Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıntı ile cümle

kalıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kalıntılardan anlaşıldığına göre MÖ 4. yüzyılda kurulmuştur.Sulla base di quanto scritto si deduce che si trovano al quarto anno.
Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Tali rimasero fino ai giorni nostri.
Kalıntılar görülmeye değerler.Руины стоит посмотреть.
Yediği avlarının kalıntılarını da ağ merkezlerine takarak manken örümcekler kullanır.Имаго питаются пауками, которых хватают прямо с их ловчих сетей.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Останки идентифицировать не удалось.
Bu patlama 75.000 yıl önce önce Toba yanardağında olmuş olup kalıntısı Sumatra, Endonezya'daki Toba gölü'dür.Около 75 000 лет назад произошло извержение Тоба (вулкан) в современных Тоба (озере), Суматра, Индонезия.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Или же он разъединял колонки и делал в них дыры.
Şehir duvarının kalıntıları.Остатки городских стен.
Dağın üzerinde geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen yerleşme kalıntıları bulunmuştur.В горах имелись богатые залежи меди, которые разрабатывались уже в древности.
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.Храм Зевса Олимпийского.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Хорошо наблюдалась сверхновая SN 1054, породившая Крабовидную туманность.
ABD'de Tennessee’de bulunan yerli iskeleti kalıntılarında saptanmıştır.Их обнаружили на остатках скелетов индейцев в Теннесси, США.
Kalıntıları hala mevcuttur.Её остатки сохранились.
Köken olarak eski Makgadikgadi Gölü'nün bir kalıntısıdır.Является остатком древнего озера Агассис.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Ископаемые остатки, были вначале найдены в Италии и известны под синонимом Panthera toscana.
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.Оставшихся в живых Древних Богов и их слуг стали путать с Древними Силами (не считая Хрофта).
Geriye küçük lepton kalıntıları kalmıştır.Останки Вальтера Голяка нашли позже.
Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir.Здесь видны следы земляных укреплений.
Kale izlerinin birçoğu zaman içerisinde yok olmuştur, sadece küçük bir tepede birkaç kalıntı bulunmaktadır.В скале видны множество отверстий, некоторые из них доступны только скалолазам.
Günümüzde kalıntılar süregiden bir arkeolojik projenin parçasıdır.В наши дни эти земли являются составной частью промзоны Очакова.
Bu, Hindistan ve Madagaskar bölgesinde fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Список динозавров, ископаемые остатки которых были найдены в Индии и на Мадагаскаре.
Kentin öteki mekanları arasında tapınak, tiyatro, akropol, nekropol, agora ve konut kalıntıları sayılabilir.Среди других остатков города можно выделить храм, амфитеатр, акрополь, некрополь, агору и жилые помещения.
İlçede müze olmasa da tarihi eser kalıntıları çoktur.Для нашего времени сказки Музеуса представляют не только исторический интерес.
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Изображений храма не сохранилось.
Köyde yerleşim yeri bakımından antik çağlar ve Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır.В селе сохранились остатки старых верований и обрядов дохристианского периода.
Ama bu kalıntıların çok azı günümüze kadar ulaşabilmiştir.Но следов этой деятельности сохранилось до наших дней очень немного.
25 öğrencisi olan medresenin şu anda hiçbir kalıntısı yoktur.Непроверенными на тот момент оставались ещё 57 оснований.
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Эти останки были найдены в 1927 году.
Mahallede o zamanlar Rumlar oturduğundan mahalle dışında hala Rum kalıntıları bulunmaktadır.Как и в предыдущем методе, в этом случае остаются свободные комнаты.
Bu galaksilerin çoğunda birleşme kalıntıları vardır.Большинство из этих галактик являются остатками процесса слияния.
Bunlardan mitik isimlerin başka kalıntı bulunmamaktadır.Никаких имен после этих слов добавлять не надо.
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.Сейчас от них ничего не осталось.
Çocukların kalıntılarının bulunuşu ile Holmes'in kaderi tayin edilmiş olur.Найденные останки детей поставили точку в судьбе Холмса, по крайней мере, в умах общественности.
Bu ad, bir liman köyü olan (liman kalıntıları hala durmaktadır.)Онджи́ва, ранее Онжива (порт.
Kasabada aynı zamanda eski kalıntılara rastlanılmaktadır.В посёлке также проживают староверы.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Сейчас можно увидеть только её остатки.
İstasyonun inşaatı sırasında bulunan bazı arkeolojik kalıntılar istasyonun içerisinde sergilenmektedir.При строительстве станции сделан ряд археологических находок.
Bunun yanında Kadıköy'de Fenikelilere ait kalıntılar bulundu.В одном были найдены останки половца.
Temelinde yerleşim kalıntıları bulunur.Прослеживаются остатки фундамента.
Arkeolojik kazılarda degişik dönemlere ait kalıntılar bulunmuştur.На каникулах проводил археологические раскопки.
Bu Köylerde o dönemlere ait herhangi bir eser ya da kalıntı bulunmamaktadır.В такие дни не может быть никаких других праздников или памятей.
SN 1006 Süpernova kalıntısı genişleme karşılaştırması.1006 — вспыхнула сверхновая звезда SN 1006.
Hıdırlık denilen mevkide eski çağlara ait kalıntılara rastlanmıştır.Живым их свидетельством служат остатки древней лестницы.
Gözetleme kulesi kalıntıları bulunmuştur.В башне размещены приборы наблюдения.
Köyde iki adet eski kilise kalıntısı vardır.В этой церкви находятся два древних водоноса.
Ayrıca bir yüzyıldır tarım yapılan tepede Hitit Çağı'yla ilişkilendirilecek hiçbir mimari kalıntı yoktur.Неудивительно, что в течение многих веков на неприступной скале возводили укрепления.
Söz konusu yapıların Fırtına Tanrısı'na adanmış tapınağın kalıntıları olduğu düşünülmektedir.Горы были местом многих древних храмов бога бури.
Bölgede tarihi kilise kalıntıları bulunur.Внутри церкви находятся исторические места.
Oturma kademelerini anımsatan basamakların da bulunduğu alanda 1972 yılında bir tapınak kalıntısı bulunmuştur.С тех времён сохранились окопы, рядом с которыми в 1972 году был установлен памятный знак.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Появились из крови титанов.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Существует гипотеза, что к падальщикам можно отнести тираннозавров.
Tarihi kalıntı yerleri zaman zaman turistler tarafından ziyaret edilmektedir.Маяк периодически посещается туристами.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Когда испанцы основались в Куско, они заняли в качестве резиденций дворцы Инков.
Özellikle doğu roma imparatorluğuna ait ait kalıntılar büyük yer tutmaktadır.Городище, находившееся на крайней восточной периферии Римской империи, оставалось заброшенным.
1991 yılında, kalıntıların Carin Göring'e ait olabileceği tahmin edildi.В 1901 году он посчитал, что останки, возможно, принадлежали птерозавру.
Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı.Ещё при сталинском правлении останки Камо и памятник были перенесены в другое место.
Dağ yamacına kurulmuş kale kalıntıları ve kaya mezarları vardır.В скалах водятся горные бараны и горные суслики.
Buradaki kalıntılar, Harran Sin kültürüne aittir.Первые поселения на этой территории относятся к мадленской культуре.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Британская империя росла в течение более двух сотен лет.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Местные пейзажи веками служили источником вдохновения для писателей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod