Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıntı ile cümle

kalıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Günümüzde ise pek kalıntı kalmamıştır.Nay hầu như nhà dài không còn nữa.
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.海底遺跡は2000年にフランスの考古学者フランク・ゴディオ(Franck Goddio) によって発見された。
Bu galaksilerin çoğunda birleşme kalıntıları vardır.これらの銀河の多くは融合残骸である。
Kale olarak tanımlanan mimari kalıntılar ve konumu dikkate alınarak bir bey şatosu olduğu düşünülmektedir.主となった建造物が城とみなされるか議論があるもの。
Antik kalıntılar bulunmaktadır.古代の遺跡が存在する。
Nova kalıntıları, süpernova kalıntılarından veya gezegenimsi bulutsulardan daha az kütleye sahiptir.新星残骸は、超新星残骸や惑星状星雲と比べて質量が小さい。
İlyaki adasında iki grup cüce fil kalıntısı bulunmuştur.イルカ島では、2頭のイルカが逃げていた。
(Bu kilisenin şu an hiç kalıntısı bulunmamaktadır.)(この教会はおそらく現存していない。
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.『法華経』以前の諸経では、実相と仏智とが別々の立場を取っていた境智各別(きょうちかくべつ)であった。
İlk keşfedilen GIP son parılıtısı, GRB 970228'in X ışını kalıntılarıydı.最初に発見されたガンマ線バーストの残光はGRB 970228のX線で、X線を研究するために設計されたベッポサックスによって発見された。
Ayrıca altı adet kilise kalıntısı mevcuttur.また、6つの主教区が存在する。
Ayrıca Çobanoğulları döneminden kalan bir hamam kalıntısı da günümüze kadar ulaşmıştır.ある日同じ松坂の門人笠因直麿(かさよりなおまろ)が長秋をたづねて来て居た。
Pirlepe, antik "Styberra" şehrinin kalıntıları üzerine kurulmuştur.プリレプは古代都市Styberraの遺構の上に建てられた。
Tarihi kalıntı olarak durmaktadır.タイムが履歴として残る。
Katalitik reaksiyon mekanizmasına doğrudan katılan kalıntılar aktif bölge kalıntısı olarak adlandırılır.触媒反応に直接関わる残基は、活性部位残基と呼ばれる。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?または、大外枠のさらに外側の枠に入れることもある(これを外枠発走と呼ぶ)。
Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı.スターリンの時代にこの記念碑は取り壊され、カモの墓も別の場所に移動された。
Başka önemli bir kalıntı St. Nicholaus kilisesidir.主な教会は聖ニコラスの教会。
Çegil taş yığını, taş kalıntısı anlamındadır.「御獄」は御獄昇仙峡を意味する。
Ayrıca Romalılar döneminden kalan 2000 yılı aşkın tarihi kalıntılar vardır.蛇女の千歳とは過去に何かしらの因縁がある。
2008 yılında gemi kalıntılarında yapılan düzenlemelerle müze gemi olarak kullanılmaktadır.2008年には、退役した練習艦を博物館船として入手している。
Bu kapının üzerinde kemer olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.誰が小瓶を扉の前に置いたのだろう、と彼女は不思議に思う。
Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."破壊された漆喰やレンガのかけらがそこかしこにばら撒かれていた」。
Bu nedenle bu asil kalıntılarıyla birlikte entrikalar yapmaya başladı.これにより、やはり相続請求権を有した他の貴族達と争うようになった。
Tarih öncesi kalıntılar da bulunmaktadır.もちろん、過去の記録も残っている。
Bir milyon yıl önce gerçekleşmiş bir süpernovanın kalıntısı olduğu düşünülmektedir.100万年以上前から活火山であったと考えられている。
Tarihi Hasankeyf Köprüsünün kalıntıları. ^ yazısı. 歴史的鋼橋一覧
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.当時の遺構は残っていない。
Antik Satala nın birçok kalıntısı vardır.いくつもの骨董青銅器を所有している。
Karıncayiyengillerin fosilleşmiş kalıntıları Güney Amerika'dan başka kıtalarda da bulunmuştur.滑距目に属する動物の化石は南アメリカのみから発見されている。
