kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım kahvaltı yapacağım.I think I'll have breakfast.
Az önce kahvaltı yaptım.I just had breakfast.
Ertesi sabah, biz birlikte kahvaltı yaptık.The next morning, we ate breakfast together.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the day that we eat breakfast together.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü bekliyorum.I'm waiting for the day that we eat breakfast together.
Kahvaltı için ne içersin? Çay mı yoksa kahve mi?What do you drink for breakfast? Tea or coffee?
Az önce onlarla kahvaltı yaptım.I just had breakfast with them.
Az önce onunla kahvaltı yaptım.I just had breakfast with him.
Sabah kahvaltısı için onlarla buluşuyorum.I'm meeting them for breakfast.
Sabah kahvaltısı için onunla buluşuyorum.I'm meeting her for breakfast.
Senin için kim kahvaltı hazırlar?Who makes breakfast for you?
Kim onlar için kahvaltı hazırlıyor?Who makes breakfast for them?
Onun için kim kahvaltı hazırlar?Who makes breakfast for him?
Sabahları kahvaltı ederiz.We have breakfast in the morning.
Tom sabah kahvaltısı için Mary ile buluştu.Tom met Mary for breakfast.
Ben hala kahvaltı etmeyi bitirmedim.I still haven't finished eating breakfast.
Her gün kahvaltı için haşlanmış yumurta yiyorum.I eat a boiled egg for breakfast every day.
"Beni takip et!" Echo'nun annesi seslendi. "Kahvaltı için birkaç nefis böcek bulalım.""Follow me!" Echo's mother called out. "Let's find some yummy beetles for breakfast."
Henüz kahvaltı yapmadın, değil mi?You haven't had breakfast yet, have you?
Sabah kahvaltısı için pastırma ve yumurta yedin değil mi?You had bacon and eggs for breakfast, didn't you?
Keşke bu sabah kahvaltıyı atlamasaydım.I wish I hadn't skipped breakfast this morning.
Hadi, kahvaltı yapalım.Come on, let's get breakfast.
Tom'un kahvaltı için ne yediğini merak ediyorum.I wonder what Tom ate for breakfast.
Tom çocukları uyandırdı ve onlara kahvaltı zamanı olduğunu söyledi.Tom woke up the children and told them it was time for breakfast.
Tom kahvaltıdan önce sık sık koşar.Tom often jogs before breakfast.
Her gün kahvaltı eder misin?Do you eat breakfast every day?
Babam kahvaltıdan önce hep gazete okur.My father always reads a newspaper before breakfast.
Ben genellikle kahvaltı için sadece bir muz yemem.I usually don't eat just one banana for breakfast.
Böylesine mükellef bir kahvaltı yapmış olmasaydım, öğle yemeğini seve seve sizinle yerdim.If I hadn't had such a large breakfast, I would have loved to have lunch with you.
Sabahları kahvaltıyı atlar mısın?Do you skip breakfast in the mornings?
Kahvaltı saat 7 ile 9 arasında servis edilmektedir.Breakfast is served between 7 and 9.
O burada sık sık kahvaltı yapar.He often eats breakfast here.
Tom kahvaltısını yatağında yemek istediğini söyledi.Tom said he wanted to eat breakfast in bed.
Ben kahvaltıda omlet ve sosis yedim.I ate scrambled eggs and sausage for breakfast.
Ben her zaman sabah kahvaltısı yerim.I always eat breakfast.
Tom mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Tom is in the kitchen preparing breakfast.
Kahvaltı sağlanacaktır.Breakfast will be provided.
Kahvaltı servis edilecektir.Breakfast will be served.
Bu yatağı ve kahvaltıyı seviyorum.I love this bed and breakfast.
Tom her sabah kahvaltıdan sonra altı tablet alır.Tom takes six tablets every morning after breakfast.
Bugünkü kahvaltım: peynirli tost üzerine sahanda yumurta.For my breakfast today: fried egg on toast with cheese.
Kahvaltıda 3 kase mısır gevreği yememe rağmen hala açım.Although I ate 3 bowls of cereal for breakfast, I am still hungry.
Kahvaltı yap.Have breakfast.
O tek başına kahvaltı yedi.He ate breakfast alone.
Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?Will tomorrow's breakfast be bread, or rice?
"Yarın kahvaltı için ne istiyorsun? Ekmek? pilav?" "Herhangi biri güzel.""What do you want for breakfast tomorrow? Bread? Rice?" "Either one is fine."
Tom bana kahvaltıda domuz pastırması ve yumurta olduğunu söyledi.Tom told me that he had bacon and eggs for breakfast.
Gitmeden önce Tom'un kesinlikle kahvaltı etmesi gerekir.Tom should definitely eat breakfast before he leaves.
Tom genellikle kahvaltı yapmaz.Tom doesn't usually eat breakfast.
Tom neredeyse kahvaltısına dokunmadı.Tom barely touched his breakfast.
Tom kahvaltıyı tek başına yedi.Tom ate breakfast alone.
Bu sabah kahvaltı ettin mi?Did you eat breakfast this morning?
Tom kahvaltısını sık sık burada yapar.Tom often eats breakfast here.
Ben genellikle kahvaltıyı iyi yaparım, öğle yemeğini ise hafif.I usually eat a big breakfast and a light lunch.
Tom şu anda kahvaltı yiyor.Tom is eating breakfast right now.
Tostta ahududu reçel benim en sevdiğim Kahvaltı yemektir.Raspberry jam on toast is my favorite breakfast meal.
Günlük gazete dünya'nın sorunlarını kahvaltı masasına getirir.The daily newspaper brings the world's problems to the breakfast table.
Kahvaltı yemediğim zaman çok iyi hissetmiyorum.I don't feel very good when I haven't eaten breakfast.
Öğlen oldu biz hala kahvaltı yapmadık.We haven't had breakfast even though it is noon now.
Tom kahvaltısını bitirmeden bu sabah gitti.Tom left this morning without finishing his breakfast.

İlgili Sayfalar