kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben kahvaltı için pohe yedim.I ate pohe for breakfast.
Babam kahvaltı yaparken gazete okur.My father reads the newspaper while he eats breakfast.
Kahvaltıyı kahvesiz yapamam.I can't do without coffee at breakfast.
Kahvaltı yemek istiyorum.I would want to eat breakfast.
O kahvaltıyı her zaman burada yer.He always eats breakfast here.
Kahvaltı dahil mi?Is breakfast included?
Ben kahvaltı yemem.I don't eat breakfast.
Kahvaltıdan önce çoğunlukla banyo yaparım.I often take a bath before breakfast.
Kahvaltı ve hediye için teşekkürler.Thanks for the breakfast and the present.
Ben her zaman kahvaltı için meyve ve yulaf ezmesi yerim.I always have fruit and oatmeal for breakfast.
Evde kahvaltı yapar mısın?Do you eat breakfast at home?
Kahvaltı için Sandra bir dilim ekmek ve bir fincan kahve aldı.For breakfast, Sandra had a slice of bread and a cup of coffee.
Annem kahvaltı hazırladı.My mother prepared breakfast.
Hafif bir kahvaltı servis edildi.A light breakfast was served.
Seninle kahvaltı yemek istiyorum.I would like to eat breakfast with you.
Tom kahvaltı pişirdi.Tom cooked breakfast.
Seninle kahvaltı yapmak istiyorum.I'd like to eat breakfast with you.
Sizinle kahvaltı yapmak istiyorum.I'd like to eat breakfast with you.
Sen yaptıktan sonra kahvaltı yaptım.I had breakfast after you did.
Benimle kahvaltı yapmak ister misin?Do you want to have breakfast with me?
Annem biz onları sevdiğimizden dolayı kahvaltı için bize tatlı çörek hazırlar.My mother often prepares us doughnuts for breakfast because we love them.
Kahvaltı önemli bir yemektir.Breakfast is an important meal.
Kahvaltı ve öğle yemeği dahil.Breakfast and lunch are included.
Neredeyse kahvaltına hiç dokunmamışsın.You've hardly touched your breakfast.
Ben saat sekizde kahvaltımı yerim.I eat breakfast at eight o'clock.
Ne zaman kahvaltı yaparsın?What time do you have breakfast?
Kahvaltısını kendi başına yedi.He ate breakfast by himself.
Ben genellikle kahvaltıyı burada yerim.I usually eat breakfast here.
Kahvaltı için buluşmamıza ne dersin?How about we meet for breakfast?
Tom yalnız başına kahvaltı etti.Tom breakfasted alone.
Zaten kahvaltı ettiniz, değil mi?You've already had breakfast, haven't you?
Fiyata kahvaltı dahil mi?Does the price include breakfast?
Ben balkonumda kahvaltı ettim.I ate breakfast on my balcony.
Bu sabah kahvaltı için ne yedin?What did you eat for breakfast this morning?
Kahvaltı masasında gözardı edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored at the breakfast table.
Maria kahvaltıda her zaman süt içer.Maria always drinks milk at breakfast.
Ben her zaman kahvaltıda süt içmeye çalışırım.I always try to drink milk at breakfast.
Bana kahvaltı için katılır mısın?Will you join for me breakfast?
Sana kahvaltı hazırlayacağım.I'll make you breakfast.
Tom Mary uyanmadan önce kahvaltı yemeyi bitirdi.Tom finished eating breakfast before Mary woke up.
Kahvaltı için krep yiyeceğimizi umuyorum.I hope we're having pancakes for breakfast.
Yakında kahvaltı vakti olacak.It'll soon be breakfast time.
Tom kahvaltı yemeli.Tom should eat breakfast.
Her zaman kahvaltı için zamanım yok.I don't always have time for breakfast.
Benim kahvaltı için zamanım yok.I don't have time for breakfast.
Tom için kahvaltı hazırladım.I prepared breakfast for Tom.
Kahvaltı yemen gerekiyor.You need to eat breakfast.
Tom tek başına kahvaltı yaptı.Tom ate breakfast all by himself.
Tom, kahvaltısını yatağa getirerek Mary'yi şaşırttı.Tom surprised Mary by bringing her breakfast in bed.
Kahvaltımı ofiste yerim.I eat my breakfast in the office.
Tom kahvaltıdan sonra Mary'yi aradı.Tom called Mary after breakfast.
Yarın kahvaltı için buluşalım.Meet me tomorrow for brunch.
Sağlıklı bir kahvaltı ye.Eat a healthy breakfast.
O güne doyurucu bir kahvaltıyla başladı.He began the day with a hearty breakfast.
Tom kahvaltıda soğuk pizza yemekten hoşlanır.Tom likes to eat cold pizza for breakfast.
Ne kadar sıklıkla kahvaltıda tahıl yersin?How often do you eat cereal for breakfast?
Tom sık sık bizimle kahvaltı yer.Tom often eats breakfast with us.
Ben genellikle kahvaltı için yumurta yerim.I usually eat eggs for breakfast.
Tom kahvaltıdan önce her sabah yüzünü yıkıyor.Tom washes his face every morning before breakfast.
Sıklıkla burada kahvaltı ederim.I often eat breakfast here.

İlgili Sayfalar