Ana içeriğe geç
Sözlük

kahin ile cümle

kahin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.A kňazi a Levitovia očistiac sa očistili ľud, brány i múr.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.A očistivše se kněží a Levítové, očistili také lid, brány i zed.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.A oczyściwszy się kapłani i Lewitowie, oczyścili też lud, i bramy, i mur.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Da Præsterne og Leviterne havde renset sig, rensede de Folket, Portene og Muren.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.E os sacerdotes e os levitas se purificaram, e purificaram o povo, as portas e o muro.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.És minekutána megtisztíták magokat a papok és a Léviták, megtisztíták a népet is, s a kapukat és a kõfalat.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.In duhovniki in leviti so se očistili, in očistili so ljudstvo in vrata in obzidje.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.I sacerdoti e i leviti si purificarono e purificarono il popolo, le porte e le mura
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.제사장들과 레위 사람들이 몸을 정결케 하고 또 백성과 성문과 성을 정결케 하니라
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Les sacrificateurs et les Lévites se purifièrent, et ils purifièrent le peuple, les portes et la muraille.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Los sacerdotes y los levitas se purificaron y purificaron al pueblo, las puertas y la muralla
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Och prästerna och leviterna renade sig och renade sedan folket, portarna och muren.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Og prestene og levittene renset sig, og de renset folket og portene og muren.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Papit ja leeviläiset puhdistautuivat ja puhdistivat kansan sekä portit ja muurin.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Preoţii şi Leviţii s'au curăţit, şi au curăţit şi pe popor, porţile şi zidul.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Und die Priester und Leviten reinigten sich und reinigten das Volk, die Tore und die Mauer.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Και εκαθαρισθησαν οι ιερεις και οι Λευιται, και εκαθαρισαν τον λαον και τας πυλας και το τειχος.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.И очистились священники и левиты, и очистили народ и ворота, истену.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.И свещениците и левитите, като очистиха себе си, очистиха и людете, портите и стената.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.ויטהרו הכהנים והלוים ויטהרו את העם ואת השערים ואת החומה׃
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.وتطهر الكهنة واللاويون وطهروا الشعب والابواب والسور.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.祭 司 和 利 未 人 就 潔 淨 自 己 、 也 潔 淨 百 姓 、 和 城 門 、 並 城 牆
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.祭司 和 利未 人 就 潔淨 自己 、 也潔淨 百姓 、 和 城門 、 並城牆
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Intet Ådsel og intet, som er sønderrevet, være sig Fugl eller firføddet Dyr, må Præsterne spise.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Intet självdött eller ihjälrivet djur, vare sig fågel eller boskapsdjur, få prästerna äta.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Kňazi nebudú jesť nijakej zdochliny ani ničoho roztrhaného od divej zveri ani z vtáctva ani z hoviad.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››무릇 새나 육축의 스스로 죽은 것이나 찢긴 것은 다 제사장이 먹지 못할 것이니라
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Les sacrificateurs ne mangeront d`aucun oiseau et d`aucun animal mort ou déchiré.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››"Los sacerdotes no comerán ningún animal mortecino ni despedazado, tanto de aves como de cuadrúpedos
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Nobene mrline pa ali raztrganega, bodisi od ptičev ali od živine, naj ne jedo duhovniki.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Noget selvdødt eller sønderrevet av fugler eller dyr skal prestene ikke ete.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Papit älkööt syökö mitään itsestään kuollutta tai kuoliaaksi raadeltua, ei lintua eikä raavasta."
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Preoţii însă nu vor mînca din nicio pasăre sau vită moartă ori sfîşiată de fiară.``
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Semmi döglöttet és vadtól szaggatottat, akár madár, akár egyéb állat legyen, ne egyenek a papok.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Was aber ein Aas oder zerrissen ist, es sei von Vögeln oder Tieren, das sollen die Priester nicht essen.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Żadnego ścierwu, i rozszarpanego od zwierza ani z ptastwa ani z bydląt kapłani jeść nie będą.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Žádné mrchy a udáveného, ani z ptactva ani z hovad nebudou jídati kněží.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Οι ιερεις δεν θελουσι τρωγει ουδεν θνησιμαιον η θηριαλωτον, ειτε πτηνον ειτε κτηνος.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Никакой мертвечины и ничего, растерзанного зверем, ни из птиц, ни из скота, не должны есть священники.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Свещениците да не ядат никаква мърша или разкъсано от звяр, било птица или животно.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››כל נבלה וטרפה מן העוף ומן הבהמה לא יאכלו הכהנים׃
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››لا يأكل الكاهن من ميتة ولا من فريسة طيرا كانت او بهيمة
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››無 論 是 鳥 、 是 獸 、 凡 自 死 的 、 或 是 撕 裂 的 、 祭 司 都 不 可 喫
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››無論 是 鳥 、 是獸 、 凡 自 死的 、 或是 撕裂 的 、 祭司 都 不可喫
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.A kapłani i prorocy i wszystek lud słyszeli Jeremijasza mówiącego te słowa w domu Pańskim.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.A kňazi a proroci i všetok ľud počuli Jeremiáša hovoriť tieto slová v dome Hospodinovom.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Các thầy tế lễ, các tiên tri, và cả dân sự đều nghe Giê-rê-mi truyền những lời ấy trong nhà Ðức Giê-hô-va.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Da nun die Priester, Propheten und alles Volk hörten Jeremia, daß er solche Worte redete im Hause des HERRN,
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Hallák pedig a papok és próféták és az egész község Jeremiást, a mint ez igéket szólá az Úr házában.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.I sacerdoti, i profeti e tutto il popolo udirono Geremia che diceva queste parole nel tempio del Signore
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Ja papit ja profeetat ja koko kansa kuulivat Jeremian puhuvan nämä sanat Herran temppelissä.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.예레미야가 여호와의 집에서 이 말을 하매 제사장들과 선지자들과 모든 백성이 듣더라
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Los sacerdotes, los profetas y todo el pueblo oyeron a Jeremías hablar estas palabras en la casa de Jehovah
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Och prästerna och profeterna och allt folket hörde Jeremia tala dessa ord i HERRENS hus.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Og prestene og profetene og hele folket hørte Jeremias tale disse ord i Herrens hus.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Præsterne, Profeterne og alt Folket hørte nu Jeremias tale disse Ord i HERRENs Hus;
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Preoţii, proorocii, şi tot poporul, au auzit pe Ieremia rostind aceste cuvinte în Casa Domnului.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Semua yang kukatakan di Rumah TUHAN itu didengar oleh para imam, para nabi dan rakyat
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Slišali pa so duhovniki in proroki in vse ljudstvo Jeremija, govorečega te besede v hiši GOSPODOVI.
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk Yeremyanın RABbin Tapınağında söylediği bu sözleri duydular.Slyšeli pak kněží a proroci, i všecken lid Jeremiáše mluvícího slova ta v domu Hospodinovu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod