aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.그 논쟁하는 양방이 같이 하나님 앞에 나아가 당시 제사장과 재판장 앞에 설 것이요
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.moeten beide mannen voor de priesters en rechters worden gebracht, die op dat moment dienst doen voor de HERE.
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.naj stopita oba moža, med katerima je ta prepir, pred GOSPODA, pred duhovnike in sodnike, ki bodo v tem času;
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.så skola båda parterna träda fram inför HERRENS ansikte, inför de män som på den tiden äro präster och domare.
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.skal begge de stridende fremstille sig for HERRENs Åsyn, for de Præster og Dommere, der er til den Tid,
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.ועמדו שני האנשים אשר להם הריב לפני יהוה לפני הכהנים והשפטים אשר יהיו בימים ההם׃
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.يقف الرجلان اللذان بينهما الخصومة امام الرب امام الكهنة والقضاة الذين يكونون في تلك الايام.
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.這 兩 個 爭 訟 的 人 就 要 站 在 耶 和 華 面 前 、 和 當 時 的 祭 司 、 並 審 判 官 面 前
aralarında sorun olan iki kişi RABbin önünde kâhinlerin ve o dönemde görevli yargıçların önüne çıkarılmalı.這兩個爭訟 的 人 就 要 站在 耶和華 面前 、 和 當時 的 祭司 、 並審 判官 面前
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.A Šafán, pisár, tiež oznámil kráľovi a riekol: Kňaz Hilkiáš mi dal nejakú knihu. A Šafán ju čítal pred kráľom.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Inoltre lo scriba Safàn riferì al re: «Il sacerdote Chelkia mi ha dato un libro». Safàn lo lesse davanti al re
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Kemudian ia tambahkan, "Hilkia memberi buku ini kepada saya." Lalu Safan membacakan buku itu kepada raja
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Kemudian Safan berkata, "Hilkia memberi buku ini kepada saya." Lalu Safan membacakan buku itu kepada raja
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.서기관 사반이 또 왕에게 고하여 가로되 제사장 힐기야가 내게 책을 주더이다 하고 사반이 왕의 앞에서 읽으매
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.또 왕에게 고하여 가로되 제사장 힐기야가 내게 책을 주더이다 하고 왕의 앞에서 읽으매
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Oznámil také Safan písař králi, řka: Knihu mi dal Helkiáš kněz. I četl ji Safan před králem.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Oznámil také Safan písař králi, řka: Knihu mi dal Helkiáš kněz. I četl v ní Safan před králem.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Pri tom oznámil Šafán, pisár, kráľovi a riekol: Kňaz Hilkiáš mi dal knihu. A Šafán z nej čítal pred kráľom.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Še pove Safan, pisar, kralju, rekoč: Knjigo mi je dal duhovnik Hilkija. In Safan jo je čital pred kraljem.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.И донес Шафан писец царю, говоря: книгу дал мне Хелкия священник. И читал ее Шафан пред царем.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.И также донес Шафан писец царю, говоря: книгу дал мне Хелкия священник. И читал ее Шафан перед царем.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.ויגד שפן הסופר למלך לאמר ספר נתן לי חלקיהו הכהן ויקרא בו שפן לפני המלך׃
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.ויגד שפן הספר למלך לאמר ספר נתן לי חלקיה הכהן ויקראהו שפן לפני המלך׃
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.واخبر شافان الكاتب الملك قائلا قد اعطاني حلقيا الكاهن سفرا. وقرأ فيه شافان امام الملك.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.واخبر شافان الكاتب الملك قائلا قد اعطاني حلقيا الكاهن سفرا. وقرأه شافان امام الملك.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.書 記 沙 番 又 對 王 說 、 祭 司 希 勒 家 遞 給 我 一 卷 書 . 沙 番 就 在 王 面 前 讀 那 書
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.書記 沙番 又 對王說 、 祭司 希勒 家 遞給 我 一卷書.沙番 就 在 王面前 讀那書
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Fordi i mine ældre år, er jeg blevet en anelse clairvoyant.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Idősebb koromra valahogy látnokká váltam.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.În ultimii ani am devenit un fel de clarvăzător.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.제가 나이를 좀 먹어서, 뭐랄까 선견지명이 생긴 것 같습니다.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.Weil ich im Alter zu so etwas wie einem Hellseher wurde, kann ich die Schulwerte voraussagen.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.Защото в по-старите си години станах нещо като ясновидец, мога да предсказвам резултатите на училищата.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.С возрастом я стал, кем-то вроде ясновидящего: я могу предсказывать школьные оценки.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.Тому що з віком я став таким собі ясновидцем: я можу передбачити шкільні оцінки.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Op mijn oude dag ben ik een beetje helderziend geworden.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Parce que dans mes vielles années, je suis devenu un peu voyant.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Perché i primi anni sono diventato un po' veggente.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Porque com o passar dos anos, tornei-me algo clarividente.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Porque conforme me hago viejo, me he vuelto un poco clarividente.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Pretože už mám svoje roky, začínam mať jasnovidecké schopnosti.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Under senare år har jag blivit något av en klärvoajant.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Vì khi tôi già đi, tôi sẽ trở thành nhà tiên tri.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.W moim podeszłym wieku trochę stałem się jasnowidzem.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Γιατί τώρα στα γεράματα, έχω γίνει κάτι σαν μάντης.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.בגלל שבשנותיי המבוגרות יותר, הפכתי לאיזושהי סוג של מגדת עתידות. (צחוק)
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.في سنوات شيخوختي، أصبحت لي بصيرة جيدة.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.その学校の試験結果が予想できるんです
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.噉因為我宜家做得耐咗 洞察力都比以前好
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Aber vom Roßtor an bauten die Priester, ein jeglicher gegenüber seinem Hause.
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.A lovak kapuján felül javítgatának a papok, kiki az õ házának ellenébe;
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Au-dessus de la porte des chevaux, les sacrificateurs travaillèrent chacun devant sa maison.
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Deasupra porţii cailor, preoţii au lucrat fiecare înaintea casei lui.
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.De priesters repareerden de muur vanaf de Paardepoort, ieder tegenover zijn eigen huis.
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Desde la puerta de los Caballos los sacerdotes restauraron, cada uno frente a su casa
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Hevosportin yläpuolelta korjasivat papit, kukin oman talonsa kohdalta.
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.마문 위로부터는 제사장들이 각각 자기 집과 마주 대한 부분을 중수하였고
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Nad Koňskou bránou opravovali kňazi, každý naproti svojmu domu.
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Những thầy tế lễ sửa nơi phía trên cửa Ngựa, mỗi người sửa phần đối ngang nhà của mình.
At Kapısının yukarısını kâhinler onardı. Her biri kendi evinin karşısını yaptı.Những thầy tế_lễ sửa nơi phía trên cửa Ngựa , mỗi người sửa phần đối ngang nhà của mình .