Ama sahibi hayvanı geri almak isterse, kâhinin biçtiği değerin üzerine beşte bir fazlasını katarak ödemelidir.если же кто хочет выкупить ее, то пусть прибавит пятую долю к оценке твоей.
Ama sahibi hayvanı geri almak isterse, kâhinin biçtiği değerin üzerine beşte bir fazlasını katarak ödemelidir.Но ако поиска човекът да го откупи, то върху твоята оценка да придаде петата й част.
Ama sahibi hayvanı geri almak isterse, kâhinin biçtiği değerin üzerine beşte bir fazlasını katarak ödemelidir.ואם גאל יגאלנה ויסף חמישתו על ערכך׃
Ama sahibi hayvanı geri almak isterse, kâhinin biçtiği değerin üzerine beşte bir fazlasını katarak ödemelidir.فان فكها يزيد خمسها على تقويمك
Ama sahibi hayvanı geri almak isterse, kâhinin biçtiği değerin üzerine beşte bir fazlasını katarak ödemelidir.他 若 一 定 要 贖 回 、 就 要 在 你 所 估 定 的 價 值 以 外 、 加 上 五 分 之 一
Ama sahibi hayvanı geri almak isterse, kâhinin biçtiği değerin üzerine beşte bir fazlasını katarak ödemelidir.他 若 一定 要 贖回 、 就 要 在 你 所 估定 的 價值 以外 、 加上 五分之一
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Alcuni figli dei sacerdoti preparavano le sostanze aromatiche per i profumi
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Algunos de los hijos de los sacerdotes preparaban la mezcla de las especias aromáticas
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Andere priesters bereidden de specerijen voor het reukwerk.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.A niektórzy z synów kapłańskich sprawowali maści z rzeczy wonnych.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.A papok fiai közül valók csinálják vala fûszerekbõl a drágakenetet is.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.C`étaient des fils de sacrificateurs qui composaient les parfums aromatiques.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Có mấy kẻ trong bọn con trai những thầy tế lễ chế các thứ hương hoa.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Có mấy kẻ trong bọn con_trai những thầy tế_lễ chế các thứ hương_hoa .
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Fii de ai preoţilor pregăteau tămîia mirositoare.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.In nekateri sinovi duhovnikov so mešali mazilo iz dišav.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Ja muutamat pappien pojista valmistivat voiteita hajuaineista.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.또 제사장의 아들 중에 어떤 자는 향품으로 향기름을 만들었으며
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Men somliga av prästernas söner beredde salvan av de välluktande kryddorna.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Někteří také synové kněžští strojili masti z těch vonných věcí.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Nogle af Præsternes Sønner lavede Salven af de vellugtende Stoffer.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Og nogen av prestenes sønner laget kryddersalven.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Os que confeccionavam as especiarias eram dos filhos dos sacerdotes.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Potom iní zo synov kňazov pripravovali masť z tých voňavých vecí.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Tetapi yang bertanggung jawab mencampur rempah-rempah itu adalah imam-imam
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Und der Priester Kinder machten etliche das Salböl mit Spezereien.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Και τινες εκ των υιων των ιερεων κατεσκευαζον το μυρον το αρωματικον.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.А из сыновей священнических некоторые составляли миро из веществ благовонных.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.А някои от свещеническото съсловие приготовляваха благоуханното миро.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.ומן בני הכהנים רקחי המרקחת לבשמים׃
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.والبعض من بني الكهنة كانوا يركّبون دهون الاطياب.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.祭 司 中 有 人 用 香 料 作 膏 油
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.祭司 中 有 人 用 香料 作 膏油
Ancak, bu sayılanların arasında Musayla Kâhin Harunun Sina Çölünde saymış olduğu İsraillilerden kimse yoktu.모세와 제사장 아론이 시내 광야에서 계수한 이스라엘 자손은 한 사람도 들지 못하였으니
Ancak, bu sayılanların arasında Musayla Kâhin Harunun Sina Çölünde saymış olduğu İsraillilerden kimse yoktu.ובאלה לא היה איש מפקודי משה ואהרן הכהן אשר פקדו את בני ישראל במדבר סיני׃
Ancak, bu sayılanların arasında Musayla Kâhin Harunun Sina Çölünde saymış olduğu İsraillilerden kimse yoktu.وفي هؤلاء لم يكن انسان من الذين عدّهم موسى وهرون الكاهن حين عدّا بني اسرائيل في برية سيناء.
