Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"カフェテリアには良い食事もあり
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"但我的論點是,"自助餐又有什麼問題呢?"
Bu günlerde burayı hep sallıyor. Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım..היא מדלגת על אימונים כל הזמן לאחרונה <BR> .היא בטח יצאה שוב פעם עם הבחור הזה שעובד בקפיטריה
Bu günlerde burayı hep sallıyor. Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.، إنها دائمًا تتغيب هذه الأيام .لا بد أنها مشغولة في مواعدة الشاب الذي يعمل في الكافتيريا
Bu günlerde burayı hep sallıyor. Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.こら どうした! 動け!
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Apakah kamu takut bertemu Baek Seung Jo di kantin?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Är det för att du är rädd om du går till cafererian så kanske du möter Baek Seung Jo?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Bojíš sa, že by si si stretla s Baek Seung Jo-m?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Czy to dlatego, że boisz się spotkać Baek Seung Jo w kawiarni?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?E din cauza ca esti speriata ca daca te duci la cafenea te-ai putea intalni cu Baek Seun Jo?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?E' perchè hai paura d'incontrare Baek Seung Jo se vai in caffetteria?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Is het omdat je bang bent Baek Sueng Jo misschien tegen het lijf te lopen in de cafetaria?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Ist es weil du Angst hast,dass du Baek Seung Jo in der Cafeteria treffen könntest?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Μήπως φοβάσαι πως αν έρθεις θα συναντήσεις τον Μπεκ Σουνγκ Τζο στην καφετέρια;
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Страхуваш се, че в столовата ще срещнеш Бек Сънг Джо?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?Ты боишься, что если пойдёшь в столовую, можешь встретить там Бэк Сын Чжо?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?זה בגלל שאת מפחדת ללכת לקפיטריה בגלל שאת אולי יכולה לפגוש את בק סונג ג'ו?
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?هل بسبب إنك خائفه من إذا ذهبتي الى الكافتيريا يمكن ان تلتقي بـ بيك سيونغ جوو؟
Bunun nedeni kafeteryada Baek Seun Jo'la belki karşılaşabilirsin diye mi?私 スンジョ見たら
Bunu sadece yemek yerken kafeteryada akıllarına gelen ufak bir öngörüyü dinleyerek başardılar.정확한 궤적을 알아냈죠. 그게 다 어느 날 아침 점심 먹다 떠오른 조그마한 영감에서 시작된 거죠.
Bunu sadece yemek yerken kafeteryada akıllarına gelen ufak bir öngörüyü dinleyerek başardılar.רק על-ידי האזנה לאות יחיד זה, כאשר מה שדחף אותם זו רק תחושה קטנה ושולית שהתעוררה אצלם בוקר אחד בארוחה.
Bunu sadece yemek yerken kafeteryada akıllarına gelen ufak bir öngörüyü dinleyerek başardılar.片手間の作業で かすかな信号音を聞いて それだけの所から たどり着いたのです 2週間後 上司のフランク マクルアが
Demek öyle. Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?그렇겠지
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.A múlt hónapban voltam a Google-nél, és atyám, azok a juttatások!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.El mes pasado estuve en Google, y ¡Dios mío! ¡Esa cafetería!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Forrige måned, var jeg hos Google, og, manner det cafeteria, manner.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Il mese scorso mi trovavo alla Google, e ragazzi, quella caffetteria.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.여러분들 중 일부는 사업가들이거나 뭐 비슷한 종류의 일을 하실텐데 지난달에는 구글에 갔었는데 카페테리아가 정말.....
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Le mois dernier j'étais chez Google et, mon dieu, cette cafétéria.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Letzten Monat war ich bei Google, und wow, was für eine Cafeteria!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Luna trecută am fost la Google, şi băiete, acea cantină, vai.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Minulý měsíc jsem byl v Googlu, a teda, ta kavárna...
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Verleden maand was ik bij Google, en tjonge, dat cafetaria, man.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.W zeszłym miesiącu byłem w siedzibie Google i ich bufet - rany!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.В прошлом месяце я посетил офис Google, там просто невероятная столовая.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Миналият месец бях в Google и, божичко, това кафене, човече...
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.בחודש שעבר הייתי ב"גוגל", והקפיטריה שלהם, בחיי...
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.الشهر الماضي زرت مقر شركة جوجل، يا إلاهي ما أجل الكافتيريا الخاصة بهم
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.皆さんはここ、シリコンバレーではストックオプションなどをもらうでしょうが、
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.0 dặm đến đĩa, ngay dưới căn-tin.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.0 kilomètre jusqu'à l'assiette, directement à la caféteria.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.A cero km del plato, directamente a la cafetería.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Langsung ke kantin, tanpa perlu ada jarak.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Na krožnike v jedilnici.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Nichts auf den Teller, sondern direkt in die Cafeteria.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Nulla km a tányérig, egyenesen a menzára.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Nulová vzdálenost na talíř, přímo do jídelny.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Recht naar beneden naar de cafetaria.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Zero metri spre farfurie, jos în cantină.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Zero metros até ao prato, a cafetaria é mesmo por baixo.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Нула мили до чинията, право в закусвалнята.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.От грядки до тарелки — ноль километров, мы отправляем её прямо в кафетерий.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.- Det är bara smörgårdsbordsreligion. Du väljer bara det som passar.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Hmph, se on vain kahvilauskontoa. Pelkkää valikoimista."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.그들은 이것이 그저 뷔페식 종교라고, 사람들이 믿고 싶은 것만 골라서 믿는다고 비난합니다.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, eso es sólo una religión de cafetería. Simplemente estás escogiendo y seleccionando".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, isso é religião de café". "Só escolhe o que lhe convém".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.Powiedzą: "To jest religijna kafeteria. Wybierasz to co ci akurat pasuje".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.Tako rečejo: "Ah, to je samopostrežna vera, ker prebiraš."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."О, это просто религия кафетерия. Вы просто слишком разборчивы".