Ana içeriğe geç
Sözlük

kaftan ile cümle

kaftan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Beyaz bir kaftan giymişti.Balta dėmė pakaklėje.
Unvan sahiplerinin tören elbiseleri mavi kaftan ve mavi ayakkabılardı.Suurtükiväelaste mantlid olid aga hallid ja siniste kätistega.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A vojaci upletúc korunu z tŕnia položili mu ju na hlavu a odiali ho šarlátovým plášťom
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A žoldnéři zpletše korunu z trní, vstavili na hlavu jeho, a pláštěm šarlatovým přioděli jej.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A żołnierze uplótłszy koronę z cierni, włożyli na głowę jego i płaszczem szarłatowym przyodziali go,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai , đội trên đầu Ngài , và mặc cho Ngài một cái áo điều .
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai, đội trên đầu Ngài, và mặc cho Ngài một cái áo điều.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.E os soldados, tecendo uma coroa de espinhos, puseram-lha sobre a cabeça, e lhe vestiram um manto de púrpura;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.És a vitézek tövisbõl koronát fonván, a fejére tevék, és bíbor köntöst adának reá,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.In vojaki spleto krono iz trnja in mu jo denejo na glavo, in mu oblečejo škrlaten plašč;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.군병들이 가시로 면류관을 엮어 그의 머리에 씌우고 자색 옷을 입히고
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Ostaşii au împletit o cunună de spini, I-au pus -o pe cap, şi L-au îmbrăcat cu o haină de purpură.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.А воїни сплівши вінець їз тернини, наділи на голову Йому, і в одежу червону одягли Його,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И воины, сплетши венец из терна, возложили Ему на голову, и одели Его в багряницу,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И тъй, взеха Исусовото тяло и Го обвиха в плащаница с ароматите, според юдейския обичай на погребване.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.וישרגו אנשי הצבא עטרת קצים וישימו אתו על ראשו ויעטהו לבוש ארגמן׃
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.وضفر العسكر اكليلا من شوك ووضعوه على راسه وألبسوه ثوب ارجوان.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵 丁 用 荊 棘 編 作 冠 冕 、 戴 在 他 頭 上 、 給 他 穿 上 紫 袍
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵丁 用 荊棘編 作 冠冕 、 戴在 他 頭上 、 給他 穿上 紫 袍
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Ấy khác nào dầu quí giá đổ ra trên đầu, Chảy xuống râu, tức râu của A-rôn, Chảy đến trôn áo người;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Ấy khác_nào dầu quí_giá đổ ra trên đầu , Chảy xuống râu , tức râu của A-rôn , Chảy đến trôn áo người ;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Itu seperti minyak wangi berharga yang dituangkan ke atas kepala Harun, lalu turun ke leher bajunya
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Jako mast výborná na hlavě, sstupující na bradu, bradu Aronovu, tekoucí až i na podolek roucha jeho.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Je to jako výborný olej na hlave, ktorý steká na bradu Áronovu, ktorý steká na okraj jeho rúcha.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.머리에 있는 보배로운 기름이 수염 곧 아론의 수염에 흘러서 그 옷깃까지 내림 같고
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Mint a drága olaj a fejen, a mely aláfoly a szakállon, az Áron szakállán; a mely lefoly köntöse prémjére;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.כשמן הטוב על הראש ירד על הזקן זקן אהרן שירד על פי מדותיו׃
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.‎مثل الدهن الطيب على الراس النازل على اللحية لحية هرون النازل الى طرف ثيابه‎.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好 比 那 貴 重 的 油 、 澆 在 亞 倫 的 頭 上 、 流 到 鬍 鬚 . 又 流 到 他 的 衣 襟
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好比 那 貴 重 的 油 、 澆在 亞倫 的 頭上 、 流到 鬍鬚 . 又 流到 他 的 衣襟
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Enpä uskonut koskaan joutuvani pakenemaan paparazzeilta.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Ik zal me nooit meer kunnen verstoppen voor de paparazzi!
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Jag var aldrig gjord för att gömma mej från paparazzin!
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Jeg har godt nok aldrig prøvet at skjule mig for Paparazzier.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Je n'ai pas pu m'arrêter pour éviter les paparazzi !
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Jetzt muss ich mich schon vor Paparazzi verstecken!
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!에구, 팔자에도 없는 파파라치 때문에 도망까지 다니구
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Még sosem kellett paparazzik elől bújkálnom!
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Niciodata nu am crezut ca trebuie sa ma ascund de jurnalisti !
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Nigdy nie musiałam się ukryać przed paparazzi!
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Nikdy jsem se nemusela schovávat před fotografy.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Niseb bila narejena za skrivanje pred paparaci.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Non mi è mai successo di essere tagliata fuori così perchè devo nascondermi dai paparazzi.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Tôi không bao giờ trốn đc những tên săn tin này
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!To schovávanie pred novinármi sa nikdy neskončí.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Δεν είμαι φτιαγμένη για να κρύβομαι απο τους παπαράτσι.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Никога не съм се крила от папараците!
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!Пришлось бегать от папарацци.
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!لم اتخيل اننى سأتمكن من الهروب من المراسلين !؟
-Ben paparazzilerden saklanmak için biçilmiş kaftan değilim!配達するのも ひと苦労だわ
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,(103:2) Ты одеваешься светом, как ризою, простираешь небеса, как шатер;
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,A ki körülvette magát világossággal, mint egy öltözettel, és kiterjesztette az egeket, mint egy kárpitot;
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,avvolto di luce come di un manto. Tu stendi il cielo come una tenda
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,Chúa bao phủ mình bằng ánh sáng khác nào bằng cái áo, Giương các từng trời ra như cái trại.
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,Chúa bao_phủ mình bằng ánh_sáng khác_nào bằng cái áo , Giương các từng trời ra như cái trại .
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,dan berselubung cahaya. Engkau membentangkan langit seperti kemah
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,Du höljer dig i ljus såsom i en mantel, du spänner ut himmelen såsom ett tält;
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,God kleedt Zich in het licht alsof het een mantel is. De hemel wordt door Hem als een tent opgezet.
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,Han hyller sig i lys som i et klædebon, han spenner himmelen ut som et telt,
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,hyllet i Lys som en Kappe! Himlen spænder du ud som et Telt;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod