Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知 道 怎 麼 行 、 好 叫 人 在 我 不 作 管 家 之 後 、 接 我 到 他 們 家 裡 去
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知道 怎 麼行 、 好 叫人 在 我 不 作 管家 之後 、 接 我 到 他 們家裡去
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.A dohoniac ich hovoril im tieto slová.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Cuando él los alcanzó, les repitió estas palabras
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.De huismeester ging achter de broers aan en zei precies wat Jozef hem had opgedragen.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Dogoniwszy ich tedy, mówił do nich te słowa.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Dojde jih torej in ogovori s takimi besedami.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Economul i -a ajuns, şi le -a spus aceste cuvinte.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Egli li raggiunse e ripetè loro queste parole
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Então ele, tendo-os alcançado, lhes falou essas mesmas palavras.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.És utóléré õket, és ilyen szavakkal szóla nékik.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Ketika pelayan itu sampai kepada saudara-saudara Yusuf, dikatakannya apa yang diperintahkan Yusuf
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.청지기가 그들에게 따라 미쳐 그대로 말하니
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Kun hän sitten saavutti heidät, puhui hän heille nämä sanat.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.L`intendant les atteignit, et leur dit ces mêmes paroles.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.När han nu hann upp dem, sade han detta till dem.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Og da han havde indhentet dem, sagde han det til dem.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Og han innhentet dem og sa dette til dem.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Quản gia theo kịp, lặp lại mấy lời ấy;
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Quản_gia theo kịp , lặp lại mấy lời ấy ;
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Tedy dohoniv se jich, mluvil jim slova ta.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Und als er sie ereilte, redete er mit ihnen solche Worte.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Και καθως επροφθασεν αυτους, ειπε προς αυτους τους λογους τουτους.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.И човекът ,като ги настигна, каза им тия думи.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Он догнал их и сказал им эти слова.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.וישגם וידבר אלהם את הדברים האלה׃
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.فادركهم وقال لهم هذا الكلام.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.家 宰 追 上 他 們 、 將 這 些 話 對 他 們 說 了
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.家宰 追上 他 們 、 將這 些 話對 他 們說了
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A przywiódłszy on mąż one ludzie w dom Józefów, dał im wody, i umyli nogi swe; dał też obrok osłom ich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A tak voviedol človek mužov do domu Jozefovho. A dal im vody, a umyli si nohy. A dal ich oslom obrok.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.De broers werden het paleis binnengeleid en kregen water om hun voeten te wassen en de ezels werden gevoederd.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.In mož jih pripelje v hišo Jožefovo in jim da vode, da si umijejo noge, in da tudi klaje njih oslom.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Ja hän vei miehet Joosefin taloon ja antoi heille vettä jalkain pesemiseksi ja heidän aaseilleen rehua.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.그들을 요셉의 집으로 인도하고 물을 주어 발을 씻게 하며 그 나귀에게 먹이를 주더라
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Och han förde männen in i Josefs hus och gav dem vatten till att två sina fötter och gav foder åt deras åsnor.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Og de fremtog deres Gave, før Josef kom hjem ved Middagstid, thi de hørte, at de skulde spise der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh em vào nhà Giô-sép, đem nước ra cho rửa chơn, và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh_em vào nhà Giô-sép , đem nước ra cho rửa chơn , và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa .
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Så la de gaven til rette til Josef skulde komme hjem om middagen; for de hadde hørt at de skulde ete der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.und führte sie in Josephs Haus, gab ihnen Wasser, daß sie ihre Füße wuschen, und gab ihren Eseln Futter.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Uved tedy muž ten lidi ty do domu Jozefova, dal jim vody, aby umyli nohy své, dal také obrok oslům jejich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И ввел тот человек людей сих в дом Иосифов и дал воды, и они омыли ноги свои; и дал корму ослам их.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И домакинът въведе човеците в Иосифовия дом и им даде вода та си умиха нозете; даде и храна за ослите им.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.ויבא האיש את האנשים ביתה יוסף ויתן מים וירחצו רגליהם ויתן מספוא לחמריהם׃
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.وادخل الرجل الرجال الى بيت يوسف واعطاهم ماء ليغسلوا ارجلهم واعطى عليقا لحميرهم.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家 宰 就 領 他 們 進 約 瑟 的 屋 裡 、 給 他 們 水 洗 腳 、 又 給 他 們 草 料 餧 驢
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家宰 就 領 他 們進 約瑟 的 屋裡 、 給 他 們水洗 腳 、 又 給 他 們草料 餧驢
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››A riekol: Dobre, nech je i teraz podľa vašich slov: u ktorého sa najde, bude mi sluhom, a vy budete bez viny.
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››"Dat lijkt me redelijk", zei de man, "maar alleen de dief zal slaaf worden, de anderen gaan vrijuit."
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››그가 가로되 그러면 너희 말과 같이 하리라 그것이 뉘게서든지 발견되면 그는 우리 종이 될 것이요 너희에게는 책망이 없으리라
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››On pa reče: Bodi torej po vaši besedi: pri katerem se najde, on mi bodi hlapec, vi pa bodite nedolžni.
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››ויאמר גם עתה כדבריכם כן הוא אשר ימצא אתו יהיה לי עבד ואתם תהיו נקים׃
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››فقال نعم الآن بحسب كلامكم هكذا يكون. الذي يوجد معه يكون لي عبدا. واما انتم فتكونون ابرياء.
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››家 宰 說 、 現 在 就 照 你 們 的 話 行 罷 、 在 誰 那 裡 搜 出 來 、 誰 就 作 我 的 奴 僕 . 其 餘 的 都 沒 有 罪
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››家宰說 、 現 在 就 照 你 們的話 行罷 、 在誰 那 裡 搜出來 、 誰 就 作 我 的 奴僕 . 其餘 的 都 沒有罪
Kâhya Yusufun buyurduğu gibi onları Yusufun evine götürdü.A človek urobil, ako rozkázal Jozef, a odviedol mužov do domu Jozefovho.
Kâhya Yusufun buyurduğu gibi onları Yusufun evine götürdü.Cet homme fit ce que Joseph avait ordonné, et il conduisit ces gens dans la maison de Joseph.
Kâhya Yusufun buyurduğu gibi onları Yusufun evine götürdü.De man voerde de opdracht uit en nam de broers mee naar Jozefs paleis.
Kâhya Yusufun buyurduğu gibi onları Yusufun evine götürdü.El hombre hizo como dijo José y llevó a los hombres a la casa de José