליטיקה שלה עד היום.
Kalıntıları hala mevcuttur.Останките все още съществуват.
Antik kalıntılar bulunmaktadır.Открити са останки от Античността.
Ancak böyle kalıntılar arkeologlar tarafından bulunulamamıştır.Такива артефакти не са открити от археолозите.
Şarlatanlar, günümüzde bu geleneğin kalıntılarıdır.Те са реалните продължители на тези традиции във времето.
Ceneviz duvar kalıntıları hâlâ görülebilir.Един от мостовете, Донгжин, все още може да бъде видян.
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.Сега от този път няма дори и останки.
Asgari uzunluk 3 kalıntıdır.Да е нужна максимално малко конфигурация 3.
Tarihi köyden kalıntı bulunmayışının bir sebebi de eskiden yapıların çoğunlukla ağaç yapılar olmasıdır.Основите на селището не могат да бъдат установени, защото в по-голямата си част са били дървени.
Portekiz Ordusunun son kalıntıları da ülkeyi terk edecektir.Остатъците от персийската армия напускат Гърция.
Açmalarda elde edilen kerpiç kalıntılar bunu doğrulamaktadır.Множеството открития при правените разкопки са доказателство за това.
Duvarlarında fresko tablo kalıntıları vardır.На стените има остатъци от живопис.
Tarihöncesine ait kalıntılar kontlukdaki platoların çok eski tarihlerde yerleşime açıldığını gösterir.Картините на миналото събуждат във вече остарелия Борг дълбоки спомени.
Dığrak denilen mevkii de halen kalıntılar ortaya çıkar.Дори сега останките напомнят затова.
Bu kalıntılar, ülkenin ilk Dünya Mirası eseridir.Затова някои твърдят, че златото е първата световна валута.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Останки от тях могат да се видят.
Günümüzde görülen kalıntılar daha çok Roma dönemine aittir.Доста повече са находките, останали от римски времена.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Укрепленията около Стария град са издигнани в продължение на два века.
Köyde Roma döneminde kalma kalıntılar vardır.В селото има останки още от римско време.
Köyün Kaledibi mahallesinde, inşa tarihi henüz belirlenemeyen kalenin kalıntıları bulunmaktadır.На връх Любаш има данни за пещера, чиито вход все още не е открит.
Tarihöncesi dönemlerden kalma kalıntıları bulunmaktadır.Естествено, започва изоставане от набелязаните срокове.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Има останки от черква.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.Сега вече за Каварадоси няма изход.
Bu keşif daha sonra patlamanın görülebilir kalıntıları tarafından doğrulandı.По-късно същия ден откритието е потвърдено от независими наблюдения.
1887 yılında manastırın toprakları ve kalıntıları Harenne ailesi tarafından satın alındı.През 1887 г. земите и руините на абатството са придобити от семейство Арен (Harenne).
Ancak, köyün kuzey doğusunda Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır.Останки от римско време има в северозападната му част.
M.Ö 2000 yıllarına kadar geçmişi olan insan yerleşimlerine ait kalıntılar bulunmaktadır.Налице са материални останки още от епохата на траките от I хилядолетие пр.
Pek çok batık geminin kalıntısını buldu.Там откриват останки от корабокрушение.
Bu hamam eski bir Roma kalıntısı üzerine inşa edilmiştir.И двете са построени върху останките на древен римски храм.
Temelinde yerleşim kalıntıları bulunur.Вътре има основи от сгради.
Pliska'da erken Slav ve Eski Bulgar kültürünün çok sayıda kalıntısı bulunmuştur.В Плиска са намерени множество останки на раннославянската и старобългарската култура.
Ayrıca Ohri St. Naum kalıntılarını barındırır. [2]В нея се съхраняват и мощите на Свети Наум Охридски.[1]
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.Danas je taj pračovjek klasificiran kao Homo erectus.
2010 yılında, Kudüs’teki en eski yazılı Tarihi kalıntı, eski şehrin duvarlarının dışında bulundu.2010., najstariji natpis na hebrejskom jeziku je pronađen odmah uz vanjski dio zidina Starog grada.
İntegrali alınan ifade karmaşık düzleme genişletilir ve kalıntıları hesaplanır (ki genelde kolaydır).Sasoji se od definienduma (onog što definira) i definiensa (onoga čime se definira).
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Ime Nan Madol znači „međuprostor”, što se odnosi na mrežu vodenih kanala koji prekrivaju ruševine.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Ostaci crkve konzervirani su.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Predstavlja je fizičko tijelo pojedinca.
Bulunan bu alet ve kalıntılar, halen Macaristan Ulusal Müzesi'nde sergilnmektedir.Iskopani materijal sačuvan je u Mađarskom Nacionalnom muzeju.
Kurgandan çıkan kalıntılar günümüzde Ermitaj Müzesinde sergilenmektedir.Danas njeni posmrtni ostaci počivaju u avinjonskom muzeju.
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.Od posjeda nije ništa ostalo.
Eski buzul çağlarından kalan buzul kalıntılarıdır.Većina tih jezera je ostatak posljednjeg ledenog doba.
Şehrin kalıntıları günümüzde hala ayaktadır.Ostatci tvrđave i danas su iznad grada.
Höyükte in suti Geç Demir Çağı kalıntısına rastlanmamıştır.Na brdu Spas su pronađeni mnogobrojni ostaci željeznog doba.
Günümüzde bu döneme ait birçok arkeolojik kalıntıya ulaşılmıştır.Iz toga vremena postoje brojni arheološki ostatci.
Bunlar hisar, hendek ve yapı kalıntıları olabilir.Podloga mogu biti biljke, tlo i građevine.
Bu gün halâ kalıntıları görülebilen 4 adet dükkânın bulunduğu Roma insula sının temelidir.Na njenoj bazi nalaze se ostaci rimske insule s više od 4 skladišta vidljiva s ulice.
Kalıntılar kalenin askeri ihtiyaçları için düzenlenmiştir asıl yerleşim damala köyüdür.Poljica su naselje u sastavu sastavu Općine Vrsi u Zadarskoj županiji.
Bu dönemlerle ilgili kalıntıların araştırılması devam etmektedir.Ispitivanje validnosti te vrste još uvijek je u tijeku.
Fier, Apollonia antik kentinin kalıntılarından 8 km uzaklıktadır.Udaljen je 8 km od drevnog korintskog grada Apolonije.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Dodnes existujú zvyšky starého Diolkosu neďaleko dnešného moderného kanála.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.Produkcia filmu začala v roku 1995, kedy Cameron začal s natáčaním ozajstného vraku RMS Titanic.
Kalıntıları 1979 yılında Dünya Mirası kapsamına alınmıştır.V roku 1979 bol zaradený k svetovému dedičstvu.
Gaz kabuğu RCW 86'nın bu sürecin bir kalıntısı olduğundan şüphelenilmektedir.Ako pozostatok po tejto udalosti ostala na oblohe plynná hmlovina RCW 86.
Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak üzere birçok antik kalıntının taşları söküldü.Na postavenie tejto stavby boli použité mnohé staroveké kamene z predošlých stavieb.
Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Ich pozostatky sa zachovali až do súčasnej doby.
Gözlenen süpernova kalıntıları listesi.Toto je zoznam pozostatkov supernov.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Monumentálne pozostatky staroegyptskej civilizácie po storočia inšpirovali cestovateľov a umelcov.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Patrila medzi titanov.