Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Ja oikea reisi antakaa papille anniksi yhteysuhriteuraistanne.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.또 너희는 그 화목제 희생의 우편 뒷다리를 제사장에게 주어 거제를 삼을지니
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Också det högra lårstycket skolen I giva åt prästen, såsom en gärd av edra tackoffer.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Og det høire lår skal I gi presten som gave av eders takkoffer.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Paha kanannya harus diberikan sebagai sumbangan khusu
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.También daréis al sacerdote, como ofrenda alzada, el muslo derecho de vuestros sacrificios de paz
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Und die rechte Schulter sollen sie dem Priester geben zur Hebe von ihren Dankopfern.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.И дясното бедро да давате на свещеника като принос за издигане от примирителните си жертви.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.и правое плечо, как возношение, из мирных жертв ваших отдавайте священнику:
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.ואת שוק הימין תתנו תרומה לכהן מזבחי שלמיכם׃
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.والساق اليمنى تعطونها رفيعة للكاهن من ذبائح سلامتكم.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.你 們 要 從 平 安 祭 中 把 右 腿 作 舉 祭 、 奉 給 祭 司
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.你 們要 從 平安 祭 中 把 右腿 作 舉祭 、 奉給 祭司
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.Barangsiapa menemukan kelapukan di dalam rumahnya, harus melaporkan hal itu kepada imam
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.cel cu casa să se ducă să spună preotului, şi să zică: ,Mi se pare că este ceva ca o rană în casa mea.`
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.chủ nhà đó phải đến cáo cùng thầy tế lễ rằng: Tôi thấy như có một vít mốc trong nhà.
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.chủ nhà đó phải đến cáo cùng thầy tế_lễ rằng : Tôi thấy như có một vít mốc trong nhà .
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.그 집주인은 제사장에게 와서 고하기를 무슨 색점이 집에 생겼다 할 것이요
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.Tedy přijde hospodář domu a oznámí knězi řka: Zdá mi se, jako by byla rána malomocenství na domě.
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.vtedy prijde ten, čí je dom, a oznámi kňazovi a povie: Vidí sa mi, že je na dome čosi jako rana malomoci.
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.тогава оня, чиято е къщата, нека дойде и заяви на свещеника, като каже: Струва ми се, че има язва в къщата.
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.тогда тот, чей дом, должен пойти и сказать священнику: у меня на доме показалась как бы язва.
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.ובא אשר לו הבית והגיד לכהן לאמר כנגע נראה לי בבית׃
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.يأتي الذي له البيت ويخبر الكاهن قائلا قد ظهر لي شبه ضربة في البيت.
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.房 主 就 要 去 告 訴 祭 司 說 、 據 我 看 、 房 屋 中 似 乎 有 災 病
ev sahibi gidip kâhine, ‹Evimde küfe benzer bir hastalık gördüm› diye haber vermeli.房主 就 要 去 告 訴 祭司 說 、 據 我 看 、 房屋 中 似乎 有 災病
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Adu-Ţi aminte de ei, Dumnezeule, căci au spurcat preoţia şi legămîntul încheiat de preoţi şi Leviţi.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Budiž pamětliv na to, Bože můj, proti těm, kteříž poškvrňují kněžství, a smlouvy kněžské i Levítské.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.내 하나님이여 저희가 제사장의 직분을 더럽히고 제사장의 직분과 레위 사람에 대한 언약을 어기었사오니 저희를 기억하옵소서
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Kom dem i hu, min Gud, at de har vanæret prestedømmet og prestedømmets og levittenes pakt!
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Lembra-te deles, Deus meu, pois contaminaram o sacerdocio, como tambem o pacto do sacerdocio e dos levitas.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Pamätaj na nich, môj Bože, pre poškvrnenia, ktorými poškvrnili kňazstvo a smluvu kňazstva i Levitov.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Ricordati di loro, mio Dio, poiché hanno profanato il sacerdozio e l'alleanza dei sacerdoti e dei leviti
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Spominjaj se jih, o Bog moj, da so onečistili duhovništvo in zavezo duhovništva in levitov!
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Tänk på dem, min Gud, därför att de hava befläckat prästadömet och prästadömets och leviternas förbund!
