kahvaltı ile cümle
kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kahvaltı saat kaçta veriliyor?What time is breakfast served?
Neredeyse her zaman kahvaltıda yumurta yerim.I almost always eat eggs for breakfast.
Tom her sabah kahvaltıdan önce bir bardak su içer.Tom drinks a glass of water every morning before he eats breakfast.
Tom neredeyse her zaman kahvaltıda yumurta yer.Tom almost always eats eggs for breakfast.
Tom kahvaltıda üç yumurta yedi.Tom ate three eggs for breakfast.
Tom kahvaltı için üç tane yumurta yedi.Tom ate three eggs for breakfast.
Tek başıma kahvaltı ettim.I ate breakfast all by myself.
Sana biraz kahvaltı getirebilir miyim.Can I get you some breakfast?
Tom her zaman kahvaltı eder ama Mary neredeyse hiç etmez.Tom always eats breakfast, but Mary hardly ever does.
Ben tek başıma kahvaltı ettim.I had breakfast by myself.
Sami bir McDonald's'da kahvaltı yaptı.Sami had breakfast at a McDonald's.
Genellikle mutfakta kahvaltı ederiz.We often eat breakfast in the kitchen.
Kahvaltıda sosis var.There're sausages for breakfast.
Kahvaltı için sosis var.There're sausages for breakfast.
Sami, kahvaltı etmek için bara geldi.Sami came to the bar to eat breakfast.
Bu sabah kahvaltın lezzetli miydi?Was your breakfast this morning delicious?
Her zaman kahvaltı ile birlikte süt içmeye çalışıyorum.I try to always drink milk with breakfast.
Tom genellikle kahvaltıyı atlar.Tom usually skips breakfast.
Kahvaltıyı çoktan bitirdim.I've already finished breakfast.
Sami kahvaltı sipariş etti.Sami ordered breakfast.
Sami, Leyla'ya kahvaltı menüsünü verdi.Sami gave Layla the breakfast menu.
Kahvaltıda bütün yediğim bir fincan kahveydi.All I had for breakfast was a cup of coffee.
Tom genellikle kahvaltıyı çok çabuk yer.Tom usually eats breakfast very quickly.
Tom henüz kahvaltı yemeyi bitirmedi.Tom hasn't yet finished eating breakfast.
Doyurucu bir kahvaltı yaptım.I had a hearty breakfast.
Kahvaltıda genellikle sadece meyve yerim.I usually only eat fruit for breakfast.
Kahvaltı için genellikle sadece meyve yerim.For breakfast, I usually only eat fruit.
Kahvaltı için Tom'la buluştum.I met Tom for breakfast.
Tom kahvaltı istemedi.Tom didn't want breakfast.
Kahvaltı için meyve yemeyi severim.I like eating fruit for breakfast.
Seni kahvaltı için uyandıracağım.I'll wake you for breakfast.
Hiç kahvaltıda pilav yer misin?Do you ever eat rice for breakfast?
Genellikle kahvaltıdan önce birkaç tur yüzüyorum.I usually swim a few laps before breakfast.
Dün sabah kahvaltıda tost yedin mi?Did you have toast for breakfast yesterday morning?
Tom ve Mary kahvaltıda birbirleriyle neredeyse hiç konuşmadılar.Tom and Mary hardly spoke to each other during breakfast.
Her gün kahvaltı yapmalısın.You should eat breakfast every day.
Biz her zaman mutfakta kahvaltı ederiz.We always eat breakfast in the kitchen.
Kahvaltıda üç yumurta yedim.I ate three eggs for breakfast.
Tom kahvaltıdan önce duş alır.Tom takes a shower before breakfast.
Avustralya'da insanlar kahvaltıda ne yer?What do people eat for breakfast in Australia?
Avustralya'da insanlar kahvaltı için ne yer?What do people eat for breakfast in Australia?
Kahvaltı henüz hazır değil.Breakfast isn't ready yet.
Kahvaltı daha hazır değil.Breakfast isn't ready yet.
Karnım zil çalıyor çünkü kahvaltı yapmadım.I am starving because I didn't have breakfast.
Açlıktan ölüyorum çünkü kahvaltı yapmadım.I am starving because I didn't have breakfast.
Yarın kahvaltıyı erken yapacak.He will have breakfast early tomorrow.
Her gün kahvecide kahvaltı yapıyor.He has breakfast at the local coffee shop every day.
Kahvaltıda ne yediğini hatırlamıyordu.He was unable to remember what he had eaten for breakfast.
Sabah kahvaltısından önce genelde duş alır.He usually takes a shower before breakfast.
Kahvaltıdan önce genelde duşa girer.She usually takes a shower before breakfast.
Kahvaltıda genelde sadece yumurta yer.He usually only eats eggs for breakfast.
Her sabah kahvaltıdan önce duş alır.He takes a shower every morning before breakfast.
Mis gibi kahvaltı hazırladım.I've made a splendid breakfast.
Kahvaltı yaparken radyo dinler.He listens to the radio while eating breakfast.
Kahvaltıyı kim hazırlayacak?Who's going to make breakfast?
Kahvaltının yanında çay ya da kahve ister misin?Would you like coffee or tea with your breakfast?
Tom'un kahvaltı için ne yediğini biliyorum.I know what Tom ate for breakfast.
West her sabah ekibi için Diamond Head'deki konutunda kahvaltı düzenledi.West held breakfast each morning at his Diamond Head residence for his crew.
Iraklılar genellikle zengin bir kahvaltı tercih ederler.Turks usually prefer a rich breakfast.
1969 - İlk Televizyon Kahvaltısı satışa çıktı (En çok tutulanlar pankekli ve sosisli olanlardı.1969 – The first TV breakfasts were marketed (pancakes and sausage were the favorites).