kafi ile cümle
kafi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Odlupuje se v proužcích.
Kafiyeli konuşur.Když ticho mluví.
Konvoy, aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu, kafile.Konvoj je skupina navzájem spolupracujících vozidel nebo lodí cestujících po stejné trase.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Ale varují ho, že nesmrtelná milenka vyžaduje i bezmeznou věrnost.
Kafileye yol boyunca çok yardım ettiler.Výraznou měrou při stavbě pomohli skauti.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Indiáni často napadali dobytek kolonistů a došlo i k mnoha vraždám.
Yine bu güreşte ayaktan tutmak da kafiyen yasaktır.Ti v něm naopak mají zakázáno hrát.
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.Noi i-am făcut pe diavoli oblăduitorii celor care nu cred.”
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Dar ei nu sunt singurii care părăsesc Agriontul.
Dörtlükler aaxa şeklinde kafiyelenmiştir.Formal, ele sunt despărțite prin cezură.
İki gözü arasında kâfir yazılıdır.Szemei között két dudor látható.
Yani kafiye için aynı sesin kullanılmasına gerek yoktur.Így nem szükséges használniuk a siklót.
Genellikle dörtlükleri sarmal kafiye ile yazılır.Ezek általában négyelt címerek boglárpajzzsal.
Thorin ve kafilesine katıldılar.Thorin és Társaihoz tartozó törp.
Kafiye düzeni ab, a(c)b ‘dir.Rímképlete a b a b b c b c c .
Kafilede Birleşik Krallık ve Doğu Hindistan Şirketi ordularından askerler bulunmaktadır.A Királyi Flotta és a Kelet-indiai Társaság visszavonulót fúj.
Sonrasında eski bir arkadaşı olan, Sovyet Bilim insanları kafilesinden Elena ile karşılaşır.Egyik nap egy új tudós érkezik, Elisa, egy ázsiai nő.
Göz kafiyesi anlayışı yerine kulak kafiyesine ağırlık verilmiştir.Szád mondására jobban vigyázz, mint pénzedre.
Ötekiler ya ölmüş ya da kafileyi terketmişti.Muut olivat joko kuolleet tai lähteneet.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Niitä reunustettiin vaakasuorilla viivoilla.
1910'da kullanilan ismi Kâfir Uşağı olarak gecmektedir.2000 asettaman virkakomitean mietinnössä Palvelijoiksi vihityt.
Yani kafiye için aynı sesin kullanılmasına gerek yoktur.Välttämättä kiaihin ei tarvitse liittyä suurta ääntä.
Kafilede her zaman birkaç kişilik öğün tüketmiş bu da kafilenin işini her zaman zorlaştırmıştır.Sävellystyön keskeytti useaan otteeseen säveltäjän alati huonontuva terveys.
Bir de punch kafiye vardır.Myös Álex saa pureman.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.Οι πρώτοι Ευρωπαίοι που διήλθαν από την περιοχή ήταν Γάλλοι ιεραπόστολοι και οι έμποροι γούνας.
Bir de punch kafiye vardır.Έχει χόμπυ το κρίκετ.
Sonunda kafir Birleşik Bizans ordusu bozguna uğradı.Τελικά ο Πολωνός ψευτοαντιστασιακός ξεσκεπάζεται.
"Metin Sporting'e kâfi geldi: 2-0".Αργοναύτης - ΑΟ Φίλαθλοι: 2-0.
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.Men de har sagt vantro ord.
Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan kafiye olarak kabul edilecektir.Af samme grund anser hun det for at være på sin plads at straffe dem kollektivt for terrorisme.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Krybbebiderremmen fjerner imidlertig ikke årsagen til problemet.
Bir de punch kafiye vardır.Der findes også kobberstik.
Seder İnyan Şehita, aynı konunun kafiyelisi.Skarresø Sogn - sognet samme sted.
Kafiye yapma.Altså ikke kakler.
(Tevbe:30-31) Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kâfir oldu….Verset sier at Allah (Gud) sendte beskjed til Maria om det, og det kaller ham også Guds Ord.
Ayrıca köyde kelakafıra( kafir kalesi) adında bir dağ var ve zirvesinde sur ve yol var.Nosa (også kalt Nøsa) er et fjell i Fræna kommune i Møre og Romsdal.
Yetişkin erkekler için 10 mg α-tokoferole eşdeğer, yetişkin kadınlar için ise 8 mg kafi değerlerdir.Anbefalt daglig tilførsel er 8 mg α-tokoferol for voksne kvinner og 10 mg for menn.
Thorin ve kafilesine katıldılar.Hvor ble det av Tor og Tors hov?
Muhammed Suresi'nde kafirlerin ve müminlerin durumundan, hicretten, münafıkların durumundan bahsedilir.I noen kirkesamfunn er dåp som barn eller troende (voksen) valgfritt.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Å fornekte pavens ufeilbarlighet er forbrytersk dårskap.
Yani kafiye için aynı sesin kullanılmasına gerek yoktur.Det er ikke uvanlig å høre bruk av skarre-r i Måløy.
Kafiyeli konuşur.Sagabyen forteller.
(Redif ve kafiye kullanılmıştır.)(Dokumentasjon/kilde?)
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Leggingen foregikk i gangfart.
Thorin ve Kafilesi'ne, kardeşi Bofur ve Kuzeni Bifur ile katılmıştır.Han kom til Lommekroken sammen med sine bror, Bofur, og sin fetter, Bifur, og med Thorin selv.
Hollandalı kafirler!De hollandske tvillinger.
Allah, Kur'an da "'Sizi yaratan O'dur, kiminiz inkârcı (kâfir), kiminiz mümindir.(Al-An'am 6:149) Allah menciptakan kamu dan apa yang kamu perbuat.
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.Ketika itu, orang-orang kafir sedang sujud menyembahnya.
Kafilenin amacı; eski krallıkları olan Erebor'daki hazineyi Ejder Smaug'tan geri almaktı.Ia menjadi pemimpin para dwarf yang berusaha merebut kembali Erebor dari Smaug sang naga.
Hem iyisi hem kötüsü (Esen’i “müslümanı” ve Söven’i “kafiri”) vardır.Sebaik-baik nafsu adalah yang dilawan dan seburuk-buruk nafsu adalah yang diikuti.
Bir de punch kafiye vardır.Juga ada trayek ke Bengkulu.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.Những người châu Âu đầu tiên đã khu vực này là những nhà truyền giáo Pháp và những nhà buôn lông thú.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Nửa Hồn Thương Đâu 2.
Kafile ilk olarak Trollbükü'nde üç troll ile karşılaştılar.Thử thách đầu tiên mà họ gặp phải là phải đối đầu với 3 tên Trolls.
Muhtemeldir ki bunların çoğu da kafileye refakat etmek amaçlı dahil olanlardır.Và thêm vào đó, hầu hết những vị tướng này đều có thể được tuyển mộ nếu bạn muốn.
(Tevbe:30-31) Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kâfir oldu….」そのこと(イーサーがマルヤムの子であること)に就いて,かれら(ユダヤ教徒,キリスト教徒)は疑っているが本当に真実そのものである。
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.信じない者こそ災いである。
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.不信心者たちに対する警告が述べられる。
Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur.熱心な信者は夜を徹する。
(O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur.またその日に供えられた餅(やっこ餅)を食べると病気患いがないと信仰されている。