kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Muazzam bir kahvaltı yaptım, bu yüzden şimdi gerçekten çok aç değilim.I had a huge breakfast, so I'm not really very hungry now.
Hadi, sana kahvaltı ısmarlayacağım.Come on, I'll buy you breakfast.
Senin kahvaltı etmen gerekir.You should eat breakfast.
Kahvaltı için krep yedik.We ate pancakes for breakfast.
Tom genellikle kahvaltısını yaparken gazetesini okur.Tom usually reads the newspaper while eating breakfast.
Tom kahvaltıyı genellikle ailesiyle yer.Tom usually eats breakfast with his family.
Tom nadiren kahvaltı eder.Tom seldom eats breakfast.
Tom içeride kahvaltı yapıyor.Tom is eating breakfast inside.
Tom okul için hazırlık yaparken, ben de kahvaltımı bitirdim.I finished eating breakfast while Tom was getting ready for school.
Kahvaltı için iki tane tost ve üç yumurta yedim.I ate three eggs and two pieces of toast for breakfast.
Kahvaltı yapmayacak mısınız?Aren't you going to eat breakfast?
Tom tamamen tek başına kahvaltı yaptı.Tom had breakfast all by himself.
Tom hızlı bir kahvaltı yaptı.Tom had a quick breakfast.
Bu otelde kahvaltı sabah saat 07.00 ila 10.00 arasında servis edilmektedirIn this hotel breakfast is served from 7:00 A.M. to 10:00 A.M.
Kahvaltı saat sekizde servis edilir.Breakfast is served at eight o'clock.
Onun için kahvaltı pişirmeliyim.I must cook breakfast for her.
6.30'da kahvaltı yapacağız.We'll have breakfast at 6:30.
Hâlâ birlikte sabah kahvaltısı yiyebiliriz.We could still have breakfast together.
Kahvaltı için dışarı çıktık.We went out for breakfast.
Yarın sabah kahvaltısı için krep yiyebilir miyiz?Can we have pancakes for breakfast tomorrow?
Tom erken bir kahvaltı aldı.Tom had an early breakfast.
Kahvaltıda ne yediğimi tahmin et.Guess what I had for breakfast.
Tom Mary için kahvaltı hazırladı.Tom made breakfast for Mary.
Biraz kahvaltı ister misin, sevgilim?Do you want some breakfast, darling?
Tom kendine büyük bir kahvaltı hazırladı.Tom made himself a big breakfast.
Ben akşam yemeği için kahvaltı eden insanları anlamıyorum.I don't understand people who eat breakfast for dinner.
Kahvaltı yapmayan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who didn't eat breakfast.
Onun için kahvaltı hazırladım.I prepared breakfast for him.
Kendim için kahvaltı hazırladım.I prepared breakfast for myself.
Ben senin için kahvaltı hazırladım.I prepared breakfast for you.
Onlar için kahvaltı hazırladım.I prepared breakfast for them.
Kahvaltı için simit ve peynirim var.I have bagel and cheese for breakfast.
Kahvaltı için gevrek ve peynirim var.I have bagel and cheese for breakfast.
Tom kahvaltı yiyor.Tom is eating breakfast.
O, sabah kahvaltısından önce köpeğiyle parka yürür.She walks her dog to the park before breakfast.
Babam her zaman kahvaltıdan önce gazete okur.My father always reads the newspaper before breakfast.
Kahvaltı yapmış mıydın?Have you already had breakfast?
Git Tom'u uyandır ve ona kahvaltının hazır olduğunu söyle.Go wake Tom up and tell him breakfast is ready.
Sana kahvaltı hazırladım.I made you breakfast.
Onlara kahvaltı yapmak için erken kalkmak istedim.I wanted to get up early to make them breakfast.
Onlar beni kahvaltıya davet ettiler.I invited them to breakfast.
Kahvaltıda yardım edebilir miyim?Can I help with breakfast?
Dışarıda kahvaltı yapmak istiyorum.I want to eat breakfast outside.
Tom her sabah kahvaltıdan önce yürüdüğünü söyledi.Tom said that he takes a walk every morning before breakfast.
Kahvaltı yaparken genellikle TV izleriz.We often watch TV while we're eating breakfast.
Tom sabah kahvaltısı yaparken genellikle gazete okur.Tom usually reads the newspapers while he's eating breakfast.
Kahvaltı yapmalıydım.I should've eaten breakfast.
Sık sık kahvaltıyı atlarım.I often skip breakfast.
Kahvaltı yapmak için çoğunlukla zamanım olmaz.I often don't have time to eat breakfast.
Tom herhangi bir kahvaltı istemedi.Tom didn't want any breakfast.
Bugün kahvaltı yaptın mı?Did you eat breakfast today?
"İşte akşam yemeğiniz." "Kahvaltı için akşam yemeği mi? Ah oğlan, bu lezzetli!""Here's your dinner." "Dinner for breakfast? Oh boy, this is delicious!"
Bugün kahvaltı için biraz çiroz yedim.Today I had some kipper for breakfast.
Bugün kahvaltı için biraz tütsülenmiş ringa balığı yedim.Today I had some kipper for breakfast.
Tom kahvaltı pişiriyor.Tom is cooking breakfast.
Tom kahvaltı için her zamankinden daha erken indi.Tom came down to breakfast earlier than usual.
Tom nadiren bizimle kahvaltı yapar.Tom rarely eats breakfast with us.
Tom bu sabah kahvaltı yapmak için aşağıya gelmedi.Tom wouldn't come down to eat breakfast this morning.
Tom kahvaltı için her zaman meyve yer.Tom always eats fruit for breakfast.
Sabah kahvaltısından hemen sonra gitseydim şimdiye kadar neredeyse orada olurdum.I'd be almost there by now if I'd left right after breakfast.

İlgili Sayfalar