kafi ile cümle

kafi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sefer, oğlan kâfiri yerden yere vurdu.Този път мъжът се приземява на земята.
Yalnızlığı ve kafiyeyi çok sever.Обича самотата и природата.
Bunun üzerine Hatun kırk kızla ve diğer Oğuz beyleriyle kafirleri yener.Заедно с него загиват съпругата му, синът му и 4 други човека.
Yedi bin kâfirin îmâna gelmesine sebeb oldu.За 7 000 души е поискана смъртна присъда.
(Redif ve kafiye kullanılmıştır.)(Критическо издание с превод и коментар).
Bir de punch kafiye vardır.Също е и понтифекс.
Bazen çift sayılı mısraların kafiyeli, diğerlerinin serbest olduğu da görülür (xaxa).Някои от тях се закопчават или завръзват отстрани, докато други са свободни.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Proleteri nemaju što izgubiti osim okova.
En büyük kafilesi Antalya'da yaşamaktadır.To je najveći cipal koji živi u Jadranu.
Sözcüğün köklerinde ise "ark" sesleri benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur.Ime mu dolazi od činjenice da ta "molitva" nalikuje zvuku koji proizvodi purica.
Kafiye yapma.Nevyvolávať zvracanie.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Obrovský diviak potom v krajine ničil všetko a zabíjal dobytok i ľudí.
Kafiyeli konuşur.Hviezdička rozpráva.
Fakat yorgun kafileler fazla uzağa gidemeden yeniden durakladı.Popúšťaný chrbát sa zmŕštil, kým ostrie ostalo dlhšie.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Pleza se po plezalnih smereh.
Sonrasında eski bir arkadaşı olan, Sovyet Bilim insanları kafilesinden Elena ile karşılaşır.Potem obišče staro prijateljico Eleno, eno izmed sovjetskih znanstvenic na postaji.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Slednje ni močoče iz vsaj dveh razlogov.
Aynı zamanda Thorin ve Kafilesi'ne kuzenleri, Bofur ve Bombur ile birlikte katılmıştır.Bil je torej član slavne Thorinove druščine, kjer sta bila tudi njegova bratranca Bofur in Bombur.
Kafile gece yol alır, gündüz dinlenir.Lovi pretežno ponoči, podnevi pa počiva.
Kafile Fobus’un nezareti altına girdi.Įteka į Čubutą ties Fofo Kahueliu.
Yine birkaç yıl geçmeden tarlada Kafiye'yi görür.Po kelerių metų ant šakos subrandina kankorėžį.
Kafirin affetmesi ise zor olur.Muidu peaks andestusest keelduma.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Du verkar vara en oförbätterlig hedning.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Du virker som en uforbederlig hedning.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Parece que eres un hereje testarudo.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Pareces ser incorrigível.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Sei proprio un infedele senza speranze.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Sinä olet parantumaton.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Wydajesz się mało reformowalnym poganinem.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Είσαι ένας αδιόρθωτος άπιστος.
Bayagı ıslah olmaz bir kafire benziyorsun.Похоже, ты совершенно неисправимый землянин.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Cred că există moduri -- respectuos dar şi lipsit de reverenţă -- de-a lua ce-i bun de la religii.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Credo che ci siano altri modi - e sono sia rispettoso che totalmente profano - nel rubare dalle religioni.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.다른 방법이 있죠 -- 저는 종교에 대해 깊은 존경심과 매우 불경스러운 생각을 동시에 가지고 다음과 같이 말합니다.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Myślę, że można podkraść to i owo z różnych religii. Mówię to z pełnym szacunkiem i całkowitą bezbożnością.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Myslím, že by šlo (jak v uctivém, tak v bezbožném smyslu) vykrást náboženství.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Myslím, že sú spôsoby -- a to zároveň so všetkou úctou aj úplne bezbožne -- ako od náboženstiev kradnúť.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Penso que há maneiras -- e estou a ser tão respeitoso como completamente ímpio -- de roubar às religiões.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Pienso que hay maneras, muy respetuosas y a la vez totalmente irreligiosas, de robar a las religiones.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.Я думаю, что есть способы - - и я говорю это уважительно и нечестиво одновременно - что-то украсть у религий.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.אני חושב כי ישנן דרכים -- ואני נוהג כעת גם בכבוד רב ובכפירה מוחלטת -- של גניבה מהדת.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.اعتقد ان هناك طرقا -- وسوف اكون محترما وعاقا تماما -- وانا اسرق من الاديان.
Bence dinlerden çalmanın ve ben hem oldukça saygılı hem de kafirce davranıyorum, yolları var.全く不信心ながら敬意を持って 宗教から盗むのです 宗教を信じていないなら
"Burada kullanabileceğimiz ne var?" demenin saygılı ve kafirce bir yolu.존경심과 불경한 마음을 가지고 종교를 보면서 "여기서 쓸만한 게 뭐가 있나?" 라고 하는 거지요.
"Burada kullanabileceğimiz ne var?" demenin saygılı ve kafirce bir yolu.דרך מלאת כבוד וכפירה של מעבר על הדתות ולומר, "במה כאן אנו יכולים להשתמש?"
"Burada kullanabileceğimiz ne var?" demenin saygılı ve kafirce bir yolu.طريقة محترمة وعاقة للبحث في الاديان والقول ," مالذي يمكننا ان نستخدمه؟"
"Burada kullanabileceğimiz ne var?" demenin saygılı ve kafirce bir yolu.「この中で使えるのは何かな?」と考えることです 世俗の世界は穴だらけです
Cunku onlari kafir olarak gormuslerdi. kendi inanclarinda.왜냐하면 신의 생각에 의문을 제기하는 것을 불경스러운 것으로 간주하였기 때문입니다.
Cunku onlari kafir olarak gormuslerdi. kendi inanclarinda.כיוון שזה נחשב חילול הקודש לחקור את מוחו של אלוהים.
Cunku onlari kafir olarak gormuslerdi. kendi inanclarinda.لأنهم إعتبروها تجديف للإستعلام عن ذات الله
Cunku onlari kafir olarak gormuslerdi. kendi inanclarinda.神を冒涜すると考えたからです 財産権 これは民主主義とは違います
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.4명의 랩퍼가 모이고, 라임이 돌고, 그리고 갑자기 "자 이제 믹스테잎을 한번 만들어보자" 이런거죠. 아무것도 아닌일인양 말이죠.
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.Čtyři rapeři se sejdou, v kroužku tvoří rýmy, a z ničeho nic si řeknou:
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.Négy rapper összejön, rímelnek egy körben és hirtelen olyan, mint a 'Oh, csináljunk mix kazettát".
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.Чотири репери зберуться разом писати ритм і всі раптово "О, давайте створимо МІХ стрічку".
Garajla kafiyeli bir şey bulmaya çalışın!Essayez de rimer avec garage!
Garajla kafiyeli bir şey bulmaya çalışın!Garage로 라임맞추기가 얼마나 어려운데요!!
Garajla kafiyeli bir şey bulmaya çalışın!Încearcă tu să rimezi cu garaj!
Garajla kafiyeli bir şey bulmaya çalışın!Probeer maar eens te rijmen op garage!
Garajla kafiyeli bir şey bulmaya çalışın!Spróbujcie znaleźć rym do garażu!

İlgili Sayfalar