Kâhinlerin kemiklerini kendi sunaklarının üstünde yaktı. Böylece Yahuda ve Yeruşalimi arındırdı.將 他 們 祭司 的 骸骨 燒 在 壇上 、 潔淨 了 猶大 和 耶路撒冷
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.A toto im bude za dedičstvo: Ja som ich dedičstvom, a tak im nedáte državia v Izraelovi: Ja som ich državím.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim."Habrá para ellos una heredad: Yo soy su heredad. No les daréis posesión en Israel: Yo soy su posesión
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.In to jim bodi v dediščino: jaz sem njih dediščina; in posesti jim ne dajte v Izraelu, jaz sem njih posest.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.그들은 기업이 있으리니 내가 곧 그 기업이라 너희는 이스라엘 가운데서 그들에게 산업을 주지 말라 나는 그 산업이 됨이니라
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.Priesters mogen geen eigendommen bezitten, want Ik ben hun erfenis!
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.А что до удела их, то Я их удел. И владения не давайте им в Израиле: Я их владение.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.והיתה להם לנחלה אני נחלתם ואחזה לא תתנו להם בישראל אני אחזתם׃
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.ويكون لهم ميراثا. انا ميراثهم ولا تعطونهم ملكا في اسرائيل. انا ملكهم.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.祭 司 必 有 產 業 . 我 是 他 們 的 產 業 . 不 可 在 以 色 列 中 給 他 們 基 業 . 我 是 他 們 的 基 業
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.祭司 必有 產業 . 我 是 他 們的產業 . 不 可在 以色列 中 給 他 們基業 . 我 是 他 們的 基業
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.aby nepoškvrňovali svätých vecí od synov Izraelových, toho, čo by pozdvihnúc obetovali Hospodinovi.
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Aby nepoškvrňovali věcí svatých, kteréž by synové Izraelští obětovali Hospodinu,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Älkööt papit häväiskö israelilaisten pyhiä lahjoja, joita nämä antavat Herralle,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Assim não profanarão as coisas sagradas dos filhos de Israel, que eles oferecem ao Senhor,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.auf daß sie nicht entheiligen das Heilige der Kinder Israel, das sie dem HERRN heben,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.És meg ne fertõztessék Izráel fiainak szent dolgait, a melyeket áldoznak az Úrnak,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Imam-imam tidak boleh menajiskan persembahan yang khusus untuk Ak
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.이스라엘 자손이 여호와께 드리는 성물을 그들은 더럽히지 말지니
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Nikar naj duhovniki ne oskrunijo svetih reči, ki jih sinovi Izraelovi poklanjajo GOSPODU,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.No profanarán, pues, las cosas sagradas que los hijos de Israel apartan para Jehovah
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Præsterne må ikke vanhellige de Helliggaver, Israeliterne yder HERREN,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Prästerna skola icke ohelga de heliga gåvorna, det som Israels barn göra såsom gärd åt HERREN,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Prestene skal ikke vanhellige de hellige gaver som Israels barn ofrer til Herren,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Thầy tế lễ chớ làm ô uế của lễ mà dân Y-sơ-ra-ên dâng giơ lên cho Ðức Giê-hô-va.
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Thầy tế_lễ chớ làm ô_uế của lễ mà dân Y-sơ-ra-ên dâng giơ lên cho Ðức_Giê - hô-va .
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Και δεν θελουσι βεβηλωσει τα αγια των υιων Ισραηλ, τα οποια προσφερουσιν εις τον Κυριον,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Свещениците да се не отнасят със светите неща, които израилтяните принасят Господу, като с просто нещо,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.Священники сами не должны порочить святыни сынов Израилевых, которые они приносят Господу,
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.ולא יחללו את קדשי בני ישראל את אשר ירימו ליהוה׃
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.فلا يدنسون اقداس بني اسرائيل التي يرفعونها للرب
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.祭 司 不 可 褻 瀆 以 色 列 人 所 獻 給 耶 和 華 的 聖 物
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.祭司 不 可 褻瀆 以色列人 所 獻給 耶和華 的 聖物
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Appena i sacerdoti furono usciti dal santuario, la nuvola riempì il tempi
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.A stalo sa, keď vyšli kňazi zo svätyne, že oblak naplnil dom Hospodinov,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Au moment où les sacrificateurs sortirent du lieu saint, la nuée remplit la maison de l`Éternel.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Da aber die Priester aus dem Heiligtum gingen, erfüllte die Wolke das Haus des HERRN,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Da Præsterne derpå gik ud af Helligdommen, fyldte Skyen HERRENs Hus,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.E sucedeu que, saindo os sacerdotes do santuário, uma nuvem encheu a casa do Senhor;
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.În clipa cînd au ieşit preoţii din Locul sfînt, norul a umplut casa Domnului.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.In ko so šli duhovniki iz svetišča, je oblak napolnil hišo GOSPODOVO,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.I stalo se, když vycházeli kněží z svatyně, že oblak naplnil dům Hospodinův,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.I stało się, gdy wychodzili kapłani z świątnicy, że obłok napełnił dom Pański.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Ja kun papit lähtivät pyhäköstä, täytti pilvi Herran temppelin,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.제사장이 성소에서 나올 때에 구름이 여호와의 전에 가득하매
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Men när prästerna gingo ut ur helgedomen, uppfyllde molnskyn HERRENS hus,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Mikor pedig kijöttek a papok a szenthelybõl: köd tölté be az Úrnak házát,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Pada saat para imam keluar dari Rumah TUHAN itu tiba-tiba rumah itu dipenuhi awan
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Så skjedde det at da prestene gikk ut av helligdommen, da fylte skyen Herrens hus.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Terwijl de priesters terugkeerden uit het binnenste heiligdom, vulde opeens een heldere wolk de tempel!
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Xảy ra khi những thầy tế lễ đã ra khỏi nơi thành, bèn có mây đầy dẫy nhà của Ðức Giê-hô-va,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Xảy_ra khi những thầy tế_lễ đã ra khỏi nơi thành , bèn có mây đầy_dẫy nhà của Ðức_Giê - hô-va ,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Y sucedió que cuando los sacerdotes salieron del santuario, la nube llenó la casa de Jehovah
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Και ως εξηλθον οι ιερεις εκ του αγιαστηριου, η νεφελη ενεπλησε τον οικον του Κυριου
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.А щом излязоха свещениците из светилището, облакът изпълни Господния дом;
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Когда священники вышли из святилища, облако наполнило дом Господень;
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.ויהי בצאת הכהנים מן הקדש והענן מלא את בית יהוה׃
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.وكان لما خرج الكهنة من القدس ان السحاب ملأ بيت الرب.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.祭 司 從 聖 所 出 來 的 時 候 、 有 雲 充 滿 耶 和 華 的 殿
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.祭司 從聖 所出來 的 時候 、 有雲充滿 耶和華 的 殿