Ancak, bu sayılanların arasında Musayla Kâhin Harunun Sina Çölünde saymış olduğu İsraillilerden kimse yoktu.但 被 數 的 人 中 、 沒 有 一 個 是 摩 西 和 祭 司 亞 倫 、 從 前 在 西 乃 的 曠 野 所 數 的 以 色 列 人
Ancak, bu sayılanların arasında Musayla Kâhin Harunun Sina Çölünde saymış olduğu İsraillilerden kimse yoktu.但 被 數 的 人中 、 沒有 一 個 是 摩西 和 祭司 亞倫 、 從前 在 西乃 的 曠野 所 數 的 以色列人
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Älköön vain kukaan nuhdelko, älköön kukaan ojentako, vaikka sinun kansasi on kuin pappien nuhtelijoita!
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.A však žádný jim nedomlouvej, aniž jich kdo tresci; nebo lid tvůj podobni jsou těm, kteříž se vadí s knězem.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Dầu vậy , chớ có ai biện_luận , chớ có ai quở_trách ! Vì dân ngươi giống như những người cãi_lẫy thầy tế_lễ .
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Dầu vậy, chớ có ai biện luận, chớ có ai quở trách! Vì dân ngươi giống như những người cãi lẫy thầy tế lễ.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Doch man darf nicht schelten noch jemand strafen; denn dein Volk ist wie die, so den Priester schelten.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Dog skænde man ej, dog revse man ej, når mit Folk kun er som dets Præster.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.그러나 아무 사람이든지 다투지도 말며 책망하지도 말라 네 백성들이 제사장과 다투는 자같이 되었음이니라
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Ma nessuno accusi, nessuno contesti; contro di te, sacerdote, muovo l'accusa
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor."Nadie contienda ni amoneste a ninguno, porque es contigo con quien tengo pleito, oh sacerdote
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Todavia ninguém contenda, ninguém repreenda; pois é contigo a minha contenda, ó sacerdote.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Πλην ας μη αντιλεγη μηδεις μηδ' ας ελεγχη τον αλλον διοτι ο λαος σου ειναι ως οι αντιλεγοντες εις τον ιερεα.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Но никто не спорь, никто не обличай другого; и твой народ – как спорящие со священником.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.אך איש אל ירב ואל יוכח איש ועמך כמריבי כהן׃
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.ولكن لا يحاكم احد ولا يعاتب احد. وشعبك كمن يخاصم كاهنا.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.然 而 人 都 不 必 爭 辯 、 也 不 必 指 責 、 因 為 這 民 與 抗 拒 祭 司 的 人 一 樣
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.然而 人 都 不 必 爭辯 、 也 不 必 指責 、 因為這 民與 抗拒 祭司 的 人 一 樣
Ancak temiz sayılmak için kâhine muayene olduktan sonra derisindeki kabuk yayılırsa, yine kâhine görünmelidir.그러나 정결한 여부를 위하여 제사장에게 보인 후에 병이 피부에 퍼지면 제사장에게 다시 보일 것이요
Ancak temiz sayılmak için kâhine muayene olduktan sonra derisindeki kabuk yayılırsa, yine kâhine görünmelidir.Tetapi kalau sesudah dinyatakan bersih oleh imam penyakit orang itu menyebar, ia harus kembali menghadap imam
Ancak temiz sayılmak için kâhine muayene olduktan sonra derisindeki kabuk yayılırsa, yine kâhine görünmelidir.ואם פשה תפשה המספחת בעור אחרי הראתו אל הכהן לטהרתו ונראה שנית אל הכהן׃
Ancak temiz sayılmak için kâhine muayene olduktan sonra derisindeki kabuk yayılırsa, yine kâhine görünmelidir.لكن ان كانت القوباء تمتد في الجلد بعد عرضه على الكاهن لتطهيره يعرض على الكاهن ثانية.
Ancak temiz sayılmak için kâhine muayene olduktan sonra derisindeki kabuk yayılırsa, yine kâhine görünmelidir.但 他 為 得 潔 淨 、 將 身 體 給 祭 司 察 看 以 後 、 癬 若 在 皮 上 發 散 開 了 、 他 要 再 將 身 體 給 祭 司 察 看
Ancak temiz sayılmak için kâhine muayene olduktan sonra derisindeki kabuk yayılırsa, yine kâhine görünmelidir.但 他 為得潔淨 、 將身體給 祭司 察看 以後 、 癬 若 在 皮 上 發散開 了 、 他 要 再 將身體給 祭司 察看