Kaleye ait kalıntılar halen görülebilir durumdadır.この城はいまでも見ることができる。
Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express'i muhtemel sülfat epsomite ve kieserite kalıntıları bulmuştur.欧州宇宙機関のマーズ・エクスプレスは、瀉痢塩やキーゼル石が存在するかもしれない証拠を発見した。
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.オリンピアのゼウス神殿が完成した。
Vela süpernova kalıntısı bize en yakın kalıntılardan birisidir.ほ座超新星残骸は既知のもので最も地球に近いものの1つである。
Altı açmada yürütülen kazı çalışmalarında mimari kalıntılara ulaşılamamıştır.6つの秘宝を入手していないと先に進めない箇所がある。
St. Blaise şapeli ise bugün son kalıntısıdır.丹下桜名義でのシングルは、今作が最後となる。
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.タイタニック号の沈没を描いている。
Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak üzere birçok antik kalıntının taşları söküldü.その多くが魔法道具に仕事を奪われた元農民たちである。
Halen ev kalıntıları bulunmaktadır.今もホーム跡が残っている。
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.現役時代のポジションはフォワードでアルゼンチン代表であった。
Fakat karanlık enerjinin gerçek doğası Big Bang’ın büyük sırlarından birinin kalıntısıdır denilebilir.ダークエネルギーの正体はビッグバン理論の大きな謎の1つとして残されている。
Kale içerisinde yapı kalıntıları ve sarnıçlar yer almaktadır.中には植物の根や葉を敷いている。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?或云:兵魂固結而成,後山麓田螺斷尾能活。
SN 1006 Süpernova kalıntısı genişleme karşılaştırması.超新星殘骸SN 1006擴張的比較。
Son zamanlarda Hubble Uzay Teleskobu bu olayın kalıntılarının fotoğraflamıştır.哈伯太空望遠鏡最近就拍了這個事件殘骸的照片。
2010 16 Mart: P/2010 A2 asteroid’in kuyruk kalıntısını gözlemleme.2010年 3月16日 - 觀察到P/2010 A2小行星塵埃尾巴。
Çin, yapılan kazılarda bulunan insan kalıntılarından DNA örnekleri istedi.中国政府要求获取从遗址中挖掘出的遗骸的DNA样本。
Bunun bir nişanesi olarak oldukça büyük bir Namazgah kalıntısı Hamdibey nahallesinde bulunmaktadır.超量召喚(エクシーズ召喚,Xyz):為規則特召的一種。
1817 yılında çıkan yangında yıkılan Ulusal Tiyatro'nun kalıntıları üzerine yapılmıştır.它建造在1817年大火中烧毁的国家剧院的废墟上。
2.000 yıl yaşında olduğu tahmin edilen kalıntının kalbinde, x-ışını kaynağı 1E 161348-5055 bulunur.它的历史大约有两千年,它的中心含有X射线源1E 161348-5055。
Vela süpernova kalıntısı bize en yakın kalıntılardan birisidir.船帆座超新星殘骸是我們所知最靠近的超新星殘骸之一。
Süpernova kalıntıları dizini ^ a b c "SN1987A in the Large Magellanic Cloud".超新星SN 1987A就在這個星雲的外側。
Kalıntıları ilk kez 1950'lerde, daha sonra 1990'larda Ankara yakınlarında bulunmuştur.牠們的化石於1950年代及1990年代在近土耳其的安卡拉發現。
1970 yılında KGB direktörü Yuri Andropov ceset kalıntılarını yok etmek için bir operasyona izin verdi.1970年,克格勃主任安德罗波夫授权摧毁他們的遺骸。
Günümüze çok az kalıntısı kalmıştır.现今保留下来的很少。
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.今已無一部保存。
Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı.纪念碑此后被拆除,卡莫的遗骸亦被移至他处。
Bu kalıntılar, ülkenin ilk Dünya Mirası eseridir.(首)代表该国首个世界遗产。
İnsanlar onlardan korktukları için harabelerde ve kalıntılarda gezmeye çekinirler.但同時也有不擅長應付動物,害怕妖怪和昆蟲(蟑螂)的一面。
Kalıntıları halen durmaktadır.鋐覆疏,具留之。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod