kafi ile cümle
kafi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hani bir zaman Peygamber, iki kişiden biri iken kâfirler onu Mekke'den çıkardılar.黄泉渡し(よみわたし) 笠に鈴を付けた使者二人が、霊を船に乗せて黄泉に連れて行く。
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.不信心たちに対する訓戒が述べられる。
Mısra sonlarında bulunan asmaya kelimeleri cinaslı kafiye örneğidir.(中略)明日の戦を止むると云うは勝に対しては易き話である。
Ne gün ne zaman, ne dost ne gönül, Kafir bile böyle bir güne sahip olmasın.また、最後の審判の日や、死後の報償や懲罰なども信じていなかった。
Kâfirlik (küfr) ise yalanlamayla, inkârla olur.恋人に対して嘘や不貞の傾向がある。
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.また神が存在するかどうかは知りえないことであると考える者は不可知論者と呼ばれる。
Kafiyesine de iç "kafiye" denir.歳餅は「トシドン餅」とも呼ばれる。
Kafilesi ile birlikte Trollbükü'ne kadar geldi.トロヴァールと共に村へやってきた。
Kafiye bakımından da ana kafiye düzenine bağlı kalırlar.相手に対して無慈悲なまでに竹刀を振う。
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.地域に最初に入った白人はフランス人とイギリス人の毛皮交易業者だった。
Genellikle lirik tarzda olan ve aaaa şeklinde kafiyelenen tuyuğlara "Musarra Tuyuğ" denir.さらに瓢箪のような体の形などから「櫂(かひ)と瓢(つぶる)」との説や、繰り返し頭から潜る「掻き頭潜(つぶ)り」などの説もある。
Kafiyeli konuşur.おならが喋る。
İki gözü arasında kâfir yazılıdır.また、両目の間に丁字状の暗色の模様が入る。
Ayrıca köyde kelakafıra( kafir kalesi) adında bir dağ var ve zirvesinde sur ve yol var.山下(さんげ)とは、城下町において城郭とその周辺部を指すものである。
Kafiye düzeni divan ve semai ile aynıdır.わたしの心とわたしの体も存在する。
Sonra, hacı kafilesine girdi.尾上柴舟の門に入った。
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.二等席は肘掛けがない。
Ayak daraldıkça kafiye bulmak zorlaşır.バランスをとるのが難しいため裸足で行なうほうがよい。
Eskişehirspor kafilesi 5 Mayıs'ta maçın oynanacağı Konya'ya geldi.5月5日、川崎球場で旗揚げ戦を開催。
Burada "Yedi Kâfir’in ölüme terkedildiklerini" bildiren bir levha bırakarak giderler.近世になると「七福神」の一員としても信仰されるようになる。
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.我要把恐怖投在不信道的人的心中。
(Tevbe:30-31) Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kâfir oldu….金蟬童子(金蝉童子(こんぜんどうじ),聲:關俊彥) 觀世音菩薩的侄子。
Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı.言不壞者,不為不信及諸惡戒所破壞故。
Cadı: Cinlerin kafir olan dişileri.謂不信者多懈怠故。
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.原文為:「假作不知而實知,假作不為而實不可為,或將有所為。
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.但眾將不信。
Nuh onlardan ayrı bir yerde duran oğluna seslendi: “Oğulcuğum, bizimle beraber bin, kafirlerle beraber olma.努尔哈赤之后曾经说:「巴圖魯伊拉喀,朕以女妻之,乃不終效力,無端棄妻。
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!故你們當在大地上旅行,應當觀察否認(使者)的人們的結局是怎樣的。
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.猶大提醒他們, 雖然耶和華曾拯救他的百姓離開埃及,其後他卻“把那些不信的滅絶了”。
Kâfirlik (küfr) ise yalanlamayla, inkârla olur.陶予以否認,稱劉文的評論太政治性。
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.范桂萼:政治人物(庶吉士、翰林院檢討)。
Hollandalı kafirler!韓厥的庶子。
Eğer siz Ehli beyt'i peygambere eza kıldınızsa da Allah kıyamette bizimle sizin aranızda hâkim ve kafidir.先知的家屬啊!真主只欲消除你們的污穢,洗淨你們的罪惡。
(O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur.敬則曰:「若爾,諸郎要應有信,且忍一夕。
Kafilenin başlangıçtaki mevcut 356 üyesinden geriye yalnızca 114 kişi kalmıştı.探险队出发时一共有356人,结束时只剩下了114人。
Vahye kulak verip ahirete hazırlananları bekleyen mutluluk ile kafirleri bekleyen kötü son hatırlatılır.信他的人有永生,不信的將要永遠沉淪。
Çünkü zihin kafiyeli ifadeleri iyi çağırır.善察言观色,人称机敏。
Mezkûr şeyh kafilemize uğradı.向瓶沙王來至我所。
Ori, hikâyede; Thorin ve Kafilesi'ne katılan Erebor'lu bir cücedir.在《詩經》中「辰」也是指殷,故辰国可能也是商部落的後人。
Dalca mahallesi halkı ile aynı muhâcir kafilesi içinde bulundular.在狱中,千家驹结识了中共地下党员李紫翔等人。
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.第二段中的isn't异曲同工。
Ne gün ne zaman, ne dost ne gönül, Kafir bile böyle bir güne sahip olmasın.日夕題雲詠雪,不信人愁。
Fakat bu kişiler dünyada kafir olarak değerlendirilmezler ve tövbe ederlerse tekrar Mümin sıfatını kazanırlar.事實上,它們並不是神聖不可侵犯的,他們都會敗壞,而取代它們的設施也同樣會敗壞。
Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.後代都是寄合,幕末時還存在。
Bütün kafirleri affetmesi ve bütün mü'minleri de cezalandırması, O'nun için bir şey ifade etmez.做為物部氏的她,信仰的卻不是日本神道教,而是求長生不死的道教。
Kâfirlik (küfr) ise yalanlamayla, inkârla olur.불신(不信) "어떤 것이 불신(不信)인가.
Kafirlerle savaşır ve onları kalelerinde kuşatma altına alır.대중을 상대로 하는 연설을 기피하였으며, 대중을 선동하는 정치인을 경멸하였다.
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.서식지는 아직 알려진 바 없으며, 활동시기나 서식지 역시 정확히 밝혀진 바 없다.
İslam'da, kâfir olarak ölen herkesin ahirette cehenneme gideceği inancı vardır.“어리석고 삿된 소견을 받아들인 사람은 몸이 죽어 니리(泥犁)지옥의 악도(惡道)에 떨어질 것이다.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.대차는 회색으로 도색되었다.
Ne gün ne zaman, ne dost ne gönül, Kafir bile böyle bir güne sahip olmasın.그러나 定款으로 그 期間 또는 날을 指定한 때에는 그러하지 아니하다.
Ötekiler ya ölmüş ya da kafileyi terketmişti.다른 사람들도 자수하거나 포박 된 뒤에 살해되거나、옥사하였다.
Tunç kafiye için farklı isimler de kullanılmaktadır.그리고 조약의 명칭에 대해서도 매우 다양한 용어가 사용되고 있다.
İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.5차전인 미국전에서는 선발로 출전했다.
Kafiye yapma.לֹא תִרְצַח.
Bir süre sonra, Alex'de ondaki kafiyeleri uydurma yeteneğini görür ve yardım etmesini ister.אלכס מצליח לפרוץ לבתי האנשים לאחר שהוא משכנע אותם שהוא זקוק לעזרה.
İki gözü arasında kâfir yazılıdır.ככלל, ניתן לבחין בין שני שלבים בכתיבתו.
Bu kafileye Gandalf da eşlik etti.גנדלף מגיע גם הוא למקום.
1 Vize hudutta verilir. † Pasaport gerekli değil — geçerli bir Bulgar nüfus cüzdanı kafi.Взима се такса. † Паспорт не се изисква – валидна лична карта е достатъчна.
Kafiye düzeni gazelle aynıdır.По своето телосложение прилича на газела.