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Tilregn dem, min Gud, at de besmittede Præstedømmet og Præsternes og Leviternes Pagt!
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Wspomnijże na to, o Boże mój! przeciw tym, którzy plugawią kapłaóstwo, i umowę kapłaóską i Lewitską.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Μνησθητι αυτων, Θεε μου, διοτι εβεβηλωσαν την ιερατειαν και την διαθηκην της ιερατειας και των Λευιτων.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Воспомяни им, Боже мой, что они опорочили священство и завет священнический и левитский!
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.Спомни си за тях, Боже мой, защото са осквернили свещенството и завета на свещенството и левитите.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.זכרה להם אלהי על גאלי הכהנה וברית הכהנה והלוים׃
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.اذكرهم يا الهي لانهم نجسوا الكهنوت وعهد الكهنوت واللاويين.
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.我 的 神 阿 、 求 你 記 念 他 們 的 罪 . 因 為 他 們 玷 污 了 祭 司 的 職 任 、 違 背 你 與 祭 司 利 未 人 所 立 的 約
Ey Tanrım, onları anımsa; çünkü kâhinliği lekelediler, kâhinlerle ve Levililerle yaptığın antlaşmayı bozdular.我 的 神阿 、 求 你 記念 他 們的罪.因為 他 們 玷污 了 祭司 的 職任 、 違背 你 與 祭司 利未 人 所立 的 約
Fırında, tavada ya da sacda pişirilen her tahıl sunusu onu sunan kâhinin olacak.무릇 화덕에 구운 소제물과 솥에나 번철에 만든 소제물은 그 드린 제사장에게로 돌아갈 것이니
Fırında, tavada ya da sacda pişirilen her tahıl sunusu onu sunan kâhinin olacak.Orice jertfă de mîncare, coaptă în cuptor, gătită pe grătar sau în tigaie, să fie a preotului care a adus -o.
Fırında, tavada ya da sacda pişirilen her tahıl sunusu onu sunan kâhinin olacak.Toute offrande cuite au four, préparée sur le gril ou à la poêle, sera pour le sacrificateur qui l`a offerte.
Fırında, tavada ya da sacda pişirilen her tahıl sunusu onu sunan kâhinin olacak.וכל מנחה אשר תאפה בתנור וכל נעשה במרחשת ועל מחבת לכהן המקריב אתה לו תהיה׃
Fırında, tavada ya da sacda pişirilen her tahıl sunusu onu sunan kâhinin olacak.وكل تقدمة خبزت في التنور وكل ما عمل في طاجن او على صاج يكون للكاهن الذي يقرّبه.
Fırında, tavada ya da sacda pişirilen her tahıl sunusu onu sunan kâhinin olacak.凡 在 爐 中 烤 的 素 祭 、 和 煎 盤 中 作 的 、 並 鐵 鏊 上 作 的 、 都 要 歸 那 獻 祭 的 祭 司
Fırında, tavada ya da sacda pişirilen her tahıl sunusu onu sunan kâhinin olacak.凡 在 爐中 烤的 素祭 、 和 煎盤 中 作 的 、 並鐵鏊 上作 的 、 都 要 歸那獻 祭 的 祭司
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.A Mícha naplnil ruku Levitu, a mládenec mu bol za kňaza a bol v dome Míchovom.
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.E Mica consagrou o levita, e o mancebo lhe serviu de sacerdote, e ficou em sua casa.
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.És felszentelte Míka a Lévitát; így lett papjává az ifjú, és maradt Míka házánál.
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.I posvětil Mícha rukou Levíty, a byl mu mládenec ten za kněze; i bydlil v domě jeho.
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.I poświęcił Michas ręce Lewity, i był mu on młodzieniec za kapłana, i mieszkał w domu Michasowym.
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.미가가 레위인을 거룩히 구별하매 소년이 미가의 제사장이 되어 그 집에 거한지라
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.Mica a sfinţit pe Levit, şi tînărul acesta i -a slujit ca preot şi a locuit în casa lui.
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.Mica consacra le Lévite, et ce jeune homme lui servit de prêtre et demeura dans sa maison.
Genç Leviliyi kâhinliğe atayarak evine aldı.Mica diede l'investitura al levita; il giovane gli fece da sacerdote e si stabilì in casa di lui