kahvaltı ile cümle
kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben nadiren kahvaltı ederim.I seldom eat breakfast.
Kahvaltı için bir yumurta kızarttım.I fried an egg for breakfast.
Sık sık kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkarım.I often take a walk before breakfast.
Tom'u kahvaltıdan beri görmedim.I haven't seen Tom since breakfast.
Neredeyse her zaman kahvaltımı tek başıma yerim.I almost always eat breakfast by myself.
Kahvaltıda neredeyse her zaman yulaf ezmesi yerim.I almost always eat oatmeal for breakfast.
Kahvaltı için neredeyse her zaman yulaf ezmesi yerim.I almost always eat oatmeal for breakfast.
Her zaman kahvaltılık şekersiz mısır gevreği yerim.I always eat breakfast cereal without sugar.
Neredeyse her gün kahvaltıdan önce hafif koşuya giderim.I go jogging before breakfast almost every day.
Kahvaltı için bir omlet yaptım.I made an omelet for breakfast.
Senin için kahvaltı hazırladım.I cooked breakfast for you.
Ben kahvaltı pişirdim.I cooked breakfast.
Genellikle kahvaltı için bir kase yulaf ezmesi yiyorum.I usually eat a bowl of oatmeal for breakfast.
Kahvaltı için kendime birkaç yumurta kızarttım.I fried myself a couple of eggs for breakfast.
Kendime büyük bir kahvaltı hazırladım.I made myself a big breakfast.
Ben şimdi kahvaltı yapıyorum.I'm making breakfast now.
Neredeyse hiç kahvaltı yemem.I almost never eat breakfast.
Hemen hemen hiç kahvaltı etmem.I almost never eat breakfast.
Ben çok nadiren kahvaltı ederim.I very seldom eat breakfast.
Kahvaltı hazırlıyorum.I'm making breakfast.
Ben kahvaltı hazırlıyorum.I'm preparing breakfast.
Tom kahvaltısını çoğu zaman bir lokantada yapar.Tom often eats breakfast at a diner.
Kahvaltı yapmak ister misin?Do you want to have breakfast?
Biz uyandığımızda büyükbabam kahvaltı için taze çörekler getirmişti.When we woke up, Grandfather had brought fresh buns for breakfast.
Leyla kahvaltı ediyordu.Layla was having breakfast.
Leyla verandasında kahvaltı yapıyordu.Layla was having breakfast on her porch.
Tom kahvaltıdan önce Mary'i aradı.Tom called Mary before breakfast.
Gerçekten kahvaltı yemeliydim.I really should've eaten breakfast.
Kahvaltıda daha fazla yemen gerekirdi.You should've eaten more for breakfast.
Gerçekten kahvaltı için daha çok yemeliydin.You really should've eaten more for breakfast.
Tom kahvaltı yedi.Tom ate breakfast.
Tom kahvaltı yemeliydi.Tom should've eaten breakfast.
Tom kahvaltıda daha çok yemeliydi.Tom should've eaten more for breakfast.
Kahvaltı yiyorum.I'm eating breakfast.
Ben kahvaltı yapıyorum.I'm having breakfast.
Tom saat 6.30'da kahvaltı için geldi.Tom came down for breakfast at 6:30.
Kahvaltı yedin, değil mi?You ate breakfast, didn't you?
Genelde kahvaltı yapmam.I don't usually eat breakfast.
Tom kahvaltıya gelmedi.Tom didn't show up for breakfast.
Tom bize kahvaltı hazırlıyor.Tom is making breakfast for us.
Tom bizim için kahvaltı hazırlıyor.Tom is making breakfast for us.
Tom şimdi kahvaltı hazırlıyor.Tom is making breakfast now.
Tom muhtemelen kahvaltıda daha çok yemek isterdi.Tom probably wishes he'd eaten more for breakfast.
Kahvaltıda genellikle kaç yumurta yersin?How many eggs do you usually eat for breakfast?
Tom kahvaltıda ne yedi?What did Tom eat for breakfast?
Tom kahvaltı yemedi, değil mi?Tom didn't eat breakfast, did he?
Kahvaltıyı kaçta yaptın?What time did you eat breakfast?
Saat kaçta kahvaltı ettin?What time did you eat breakfast?
Tom kahvaltı yemedi.Tom didn't eat breakfast.
Tom bana Mary'nin kahvaltı yemediğini söyledi.Tom told me Mary didn't eat breakfast.
Tom ve Mary, John'un bu sabah kahvaltı yemediğini biliyor.Tom and Mary know John didn't eat breakfast this morning.
Geç kahvaltı için hiç Chuck's Diner'a gittin mi?Have you ever been to Chuck's Diner for brunch?
Tom Mary'nin kahvaltı yediğini düşündü.Tom thought that Mary had eaten breakfast.
Tom Mary'nin kahvaltı yemesi gerektiğini söyledi.Tom said Mary should've eaten breakfast.
Ben genellikle kahvaltı yemem.I usually don't eat breakfast.
Kahvaltı yakında hazır olacak.Breakfast will be ready soon.
Ben neredeyse hiç kahvaltı yemem.I hardly ever eat breakfast.
Kaptan kahvaltı için onu davet etti.The captain invited her for breakfast.
Yamyam onu kahvaltıya davet etti.The cannibal invited her to breakfast.
Kaptan onları kahvaltıya davet etti.The captain invited them for breakfast.